T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/763 Esas KARAR NO:2026/21 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/209 Esas- 2022/1238 Karar TARİH:19/12/2022 DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ:15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başv…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/763 Esas KARAR NO:2026/21 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/209 Esas- 2022/1238 Karar TARİH:19/12/2022 DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ:15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Bankası ... Şubesi'nin ... nolu ibanına ait, keşidecisi ... Şti., keşide yeri Konya olan 31/01/2021 keşide tarihli, 22.000,00 TL bedelli, ... seri nolu çek ile, ... Bankası ... Şubesi'nin ... nolu ibanına ait keşidecisi ... Şti., keşide yeri Konya olan, 28/02/2021 keşide tarihli, 22.000,00 TL bedelli, ... seri nolu çekin, müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.'ye ( .../ VKN: ...) - Sakarya ... Arifiye/Sakarya) ciro edildiğini, ancak kargo aracılığıyla adresine gönderimi sırasında kaybolduğunu, müvekkili şirketin, ... Kargo Servisi ile iletişime geçmesine ve yapılan tüm araştırmalara rağmen söz konusu çeklerin bulunamadığını, kargo gönderi raporunun dilekçe ekinde bulunduğunu, daha sonra söz konusu çekleri dağıtıma görevli kuryeden, müvekkili şirketin çeklerinin de olduğu kargo paketlerinin dağıtım esnasında çalındığının öğrenildiğini, görevli kuryenin Arifiye Polis Merkezi Amirliği'nde 05.10.2020 tarihinde verdiği ifadesini dilekçe ekinde sunduklarını, kaybolan çeklerin meşru hamili olan müvekkili şirketin kargo şirketinden bir sonuç alamayınca, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını ve yargılama kapsamında olaya konu çeklerle ilgili ödemeden men yasağı kararı verildiğini, söz konusu dava devam ederken ... Şirketi'nin cirolamış olduğu çeki ciro yoluyla edinme ihtimalinin olduğunu belirten şahısın müvekkili şirketi aradığını (Tel No:..) ve ... seri numaralı 22.000,00 TL bedelli çeki bir başkasına ciro edip etmediğini, imzanın ve kaşenin şirkete ait olup olmadığını sorduğunu, müvekkili şirket ise kimseye ciro etmediğini ve söz konusu çekin çalındığını söylediğini, çekin görüntüsünü atmasını istediğini, konuşma ve çeke ilişkin görüntüleri dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili şirketin çek görüntülerini incelediğinde olaya konu çekin ...Şirketi tarafından haksız şekilde ciro edildiğini ve bu sebeple çekin üçüncü şahıslar elinde dolaştığını öğrendiğini, bunun üzerine 05.11.2020 tarihli şikayet dilekçesi ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ilgili savcılık soruşturması Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/56561 Sor. Numaralı dosyasından yetkisizlikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, olaya konu suç ile ilgili soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/27529 Sor. Numaralı dosyasında halen derdest olduğunu, akabinde ... seri nolu çek dayanak yapılmak suretiyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/48 D. İş dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı tarafın, bu kararla birlikte 16.02.2021 tarihinde müvekkili şirket aleyhinde Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, söz konusu ihtiyati haciz kararı sonucu 16.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete ait 5 adet araca ve 45 tane alacaklı olduğu icra dosyasına haciz konulmasıyla çalınan çekin ... Şti'nin elinde olduğunun öğrenildiğini, müvekkili şirket haciz baskısı altında kalarak takibe konu miktarı icra dosyasına depo ettiğini, icra takibinin halihazırda kesinleşmemiş olup devam ettiğini, söz konusu çekin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkmış olduğunu, bu sebeple işbu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davanın 6102 sayılı yasanın 792. maddesine dayalı istirdat istemine ilişkin olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olduğunun açık olduğunu, davalı tarafın çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını bildiğini, söz konusu çekin gerçek hak sahibinin ve hamilinin müvekkili olduğunu, cirolar açısından; ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceğini, tarafların ticaret sicil gazetesi incelendiğinde de şirketlerin amacı ve konusunun farklı olduğunun, farklı sektörlerde yer aldıklarının, dolayısıyla söz konusu çekin müvekkilinin elinden rızası dışında, haksız bir şekilde çıktığının görüleceğini, 6 Aralık 2019 sayılı ... Şirketi'nin eski ticaret ünvanının ....