TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ZEKERİYA SEVİM BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/18989) Karar Tarihi: 16/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 29/9/2021-31613 Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mehmet AKTEPE Başvurucu : Zekeriya SEV İM Vekili : Av. Melike ÖZTÜRK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyet karar ında belir
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ZEKERİYA SEVİM BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/18989) Karar Tarihi: 16/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 29/9/2021-31613 Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mehmet AKTEPE Başvurucu : Zekeriya SEV İM Vekili : Av. Melike ÖZTÜRK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyet karar ında belirleyici ölçüde delil olarak kullan ılan tan ıklar ın duruşmada sorgulanamamas ı nedeniyle tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 14/6/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 39. 1988 do ğumlu olan ba şvurucu, olaylar ın geçtiği tarihlerde Hopa İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak çal ışmaktad ır. 10. Başvurucu, Fetullahç ı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yap ılanmas ı (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan yürütülen soru şturma kapsam ında 26/7/2016 ile 30/7/2016 tarihleri aras ında gözalt ında kalm ış ve hakk ında adli kontrol hükümleri uygulanm ıştır. 11. Artvin Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca başvurucunun FETÖ/PDY üyesi oldu ğu iddias ıyla 6/2/2017 tarihinde hakk ında iddianame tanzim edilmi ştir. 12. Artvin A ğır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde isnat edilen suçta n cezaland ırılmas ı amac ıyla başvurucu hakk ında aç ılan kamu davas ının yap ılan yarg ılamas ı sıras ında Mahkemece 22/2/2017 tarihinde tensiben tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmi ştir. Başvurucu, hakk ındaki yakalama emrine istinaden 24/2/2017 tarihinde yakalanarak tutuklanm ıştır. 13. 10/2/2017 tarihli tensip zapt ında başvurucu hakk ında 14/10/2015 tarihinde beyanda bulunan ancak aç ık ismi ve beyan ı iddianamede yer almay ıp iddianame düzenlendikten sonra dosyaya giren D.B.C. isimli şahs ın tan ık s ıfat ıyla ifadesinin al ınmas ı için talimat yaz ılmas ına karar verilmi ştir. D.B.C. isimli şahs ın 14/10/2015 tarihinde Kocaeli Emniyet Müdürlü ğünde tan ık s ıfat ıyla verdiği ifadesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Genellikle Aksaray ilinde bulunan ve cemaatin esnaf yap ılanmas ı içerisinde bulunan şahıslar ın evlerinde kahvalt ı programlar ı yap ılıyordu ve Aksaray Polis Okulundan ekseriyetle 7-10 ki şilik gruplar halinde bu kahvalt ı programlar ına kat ılıyorduk. Her s ınıfın sivildeki sorumlu abisi farkl ıydı ve gruplar farkl ı evde toplan ıyordu... Şu anda polis memuru olarak görev yapan [B.A.], Zekeriya Sevim ve [O.K.] isimli arkadaşlar ve ben düzenli olarak kat ılıyorduk. Bizimle birlikte zaman zaman kat ılan yine 5-6 kişi vard ı. Abi denilen bu şahıs bizlerin ihtiyaçlar ı konusunda yard ımc ı oluyordu. Bu ab i hafta sonlar ı olan toplant ılara iştirak etmek için polis okulunda bana ve Zekeriya Sevi m isimli arkada şıma söyler, bizler de hafta sonu ç ıkacak arkada şlara bunu söyler ve tertiplerdik. Bu sivil şahıs Zekeriya Sevim isimli arkada ş tan ır, ben iki sene boyunca kendisiyle görü şmeme rağmen kendisine genellikle abi diye hitap etti ğimizden de olsa gerek, haf ızam ı çok zorlad ım ama ad ını şimdi hat ırlam ıyorum. Abi diye hitap etti ğimiz şahs ın benimle ve Zekeriya Sevim isimli arkada şla iletişim kurma sebebi hem bizim geldiğimiz illerden özelliklerimizle ilgili bilgi al ıyorlard ı, dini bilgi seviyemiz, liderlik özelliklerimi z gibi nedenlerden dolay ı diğer arkada şlar ı toparlayabilece ğimizi düşündüklerinden bizim gibi ön plana ç ıkabilecek arkada şlar ı seçiyorlard ı..." 14. 5/5/2017 tarihli duru şmada gelen talimat cevab ına göre D.B.C. isimli tan ığa belirtilen adreste ula şılamad ığından talimat ın bila ikmal iade edildi ği anlaşılm ıştır. 15. 