Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. İşe İade Davasına İlişkin Süreç Başvurucu 1/2/2012 tarihinden itibaren TTNET Anonim Şirketinde (Şirket) veritabanı müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 2014 yılından itibaren geniş bant veri tabanı operasyon müdürü olarak işine devam etmekte iken 19/7/2016 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle 3/8/2016 tarihinde dava açmıştır. İstanbul Anadolu İş Mahkemesi (Mahkeme) 7/12/2016 tarihinde davayı kabul ederek feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiş; kararda, olayda fesih bildiriminde açıkça belirtildiği gibi herhangi bir kanıt olmadığını, kuvvetli de olsa işveren üzerinde şüphenin bulunduğunun izah edildiğini, güven sarsıcı durumun davacının somut bir tavrından değil davalı tarafça oluşan şüpheden kaynaklandığının belirtildiğini, bu nedenle stratejik hizmet yürüten davalının iş akdini feshetme gereği duyduğunu ve bu fesih biçiminin fesih bildiriminde açıkça yazılan nedenin karşılığı olmadığını belirtmiştir. Şirket, karara karşı 27/1/2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 21/12/2017 tarihinde istinaf başvurusunu kabul ederek mahkeme kararını kaldırmış ve davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasıyla (FETÖ/PDY) irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair zaruri olan delil ya da delillerin toplanmasına karşın toplanan delillerde eksiklik olduğunu, bu delillerin ihtilafı çözmeye ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ifade etmiştir. Belirlenen eksikliklerin giderilmesi ve sonrasında yeniden karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme 18/9/2019 tarihinde yeniden davayı kabul ederek feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiş; kararda, başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) başlatılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği bilgisine yer vermiştir. Başvurucunun aranan kişilerden olmayıp hakkında açılmış bir dava olmadığını, Bank Asyada hesabının bulunduğunu ancak hesap hareketleri incelendiğinde bankayı desteklemek amacıyla bir hesap hareketinin olmadığının anlaşıldığını, ByLock kullanmadığını ve sosyal medya paylaşımlarında suç unsuruna rastlanmadığını belirtmiştir. Başvurucunun her ne kadar FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle işine son verilse de feshin haklı nedene dayandığı hususunun Şirket tarafından ispat edilemediği sonucuna varıldığını ifade etmiştir. Şirket, karara karşı 2/1/2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu, istinaf başvurusuna karşı 29/1/2020 tarihinde cevap vermiştir. Cevap dilekçesinde, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Başsavcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, Bank Asya hesabını maaş alabilmek amacıyla açtığını ve hesaptaki tüm hareketlerin maaşına ilişkin olduğunu, iş akdinin geçerli nedenle feshine sebep olabilecek şekilde FETÖ/PDY ile irtibatı ya da iltisakı olmadığını belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 2/6/2020 tarihinde mahkeme kararını kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Davacının belirtilen bankada hesabının olması yanında hakkında terör örgütüne üye olmaktan dolayı başlatılan soruşturmanın suçu işlemediğinden değil delil yetersizliğinden takipsizlikle sonuçlandırılmış olması, bu emareler yanında davalı şirketin stratejik durumu ile davacının davalı şirkette ifa ettiği geniş bant veri tabanı operasyon müdürlüğü görevinin vasıf ve niteliği hep birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında objektif olarak yeterli şüphenin varlığının kabulü ile dosyada mevcut delil durumu itibari ile iş akdinin geçerli sebeplerle feshedildiğinin kabulünün gerekeceği, buna göre Yerel Mahkeme kabul kararının doğru olmadığı, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır." Nihai karar başvurucuya 28/6/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu karara karşı 16/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.B. Ceza Soruşturmasına İlişkin Süreç İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 2016 yılında başvurucu hakkında FETÖ/PDY' ye üye olma suçundan soruşturma başlatmıştır. Başvurucu 22/11/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Daha sonra başvurucu hakkında İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 29/11/2019 tarihinde, yurt dışına çıkış yasağı ve haftanın üç günü karakola imza atma şartıyla salıverilmesine yönelik adli kontrol kararı vermiştir. Kararda, başvurucu hakkında gizli tanık beyanı ve Bank Asyada hesabı olması gözönünde tutularak delillerin tam olarak toplanmadığını belirtmiş; başvurucunun kaçma ve delilleri karartma şüphesi olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu 1/2/2019 tarihinde adli kontrol kararına itiraz etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 12/2/2019 tarihli kararıyla itirazı kısmen kabul ederek belirlenen yerlere başvurmak şeklindeki adli kontrol kararını imza yönünden düzeltmiş, yurt dışına çıkış yasağı yönünden adli kontrole yönelik itirazı ise reddetmiştir. Başsavcılık 20/2/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararda, başvurucunun Bank Asya hesabı olduğunu ancak hesaba yönelik yapılan incelemede Bankayı desteklediği yönünde bir bulguya rastlanmadığını, ByLock ve benzeri programları kullanmadığını, sosyal medyada herhangi bir suç unsurunun tespit edilemediğini, gizli tanık beyanı dışında aleyhe herhangi bir delil bulunmadığını belirterek dava açmak için yeterli delili olmadığı sonucuna varıldığını ifade etmiştir.