Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3330 E. , 2024/845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3330 Karar No : 2024/845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ...Grubu Tic
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3330 E. , 2024/845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3330 Karar No : 2024/845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ...Grubu Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının Yapı Kredi Bankasında bulunan hesabına uygulanan haczin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı amme alacaklarının usulüne uygun olarak kesinleştirilip kesinleştirilemediğinin tespiti amacıyla dava dosyasında yer alan ödeme emirleri ve tebliğ alındıları incelendiğinde, haciz içeriği borçlara ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının ikamet adresinde eşine 02/11/2015 tarihinde(söz konusu ödeme emri içeriği borcun .. sayılı haciz bildirisi içeriğinde yer almadığı), bir kısmının kendisine, bir kısmının yardımcısına 10/02/2014 ve 24/10/2014 tarihlerinde, bir kısmının işçisi olan şahsa 21/05/2010 tarihinde; bir kısmının 18/12/2009 ve 14/12/2009 tarihlerinde evinde daimi hizmetlisi olarak çalışan şahsa, bir kısmının ise 29/02/2008 tarihinde başka bir şahsa tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleriyle ilgili kanuni temsilci olan davacının ikametgah adresinde yukarıda bahsedilen kişilere yapılan tebligatlar geçerli ve usulüne uygun görülmediğinden, şirket adına kesinleşmiş borçtan da söz edilemeyeceğinden, amme alacağının tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına e-haciz işlemi uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, ara kararıyla sorulması üzerine davalı idarece, davacı adına tesis edilen haciz işleminin dayanağını teşkil eden ... tarihli ... sayılı ödeme emirlerinin iptal edildiği belirtilerek, asıl borçlu şirket nezdinde düzenlenen adres tespit tutanaklarıyla şirketin adresinde bulunamadığının tespit edilmesi dolayısıyla, ihbarname veya ödeme emirlerinin şirket adresine gönderilmeksizin, tebligatların doğrudan şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde yapıldığının bildirildiği, ancak şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin tebliğleri 2008 ila 2014 yıllarına ilişkin olduğu halde idarece sadece 2008 yılında tek imzayla düzenlenen üç ayrı adres tespit tutanağı sunulduğu, 24/11/2008 tarihli tutanakta ise, asıl borçlu şirketin faaliyette bulunmadığı saptanan ... Mh. ... Sk., N:... .../... adresi dışında ... Sk. N:... .../... adres bilgisinin yazılı olduğu, ancak, asıl borçlu şirket tarafından davalı idareye adres değişikliği bildiriminde bulunduğu yönünde bir bilgi veya belgenin dosyada olmadığı, bununla birlikte şirket adresinin ...'den ... adresine nakledildiğinin 05/01/2005 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, fakat şirketin beyannamelerini davalı idareye vermeye devam etmiş olduğunun anlaşıldığı, ayrıca asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin re'sen terkinine dair tutanakla ödevli şirketin Narlıdere ilçesinde bulunan adresini 2010/Aralık ayında terk ettiğinin tespit edildiği ancak yine Yenişehir ilçesinde bulunan adresi nezdinde yapılan bir tespit veya yoklama bulunmadığının görüldüğü, gerek dava konusu haciz işleminin dayanağını teşkil eden ödeme emirlerinin(davacı adına düzenlenen) bir kısmının idarece iptal edilmiş olması, gerekse asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve hacze dayanak olan ihbarname ve ödeme emirlerinin bir kısmının tebliğine dair tebliğ alındılarının sunulmaması, diğer kısımlarının ise kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde tebliğinin denenmesi için öncelikle, şirkete bilinen adreslerinde ulaşılamadığının ortaya konulması zorunlu olduğu halde, şirket adreslerinde tebliğ imkansızlığı ispatlanmadan, şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde yapılan tebligatların usulsüz olması dikkate alındığında olayda kanuni temsilciden tahsili safhasına gelmiş bir amme borcundan söz edilemeyeceği, bu haliyle haciz konusu alacaklar için belirlenen en son vade tarihinin 2013 yılı olması nedeniyle(2007 ila 2013 vadeli) alacakların 31/12/2018 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesindeki açıklamalarının tekrarıyla, kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.