17/4/2017 tarihli duru şmada, ayn ı Mahkemenin ba şka esas numaral ı bir dosyas ında san ık s ıfat ıyla savunmas ının al ındığı sırada başvurucu aleyhinde beyanda buluna n F.S. isimli şahs ın dosyaya getirtilen ifadesi okunarak ba şvurucuya bu beyanlara kar şı diyecekleri sorulmu ştur. 16. F.S.nin Artvin A ğır Ceza Mahkemesinin E.2017/43 say ılı dosyas ında san ık sıfat ıyla al ınan savunmas ının ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 4 "... Ben Artvin'e 2013 y ılının Eylül ay ında eş durumu atamas ıyla geldim. Buraya geldiğimde henüz 17-25 Aral ık süreci olmam ıştı. Ben Eylül ay ına gelince bir iki ay sonra cemaatin sohbetlerine gitmeye ba şlad ım. Ben o tarihte ilk geldi ğimde Hopa İstihbaratta çal ışıyordum. Hopa İstihbaratta çal ıştığım dönem içerisinde Arhavi'de sohbetlere gitmeye başlad ım. Arhavi'de As ım kod isimli [A.A.] isi mli şahs ın evinde sohbetler düzenliyorduk. O çağırıyordu. [A.A.] bizden sorumlu olan yani polislerden sorumlu olan sorumlu abiydi . Benimle birlikte bu toplant ılara Arhavi'ye [N.O.] isimli polis memuru, [R.Y.] isimli Polis memuru, Zekeriya Sevim, [M.A.], [M.A. ] kat ılıyorduk. Bunlar ın hepsi istihbaratta çal ışan polis memurlar ıydı. Yani [A.A.] isimli bizden sorumlu şahıs bizim ö ğretmen abimizdi. Benim telefonuma ByLock isimli program ı [A.A.] isimli öğretmen abi 2014 y ılının Ağustos ayı içerisinde yükledi. Bildi ğim kadar ıyla Zekeriya'n ın, [N.O.] nun, [R.Y.] nin, [M.A.] nın ve [M.A.] nın telefonlar ına da ByLock'u yükleyen [A.A.] isimli şahıstır. İlk etapta ByLock'u biz ismini belirtti ğim bu şahıslar aras ında kulland ık. Ancak daha sonra sadece ben ByLock'tan [A.A.] isimli şahısla yaz ışmaya ba şlad ım. Bildiğim kadar ıyla diğer polis memurlar ı da ByLock üzerinden sadece [A.A.] ile yaz ışmaya başlad ılar. Polis memurlar ı aras ında ByLock üzerinden herhangi bir yaz ışma olmad ı. [A.A.] bana sohbetlerin yer ve zaman ını ve bazen de rüyalar ı ve bazen de Fethullah Gülen'in rüyalar ını ve sohbetlerini paylaşıyordu. Bana Ahmet necidir, Mehmet necidir şeklinde bir sorusu olmad ı. 17-25 aral ık sürecinden önce bunlar sürekli adam kazanma pe şindeydi ancak 17-25 Aral ık sürecinden sonra adam kaybetmeme stratejisine döndüler. Bizlere psikolojik bask ı uyguluyordu. Cemaatten ç ıkanlar hain olarak nitelendiriliyordu, içimiz temizleniyor, pislikler temizleniyor diyorlard ı. ByLock'tan sonra Eagle isimli program ı kullanmaya ba şlad ık. Biz bu program ı tam olarak ne zaman kulland ığımızı hat ırlam ıyorum ancak 2015 y ılı içerisinde oldu ğunu biliyorum. Bu program ı yaklaşık 2-3 ay kulland ım. Bu program ı [N.O.] isimli polis memuru, [R.Y.] isimli Polis memuru, Zekeriya Sevim, [M.A.] v e [M.A.] isimli şahıslar ın da kulland ığını biliyorum ancak yüzde yüz emin de ğilim. Bana Eagle isimli program ı yükleten de [A.A.] isimli şahıstır. " 17. Başvurucu 17/4/2017 tarihli duru şmadaki savunmas ında F.S. isimli şahs ın beyanlar ının tamamen gerçek d ışı olduğunu ve bu beyanlar ı kabul etmedi ğini ifade etmi ştir. 18. 5/5/2017 tarihli duru şmada ise ba şvurucunun müdafii, F.S. isimli şahs ın başka bir dosya kapsam ında san ık s ıfat ıyla ifadesinin al ındığını ancak mevcut dosyada bu şahs ın tan ık s ıfat ını haiz oldu ğunu ve bu dosyada tan ık olarak ifadesi al ınmad ığından soru sorma haklar ının ellerinden al ındığını ifade etmi ştir. Mahkeme ise gelen belge içeriklerine göre dosyan ın bu hâli ile hüküm kurmaya elveri şli olduğunu belirterek ba şvurucunun müdafiinin taleplerinin reddi ile daha önceden yaz ılan tüm ara kararlar ından vazgeçilmesine yönelik ar a karar ı vermiştir. Ayr ıca başvurucu müdafiine esas hakk ındaki mütalaaya kar şı beyanlar ını haz ırlamak üzere gelecek celseye kadar süre verilmi ştir. 19. 15/5/2017 tarihli karar duru şmas ında başvurucunun müdafii, esas hakk ındaki savunmas ını yaparken D.B.C. ve F.S. isimli tan ıklara soru soramad ıklar ını ve bu şahıslar ın mahkeme huzurunda dinlenmedi ğini beyan etmi ştir. Bu duru şmada Mahkeme, ba şvurucu hakk ında FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 8 y ıl 1 ay 15 gün hapis cezas ı vermiştir. 20. Gerekçeli karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "... Artvin İl Emniyet Müdürlü ğünce gönderilen tutanaklardan, san ığın ad ına kay ıtlı 0 507 ...29 numaral ı hatt ın tak ılı olduğu 353...98 IMEI numaral ı telefonda 11/08/2014 il k tespit tarihi olmak üzere Bylock kayd ı tespit edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 5Yine Artvin İl Emniyet Müdürlü ğünce gönderilen tutanaklardan, san ığın ad ına kay ıtlı 0551...57 numaral ı hatt ın tak ılı olduğu 353...98 IMEI numaral ı telefonda 13/12/2014 ilk tespit tarihi olmak üzere Bylock kayd ı tespit edilmi ştir. ... ... mahkememizin 2017/43 esas say ılı dosyas ında yarg ılanan [F.S.] nin beyanlar ı oldukça dikkat çekici ve önemlidir. [F.S.] bahse konu dosyada cemaat yap ılanmas ına dahil olduğunu kabul ettikten sonra, Hopa İstihbarat şubesi çal ışanlar ına ve bu şubeden soruml u