12. Hukuk Dairesi 2014/17585 E. , 2014/20441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/813-2013/1074 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp
**12. Hukuk Dairesi 2014/17585 E. , 2014/20441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/813-2013/1074 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlular vekilinin, alacak ipotekle temin edildiğinden İİK.nun 45.maddesi gereğince öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğinden usulsüz olan takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece borç rehinle teminat altına alınmış olsa da asıl borçlu ve kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılabileceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK.nun 45.maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıkla 586.maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, alacaklı banka tarafından, borçlu Sürücüler İnşaat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketine kredi kullandırıldığı, diğer borçluların ise kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı görülmektedir. Alacaklı banka, Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9185E. Sayılı takip dosyasından 27.06.2013 tarihinde kredi sözleşmesinin asıl borçlusu S. İnşaat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi ile bu sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, yine alacaklı banka tarafından 06.08.2013 tarihinde aynı icra müdürlüğünün 2013/12037E. sayılı takip dosyasından asıl borçlu S. İnşaat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre, kefil olan şikayetçi borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabilir (HGK.nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı – Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku C:3-S:2395 ). Hukuk Genel Kurulunun 18.4.2001 tarih 2001/12-354 E 2001/367 K sayılı ilamında açıklandığı üzere alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda asıl borçlu S. İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi aleyhine, öncelikle rehinle temin edildiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken, İİK'nun 45. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılması doğru değildir. Mahkemece asıl borçlu S. İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9185E. Sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının asıl borçlu S..İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi yönünden kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.