Ceza Genel Kurulu 2015/1185 E. , 2016/398 K. "" Yargıtay Dairesi : 17. Ceza Dairesi Mahkemesi Asliye Ceza Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, TCK'nun 142/2-h, 168/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2015 gün ve 36-371 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Ceza Dairesince 08.07.2015 gün…
**Ceza Genel Kurulu 2015/1185 E. , 2016/398 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 17. Ceza Dairesi Mahkemesi Asliye Ceza Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, TCK'nun 142/2-h, 168/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2015 gün ve 36-371 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Ceza Dairesince 08.07.2015 gün ve 22199-5216 sayı ile; "Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması imkanı olmadığı gözetilmeksizin, katılan ...'e karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır" eleştirisiyle onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 01.10.2015 gün ve 149969 sayı ile; "Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında sanığın rızaen mağdurun zararını karşılamasında zorunluluk bulunmaktadır. Yani aynen iade veya ödemenin gerçekleşmesi elzemdir. Ancak bu konuda mağdurun bir karşı iradesinin yani ödemeyi kabul etmemesinin sanık aleyhine sonuç doğurması mümkün değildir. Sanık tarafından zararın tazmini için yapılan girişimin mağdurca kabul edilmemesi halinde mahkemece bir ödeme noktası tayin olunmalı ve ödemenin yapılıp yapılmamasına göre sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki değerlendirilmelidir. Kamu davasına konu somut olayda mağdurun beyanı ile de sabit olduğu üzere; soruşturma aşamasında sanığın ailesinin mağdurun zararını gidermesi talebi mağdurca kabul edilmemiştir. Yerel mahkemece bu durum sanık lehine değerlendirilip hakkında TCK'nun 168/1. maddesi tatbik olunmuş ancak bu kez soruşturma aşamasındaki ödemeye ilişkin indirim oranının kovuşturmadaki ödemeye ilişkin 1/2 oranının üzerinde olması gereği gözetilmeden, ödeme yapılmaması gerekçe gösterilerek indirim oranının 1/2 olarak belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Esasen mahkemece hem etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki hem de indirim oranının belirlenmesi eksik incelemeye dayanmakla hatalıdır.