öğretmen abiye ili şkin bilgiler vermi ştir. Zekeriya Sevim'in de dahil oldu ğu Hopa istihbarattaki polis memurlar ından Arhavi ilçesinde bulunan As ım kod adl ı [A.A.] nın sorumlu oldu ğunu, birlikte bu şahs ın evine sohbete gittiklerini, Zekeriya da dahil olma k üzere telefonlar ına Bylock yükleten şahs ın [A.A.] olduğunu beyan etmi ştir. [A.A.] , mahkememizin 2017/31 esas say ılı dosyas ının san ığıdır. Hopa"ya 10 dakik a uzakl ıkta bulunan Arhavi ilçesindeki FETÖ/PDY irtibat ı nedeniyle kapat ılan Güngören Arhavi Özel E ğitim Kurumlar ının kurucular ından olup bir müddet de bu okulda görev yapm ıştır. Ve işin ilginci hem [A.A.] nın hem de e şi [G.A.] nın kullanm ış olduklar ı telefonlarda 11/08/2014 tarihinde Bylock kayd ına rastlan ılmıştır. Yani dosyam ız san ığı Zekeriya Sevim ile [A.A.] nın telefonunda Bylock 11/08/2014 tarihinde yani ayn ı gün kullan ılmaya ba şlanm ıştır. ( 2017/31 esas say ılı dosyan ın [A.A.] ya ilişkin k ısm ı dosya içerisindedir.) 2017/43 esas say ılı dosyam ız san ığı [F.S.] nin gerek 02/03/2017 tarihli gereks e 19/04/2017 tarihli beyanlar ı dosyaya eklenilmi ştir. Al ınan beyan içerikleri de dikkat e alındığında beyanlar ın samimiyeti konusunda mahkememizde tereddüt bulunmamaktad ır. Gerek dosyam ız san ığı [R.] gerekse istihbarattan sorumlu abi olan [A.A.] hakk ında gayet açık ve net beyanlarda bulunmu ştur. Hatta [A.A.] nın evini dahi tarif etmi ştir. San ık Zekeriya ve di ğer yukar ıda isimleri belirtilen FETÖ/PDY san ıklar ı taraf ından, [F.S.] nın beyanlar ı kabul edilmemi ştir. Kendisinin ne Artvin'de ne de ba şka bir yerde hiç bi r şekilde cemaatin sohbetine ve toplant ısına gitmedi ğini ve [A.A] diye birini de tan ımad ığın beyan etmi ştir. San ık [F.S.] ile aralar ında herhangi bir husumet olup olmad ığı sorulduğunda savunmalar ında [F.S.] ile zaman zaman aralar ında tart ışma yaşand ığını beyan etmi şse de bu tart ışmalar ın neden ç ıktığına dair herhangi bir aç ıklamada bulunmam ış olmas ı san ığın s ırf [F.S.] ile aralar ında problem varm ış gibi göstermeye ve kendisine iftira att ığına dair mahkememizde olumsuz kan ı oluşturma çabas ında olduğu değerlendirilmi ştir. San ık hakk ında diğer bir tan ık da [D.B.C.] i simli şahıstır. [D.B.C.] san ık Zekeriya v e birkaç ki şi ile ilgili 14/10/2015 tarihinde Kocaeli Emniyet Müdürlü ğünde bilgisine başvurulmuştur. Tan ık [D.B.C.] 2010-2012 y ıllar ı aras ında Aksaray Polis Okulunda ike n Zekeriya Sevim ile birlikte düzenli olarak cemaat toplant ılar ına kat ıldıklar ına, bu toplant ıya kat ılan abinin de kendisi ve Zekeriya Sevim ile ileti şim kurduğuna, Zekeriya ile kendisinin dini bilgi seviyeleri ile liderlik özelliklerinden dolay ı abinin kendileri ile Polis Okulunda iken iletişim kurdu ğuna dair beyanlarda bulunmu ş fakat bu beyanlar san ık taraf ından kabul edilmemi ştir. Ancak yukar ıda anlat ılan hususlar ve ifadelerin ya şanan olaylar ı aç ık ve net bir şekilde ihtiva ediyor olu şu da dikkate al ındığında, [D.B.C.] nin san ıkla ilgili ifadelerinin do ğruluğu hususunda mahkememizde tereddüt bulunmamaktad ır..." 21. Karara kar şı başvurucu müdafii taraf ından 7/6/2017 tarihinde yap ılan istina f başvurusunda, tan ık F.S.nin ba şvurucunun bulunmad ığı ve kendisine savunma imkân ı verilmedi ği bir ortamda al ınan ifadesini ba şvurucunun kabul etmedi ği zira bu şahs ın Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 6ifadesiyle bir isnada maruz kald ığı ancak bu çerçevede savunma hakk ını ve soru sorma hakk ını kullanmas ının mümkün olmad ığı, F.S.nin huzurda usulüne uygun ko şullarda dinlenmesi gerekti ği belirtilmi ş; tan ık D.B.C. yönünden de mahkeme huzurunda dinlenmeyen tan ığın isnatlar ına itiraz etme ve soru sorma gibi haklar ından mahrum b ırak ıldığı, birçok husus tan ığın kovuşturma aşamas ındaki ifadesi ile netle şebilecekken tan ığın zorla getirme karar ına rağmen getirilemedi ği oysaki basit bir ara ştırmayla polis memuru oldu ğu anlaşılan tan ığın adresi tespit edilebilecek ve bu şekilde ba şvurucunun savunma hakk ını kullanmas ı sağlanabilecekken bunun yap ılmad ığı, tan ığın başvurucuya ili şkin beyanlar ının tutarl ı olmas ı hasebiyle buna gerek görülmedi ği yönünde yine makul olmaktan uzak bir gerekçe sunuldu ğu ifade edilmi ştir. 22.İstinaf talebi üzerine yap ılan incelemede Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ilk derece mahkemesinin karar ında usule veya esasa ili şkin olarak hukuka ayk ırılığın bulunmad ığı, delillerde veya i şlemlerde herhangi bir eksiklik olmad ığı, ispa t bak ımından değerlendirmenin yerinde oldu ğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar vermi ştir. 23. Başvurucu 9/11/2017 tarihli temyiz dilekçesinde; ba şka bir dosyada yarg ılanan F.S. isimli tan ığın o dosyada etkin pi şmanl ık kapsam ında verdi ği ifadesinin kendisine savunma imkân ı verilmeyen bir ortamda al ındığını, bu san ığın ifadesiyle bir isnada maruz kalmakla birlikte savunma hakk ını ve soru sorma hakk ını kullanamad ığını, ayr ıca D.B.C. isimli tan ığın kovuşturma aşamas ındaki ifadesi ile netle şebilecek hususlar varken tan ığın zorla getirme karar ına rağmen getirilemedi ğini, Mahkemece dinlenmedi ğini ve bu tan ığın ifadesine ba şvurulmadan yerel mahkemece karar verildi ğini belirtmi ştir. Başvurucu ayr ıca hem istinaf hem de temyiz dilekçesinde, tan ığa soru sorulabilseydi somut olaya ili şkin hangi sorular ın yöneltilece ğini de vurgulam ıştır. 24. Yarg ıtay 16. Ceza Dairesince yap ılan incelemede temyiz talebinin reddiyle hükmün onanmas ına 19/3/2018 tarihinde karar verilmi ştir. 25. Yarg ıtay karar ının gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... Yarg ılama sürecindeki usuli i şlemlerin Kanuna uygun olarak yap ıldığı, hükme esa s alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildi ğinin belirlendi ği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalar ın temyiz denetimini sa ğlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendi ği, özleri de ğiştirmeksizin tart ışıldığı, vicdani kan ının kesin, tutarl ı ve çelişmeyen verilere dayand ırıldığı, toplanan delillerin suçun sübuta erdi ği hususunda vicdani kanaatin oluşmas ı için yeterli olup şüpheye yer b ırakmam ış olmas ı karşısında; san ığın kulland ığı telefon hatlar ında FETÖ/PDY silahl ı terör örgütünün gizlili ği sağlamak için kulland ığı Bylock adl ı program ın yüklü oldu ğu iddia edilmesine ra ğmen bu delilin ayr ıntılı şekilde araştırılmamas ı, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olmas ı nedeniyle sonuca etkil i görülmedi ğinden bozma nedeni yap ılmam ıştır. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi taraf ından eylemin do ğru olara k nitelendirildi ği ve Kanunda öngörülen suç tipine uydu ğu, yapt ırımın kanuni ba ğlamd a şahsileştirilmek suretiyle uyguland ığı anlaşılmakla; san ık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdü ğü nedenler yerinde görülmedi ğinden CMK n ın 302/1. maddesi gere ğince temyiz davas ının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA..." Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 726. Başvurucu nihai karar ı 17/5/2018 tarihinde Mahkeme kaleminde ö ğrendiğini beyan etmi ştir. 27. Başvurucu 14/6/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 28. 4/12/2014 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun Doğrudan soru yöneltme kenar başlıklı 201. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı, müdafi veya vekil s ıfat ıyla duruşmaya kat ılan avukat; san ığa, kat ılana, tan ıklara, bilirki şilere ve duru şmaya çağrılmış diğer kişilere, duru şma disiplinine uygun olarak do ğrudan soru yöneltebilirler. San ık ve kat ılan da mahkeme ba şkan ı veya hâkim arac ılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildi ğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmedi ğine, mahkeme ba şkan ı karar verir. Gerekti ğinde ilgilile r yeniden soru sorabilir. 29. 5271 say ılı Kanun un Delillerin ortaya konulmas ı ve reddi kenar başlıklı 206. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı ile san ık veya müdafii birlikte r ıza gösterirlerse, tan ığın dinlenmesinden veya ba şka herhangi bir delilin ortaya konulmas ından vazgeçilebilir. 30. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada anlat ılmas ı zorunlu belge ve tutanaklar kenar başlıklı 209. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yap ılan san ığa ait sorgu tutanaklar ı, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tan ığın ifade tutanaklar ı ile muayene ve ke şif tutanaklar ı gibi deli l olarak kullan ılacak belgeler ve di ğer yaz ılar, adlî sicil özetleri ve san ığın kişisel v e ekonomik durumuna ili şkin bilgilerin yer ald ığı belgeler, duru şmada anlat ılır. 31. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmayacak belgeler kenar ba şlıklı 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Olay ın delili, bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret ise, bu tan ık duruşmada mutlak a dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir açıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. 32. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmas ıyla yetinilebilecek belgeler kenar başlıklı 211. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: a) Tan ık veya san ığın suç orta ğı ölmüş veya ak ıl hastal ığına tutulmu ş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse, b) Tan ık veya san ığın suç orta ğının duruşmada haz ır bulunmas ı, hastal ık, malûllük veya giderilmesi olana ğı bulunmayan ba şka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanakl ı değilse, Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 8... Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanaklar ile kendilerinin yazm ış olduğu belgeler okunabilir. 33. 5271 say ılı Kanun un Delilleri takdir yetkisi kenar ba şlıklı 217. maddesi şöyledir: (1) Hâkim, karar ını ancak duru şmaya getirilmi ş ve huzurunda tart ışılmış deliller e dayand ırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmi ş her türlü delille ispat edilebilir. B. Uluslararas ı Hukuk 34.İlgili uluslararas ı hukuk için bkz. Nurcan Gülabi, B. No: 2015/15355, 23/5/2018, 24-27. V.İNCELEME VE GEREKÇE 35. Mahkemenin 16/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Tan ık Sorgulama Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 36. Başvurucu; F.S. ve D.B.C. isimli tan ıklar ın ifadelerinin huzurda al ınmamas ı nedeniyle tan ıklara soru soramad ığını, aleyhindeki beyanlar ın itibar edilemez noktalar ını ortaya koyamad ığını, tan ıklar ın inand ırıcılığı ve güvenilirli ği bak ımından sordu ğu sorularla kendi lehine sonuçlar ortaya ç ıkarabilme ve tan ıklar ı sorgulama imkân ı verilmedi ğini, böylelikle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 37. Bakanl ık; başvurucunun avukat ı haz ır olduğu hâlde dosyadaki delillerin doğruluğunu ve geçerlili ğini tart ışabildiğinin, karşı beyanlar ını sunabildi ğinin alt ını çizmiştir. Bakanl ık; başvurucunun yarg ılama sürecinde iddia makam ının sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamad ığına, kendi delillerini ve iddialar ını sunma olana ğı bulamad ığına, karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme f ırsat ı bulamad ığına ilişkin bir bilgi ya da kan ıt sunamad ığını vurgulam ıştır. 38. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne verdi ği cevapta bireysel ba şvuru formundaki açıklamalar ına at ıfta bulunarak adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ını tekrarlam ıştır. 2. Değerlendirme 39. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti " kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 9"Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 40. Başvurucunun tan ıklar ı duruşmada sorgulayamamas ı dolay ısıyla anayasal haklar ının ihlal edildi ğine ilişkin iddias ının Anayasa'n ın 36. maddesi kapsam ında incelenmesi gerekir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 41. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 42. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. Anayasa'n ın 36. maddesine "...ile adil yarg ılanma " ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerle de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendinde bir suç ile itham edilen herkesin iddia tan ıklar ını sorguya çekme hakk ının olduğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının tan ık sorgulama hakk ını da kapsad ığının kabul edilmesi gerekir ( Serdar Batur , B. No: 2014/15652, 24/5/2018, 41). 43. Anayasa Mahkemesi, benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü başvurulara ili şkin olarak birçok karar ında tan ık sorgulama hakk ı ile ilgili ilkeleri belirlemi ştir. Buna göre bir ceza yarg ılamas ında san ığın aleyhine olan tan ıklar ı sorguya çekme veya çektirme hakk ı vard ır. Hakk ında gerçekle ştirilen ceza yarg ılamas ı sürecinde san ığın tan ıklara soru yöneltebilmesi, onlarla yüzle şebilmesi ve tan ıklar ın beyanlar ının doğruluğunu s ınama imkân ına sahip olmas ı adil bir yarg ılaman ın yap ılabilmesi bak ımından gereklidir. Di ğer yandan bir mahkûmiyet -sadece veya belirleyici ölçüde- san ığın soruşturma veya yarg ılama aşamas ında sorgulama veya sorgulatma imkân ı bulamad ığı bir kimse taraf ından verilen ifadelere dayand ırılm ış ise san ığın haklar ı Anayasa'n ın 36. maddesindeki güvencelerle ba ğdaşmayacak ölçüde kısıtlanm ış olur ( Atila Oğuz Boyal ı, B. No: 2013/99, 20/3/2014, 34-56; Az. M ., B. No: 2013/560, 16/4/2015, 46-67; Levent Yanl ık, B. No: 2013/1189, 18/11/2015, 67-77; İsmet Özkorul, B. No: 2013/7582, 11/12/2014, 44, 45). Bu bak ımdan adli makamlar, beyan ı hükme dayanak yap ılacak tan ıklar ın duruşmada haz ır edilmesi için makul bir çaba sergileme yükümlülü ğü alt ındad ır (Abdurrahim Balur , B. No: 2013/5467, 7/1/2016, 81). 44. Somut bir yarg ılama öncesinde veya haricinde elde edilen tan ık ifadelerinin delil olarak kabulünün yarg ılaman ın adilliğine zarar verip vermedi ğini değerlendirmek için iki aşamal ı bir test uygulanmal ıdır. İlk olarak tan ığın mahkemede haz ır edilmemesi geçerli bir nedenin mevcudiyetine dayanmal ıdır. İkinci olarak ise okunmas ıyla yetinilen ifadenin karara götüren tek ya da belirleyici kan ıt olmas ı hâlinde savunma haklar ının adil yarg ılanman ın gerekleriyle ba ğdaşmayacak ölçüde s ınırland ırılıp s ınırland ırılmad ığına bak ılacakt ır (Abdurrahim Balur , 80). Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 1045. Nitekim bu anayasal gereklilikler ilgili usul kanunlar ında da belirtilmi ştir. 5271 say ılı Kanun un 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre de olay ın delili bir tan ığın açıklamalar ından ibaret ise bu tan ık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme sıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir aç ıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. Yarg ılama konusu olayla ilgili sadece bir tan ığın beyan ından başka bir delilin bulunmad ığı hâllerde bu tan ığın duruşmada mutlaka dinlenilmesi gerekti ği ifade edilerek doğrudan doğruyal ık ilkesine aç ık bir vurgu yap ılm ıştır. Dolay ısıyla olay ın tek delilinin bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret olmas ı hâlinde 5271 say ılı Kanun un 211. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca bu tan ığın duruşmada dinlenilmesi yerine önceki beyanlar ının okunmas ı ile yetinilebilmesi mümkün de ğildir ( Az. M. , 58). 46. Bu arada ifade etmek gerekir ki bireysel ba şvuruya konu davadaki eylemlerin kan ıtlanmas ı, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı, delillerin kabul edilebilirli ği ve değerlendirilmesi ile uyu şmazl ığa derece mahkemeleri taraf ından getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmamas ı, bireysel ba şvuru incelemesinde de ğerlendirmeye tabi tutulamaz. Dolay ısıyla somut ba şvuruyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin rolü, derece mahkemelerince yap ılan değerlendirmelerin ve var ılan sonuçlar ın hukuka uygunlu ğunu denetlemek de ğildir ( Orhan K ılıç [GK], B. No: 2014/4704, 1/2/2018, 44). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 47. Somut olayda ba şvurucu, örgüt içi gizli haberle şmeye yarayan ByLock isimli program ı kulland ığına yönelik tespitlere ve kendisi aç ısından tan ık s ıfat ını haiz olan F.S. ile D.B.C. isimli şahıslar ın kendisi hakk ında verdikleri beyanlara dayal ı olarak yarg ılanm ıştır. Mahkeme; ba şvurucunun uzun süre İstihbarat Şube gibi FETÖ/PDY'nin göz bebe ği kabul edilen bir yerde çal ışmas ını ve iki ayr ı hat ile ByLock program ını kulland ığına yönelik tespitleri mahkûmiyet gerekçesinde dikkate alm ıştır. Ayr ıca tan ık F.S.nin Arhavi ilçesinde bulunan Asım kod adl ı A.A.n ın başvurucunun da dâhil oldu ğu Hopa İstihbarattaki polis memurlar ından sorumlu oldu ğu, başvurucuyla birlikte A.A. isimli şahs ın evine sohbete gittikleri, -ba şvurucunun da dâhil olmak üzere- telefonlar ına ByLock yükleten şahs ın A.A. olduğu yönündeki beyanlar ını mahkûmiyete esas alm ıştır. Mahkeme bunlar ın yan ı sıra tan ık D.B.C.nin, 2010-2012 y ıllar ı aras ında Aksaray Polis Okulunda iken ba şvurucu ile birlikte düzenli olarak cemaat toplant ılar ına kat ıldığına, bu toplant ılara kat ılan ve abi olarak sıfatland ırılan kişinin de ba şvurucu ile kendisinin dinî bilgi seviyeleri ve liderli k özelliklerinden dolay ı Polis Okulunda iken kendileri ile ileti şim kurdu ğuna yönelik beyanlar ının doğruluğu hususunda tereddüt bulunmad ığını gerekçesinde belirtmiştir. Mahkeme yukar ıda bahsedilen delilleri birlikte de ğerlendirmek suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci f ıkras ında düzenlenen silahl ı terör örgütüne üye olma suçunun olu ştuğu sonucuna ula şmıştır. 48. Mahkeme, ba şvurucu aleyhinde beyanda bulunan tan ıklar F.S. ve D.B.C.yi başvurucunun talebine ra ğmen duru şmada dinlememi ştir. Bu tan ıklardan F.S.nin ba şka bir yarg ılama kapsam ındaki ifadesini esas alm ıştır. Tan ık D.B.C.nin ifadesinin al ınmas ı için talimat yazm ış ise de tan ığa adresinde ula şılamamas ı nedeniyle ifadesinin al ınamad ığı yönündeki talimat cevab ı sonras ında tan ığın dinlenmesinden vazgeçmi ştir. Başvurucu, yarg ılaman ın muhtelif celselerinde tan ıklar ın duruşmada dinlenilmesi yönünde talepte bulunmuş; başvurucunun bu talebi gelen belge içeriklerine göre dosyan ın bu hâli ile hüküm kurmaya elveri şli olduğu gerekçesiyle Mahkemece reddedilmi ştir. Tan ıklar F.S. ve D.B.C.nin duruşmada dinlenmemesinin geçerli bir nedeninin bulunup bulunmad ığı Mahkemece Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 11belirtilmeyerek tan ık sorgulama imkân ından yararland ırılmamas ının gerekçelendirilmesi yükümlülüğü somut olayda kamu makamlar ı taraf ından yerine getirilmemi ştir. 49. FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı suçlardan haklar ında soruşturma ve/veya kovu şturma yürütülen ki şilerin ByLock kullan ıcısı olduklar ı yönündeki iddialara ili şkin olarak ileri sürdükleri itiraz ve şikâyetlerin de soru şturma mercileri ve yarg ı organlar ınca değerlendirmeye al ındığı, bu çerçevede ki şilerin an ılan uygulamay ı kullan ıp kullanmad ığının tespiti amac ıyla baz ı teknik ara ştırma ve incelemelerin yap ıldığı görülmektedir. Yarg ıtay ile bölge adliye mahkemelerinin kararlar ında bu ara ştırma ve incelemelerin nas ıl yap ılacağına ve hangi tespitlerin varl ığı hâlinde ki şilerin ByLock program ını kulland ıklar ının kabul edilmesi gerektiğine dair esaslar belirlenmi ştir (an ılan kararlar ın bir k ısm ı için bkz. Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, 91-104). Anayasa Mahkemesi de Ferhat Kara karar ında ByLock sunucusundan elde edilen verilerin adli makamlara ula ştırılmas ına ilişkin süreç ile adli makamlara ula ştırılmas ından sonraki sürecin hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlaline yol aç ıp açmad ığını incelemi ş ve hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edilmediğine karar vermi ştir (Ferhat Kara , 129-141). 50. Somut olayda Yarg ıtay, ByLock deliliyle ilgili ayr ıntılı şekilde ara ştırma yap ılmamas ı hususunu de ğerlendirmi ştir. Yarg ıtay karar ında '' san ığın kulland ığı telefon hatlar ında FETÖ/PDY silahl ı terör örgütünün gizlili ği sağlamak için kulland ığı Bylock adl ı program ın yüklü oldu ğu iddia edilmesine ra ğmen bu delilin ayr ıntılı şekilde ara ştırılmamas ı, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olmas ı nedeniyle sonuca etkili görülmedi ğinden bozma nedeni yap ılmad ığı'' belirtilerek di ğer delillerin mahkûmiyete yeter nitelikte oldu ğu kanaatiyle onama karar ı verilmiştir. Buna göre mahkûmiyet karar ının gerekçesinde yer alan, FETÖ/PDY'nin gizlili ğini sağlamak için kulland ığı ByLock adl ı program ın başvurucunun telefonlar ında yüklü oldu ğuna ilişkin değerlendirmenin haricinde mahkûmiyetin büyük ölçüde F.S. ve D.B.C.nin ba şvurucu aleyhine verdi ği beyanlara dayand ığı görülmektedir. 51. Öte yandan tan ıklar ın duruşmada dinlenmemesi hususunda makul bir gerekçe gösterilmemi ş olmas ı adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılabilmesi bak ımından tek ba şına yeterli de ğildir. Bu nedenle tan ıklar ın duruşmada dinlenmemi ş ve başvurucu taraf ından sorgulanmam ış olmas ının genel olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeleyip zedelemedi ği de belirlenmelidir. Bu ba ğlamda mahkûmiyet hükmünün yaln ızca veya büyük ölçüde san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı tan ıklar taraf ından verilen ifadelere dayal ı olup olmad ığı önem ta şımaktad ır. Ayr ıca hükmün yaln ızca veya büyük ölçüde san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı bir tan ık taraf ından verilen ifadeye dayanmas ı durumunda savunma taraf ına dengeleyici güvenceler sa ğlayan bir usulün takip edilip edilmedi ği, karşıt dengeleyici imkânlar tan ınıp tan ınmad ığı tespit edilmelidir ( Onur Urbay , B. No: 2014/6222, 6/3/2019, 40). 52. Başvurucu hakk ındaki gerekçeli karar incelendi ğinde tan ıklar ın başkaca soruşturma ve kovu şturmalarda ba şvurucu aleyhine verdi ği ifadelerin a ğırlığı hususunda derece mahkemesince herhangi bir de ğerlendirme yap ılmad ığı görülmektedir. Yarg ıtay ın onama karar ındaki ByLock isimli programa ili şkin değerlendirme ve Mahkemenin gerekçeli karar ındaki di ğer değerlendirmeler nazara al ındığında ad ı geçen tan ıklar ın başvurucu aleyhine verdi ği ifadelerin tek olmamakla birlikte belirleyici nitelikte delil olarak kabul edildiği görülmektedir. 53. Başvurucu, yarg ılama s ıras ında F.S. ve D.B.C.nin beyanlar ının doğru olmad ığını belirtmiş; bu kişlerin duru şmada dinlenmesi yönünde talepte bulunmu ştur. Mahkeme, tan ık Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 12D.B.C.nin adresinin bulundu ğu yerdeki mahkemeye talimat yazm ış; talimat mahkemesi belirtilen adreste tan ığa ulaşılamad ığı gerekçesiyle talimat ı bila ikmal iade etmi ştir. Mahkeme ise tan ığa ulaşmak için yeterince çaba sarf etmeden ve tan ık özelinde bir de ğerlendirme yapmadan, tan ığı dinlemeksizin karar ını vermiştir. Tan ık F.S.nin ise duru şmada dinlenmesi hususunda herhangi bir de ğerlendirmede dahi bulunmam ıştır. Başvurucu, tan ık D.B.C. ve F.S.nin beyanlar ının belirleyici delil olmas ına rağmen dinlenmedi ğini belirterek mahkûmiyet karar ına karşı kanun yoluna ba şvurmuş; Bölge Adliye Mahkemesi ve Yarg ıtay, başvurucunun bildirdiği bu itirazlarla ilgili bir de ğerlendirme yapmaks ızın hükmü onam ıştır. 54. Başvurucu, a şamalarda tan ıklar D.B.C. ve F.S.nin beyanlar ını kabul etmedi ğini ifade etmi ştir. Başvurucu, tan ıklar ın beyanlar ını kabul etmeyerek beyanlar ın güvenilirli ği konusundaki şüphelerini dile getirmi ştir. Öte yandan derece mahkemesinin duru şmada dinlenmeyen tan ıklar ın ifadelerine ek olarak ba şvurucunun ByLock program ını kulland ığına yönelik tespite dayand ığı görülmektedir. Ancak Yarg ıtay karar ında başvurucunun ByLoc k program ını kullan ıp kullanmad ığına dair yeterince ara ştırma yap ılmadan karar verildi ğine yönelik tespit kar şısında Mahkemenin net bir şekilde ortaya koymadan dayand ığı delilin, ifadesi mahkûmiyette belirleyici olan tan ığın duruşmada dinlenmemesini telafi etmeye yeterli olduğu söylenemez. Somut olayda Mahkemece tan ık beyanlar ının güvenilirli ği hususunda başvurucudaki şüphenin giderilmedi ği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla somut olayda duru şmada dinlenmeyen tan ığın ifadesine dayan ılmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmas ının bir bütün olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ula şılm ıştır. 55. Beyanlar ı mahkûmiyette belirleyici ölçüde esas al ınan tan ıklar ı sorgulama veya sorgulatma imkân ı başvurucuya verilmedi ğinden ba şvurucunun haklar ı Anayasa n ın 36. maddesindeki güvencelerle ba ğdaşmayacak ölçüde k ısıtlanm ıştır. 56. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 57. Belirli bir davaya ili şkin olarak delilleri de ğerlendirme ve gösterilen delilin davayla ilgili olup olmad ığına karar verme yetkisi kural olarak yarg ılamay ı yürüten derece mahkemelerine aittir ( Orhan K ılıç, 44). Bu ba ğlamda somut olayda ba şvurucunun silahl ı terör örgütüne üye olup olmad ığı yönünde karar vermek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Anayasa Mahkemesince verilen ihlal karar ı, san ığın beraat etti ği anlam ına gelmedi ği gibi ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilmesi amac ıyla yap ılacak yeniden yarg ılama neticesinde san ık hakk ında mutlaka beraat karar ı verilmesi gerekti ği anlam ına da gelmemektedir. İhlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemler yerine getirildikten sonra yap ılacak değerlendirmede mahkemenin benzer veya farkl ı bir sonuca varmas ı mümkündür. B. Diğer İhlal İddialar ı 58. Tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine karar verildi ğinden ba şvurucunun yarg ılaman ın sonucunun adil olmad ığı, savunma için yeterli zaman ve kolayl ığa sahip olmad ığı ve mahkeme kararlar ının gerekçesiz oldu ğu yönündeki di ğer şikâyetleri hakk ında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 13C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 59. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 60. Başvurucu, tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin tespiti ile yeniden yarg ılama yap ılmas ı ve manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 61. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 62. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 63.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 1464.İncelenen ba şvuruda, beyanlar ı mahkûmiyet karar ında belirleyici ölçüde kan ıt olarak kullan ılan tan ıklar ın duruşmada sorgulanamamas ı nedeniyle tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 65. Bu durumda tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Artvin A ğır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 66. Yeniden yarg ılama yap ılmas ına karar verilmesi tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ını giderilmesi bak ımından yeterli görüldü ğünden başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 67. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Artvin A ğır Ceza Mahkemesine GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2018/18989 Karar Tarihi : 16/6/2021 15G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 16/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Y ıldız SEFERİNOĞLU