Şirketi olduğunun görüleceğini, olaya konu çekin 05.10.2020 de çalındığını, yani çekin çalındığı tarihte ilgili firmanın yeni ticaret ünvanını kullanmakta olduğunu, olaya konu çekteki ciro kaşesindeki ünvanın ilgili firmanın eski ticaret ünvanı olduğunu, 12 Aralık 2019 tarihli gazetede ise şirketin adresinin Konya'ya taşındığının görüleceğini, çekin çalındığında adresi Konya olmasına rağmen ilgili firmanın ciroda bulunan kaşedeki adresinin Ankara olarak göründüğünü,ayrıca ilgili firmanın adresinin sürekli olarak birbirinden alakasız, uzak şehirlere taşındığının görüleceğini, dolayısıyla olaya konu çekte ilgili firmanın eski ticaret ünvanı ve eski adresinin olmasının, şirket adresinin sürekli birbirinden alakasız uzak şehirlere taşınmasının firmanın paravan olarak kullanıldığına delalet teşkil ettiğini, haricen tespit ettikleri üzere davalı ...Şti hakkında müvekkili olayında olduğu gibi kargodan çalınan çeklerin takibe girilmesi hikayesiyle ilgili hem savcılık soruşturması hemde aleyhine çeklerin iadesi için açılmış hukuk davalarının mevcut olduğunu öğrendiklerini, müvekkili tarafça tespit edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/213742 numaralı soruşturma dosyası ve İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/474 Esas sayılı çek iade dosyasının bunlardan sadece bir kaçı olduğunu, söz konusu dosyalar incelendiğinde takibe konulan çeklerin vadesinden önce kargo firmasından çalındığının, farklı sektörlerde yer alan paravan şirketler tarafından cirolanıp sonunda davalı ... Şti'de toplandığının görüleceğini, bu sebeple davalı tarafın hakkında açılmış bulunan başkaca dava ve soruşturmaların da çıkartılmasını talep ettiklerini, davalının birden çok olayda aynı mahiyette davranış sergilediğini ve hırsızlık/çalınma yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp takibe konu yaptığının aşikar olduğunu, söz konusu çekin çalınma tarihinden sonra paravan şirketler tarafından cirolanması ve farklı çek sahiplerine ait çalınan bütün çeklerde olduğu gibi müvekkilinin çekinin de sonunda ... Şti'de toplanması, ... Şirketi'nin ciro ettiği şahsın çekin çalındığını bilmesine rağmen çeki ticareti olmayan paravan şirketlere ciro etmesi, ödeme emri tebligatının sadece paravan şirketlerden ... Şti'ye çıkarılması, çeki elinde bulunduran davalı şirketin çekin vadesi gelmesi ile hırsızlık olayından sonra cirolayan şirketlere ihtiyati haciz uygulamayıp hırsızlık olayından önceki yani müvekkili şirket ve müvekkili şirket müşterisine ihtiyati haciz uygulayarak çeklerin tahsili talebinde bulunması, savcılık soruşturmalarından anlaşıldığı üzere her nasıl oluyorsa tek bir elden çalınan birbiri ile alakasız şirket veya şahıslara ait çeklerin aylar sonra yine tek bir elde yani ... Şti'de toplanması, hırsızlık tarihinden sonraki cirolayan şirketlerinde birbirlerinden farklı sektörlerde yer alan, birbirleri ile ticari ilişkisi olmayan paravan şirketler olması, davalı ... Şti hakkında kargodan çalınan çeklerin takibe girilmesi hikayesiyle ilgili hem savcılık soruşturması hemde davalı aleyhine çeklerin iadesi için açılmış hukuk davalarının mevcut olmasının, davalı .... Şti'nin kötü niyetle çalıntı olduğunu bildiği çekleri devraldığının, yetkili ve iyi niyetli hamil olmadığının somut birer ispatı olduğunu, dolayısıyla olaya konu çekin davalıdan istirdadı ile meşru hamil sıfatıyla müvekkiline iadesinin gerektiğini beyanla çekin davalıdan istirdadına ve meşru hamil sıfatıyla müvekkili şirkete iadesine, olaya konu çekin müvekkiline iadesine karar verildiği taktirde müvekkili şirket tarafından icra dosyasına depo edilen paranın müvekkiline iadesine, davalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın, 7155 sayılı Yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığını, bu maddeye göre istirdat talebine ilişkin eldeki davada arabulucuya müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bu husus yerine getirilmeden dava açıldığından HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar söz konusu çeklerin kasadan çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayeti tutanağından (İçeriğinden çeklerin kasada olduğu ispatlanmadığını) başka herhangi bir belge ibraz etmediğini ve ilgili çekleri kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya ispata yarar bir belge sunmadığını, davacının çek iptali davası açıldığına yönelik itirazının da yersiz olduğunu, sözü edilen davanın muhatabının müvekkili şirketin olmadığını, işbu davanın tek taraflı olarak açılmış çek iptali davası olduğunu, müvekkili şirket yetkili hamil olup kendisinin taraf olmadığı ve hasımsız olarak açılan dava sonucunda çekin iptaline dahi karar verilmiş olsa bu durum alacaklı olan müvekkilinin takip hakkını etkilemeyeceği gibi ihtiyati haciz kararı alınmasına da engel olmadığını davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, davacı tarafın İİK.m. 72 uyarınca % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ;Mahkemece, dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığının savcılık dosyasından anlaşıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerine bilgileri verilen bir kısım dosyaların dosya arasına celp edildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığının tespit edildiği, yapılan sorgulamaların incelenmesinde davacı tarafından davalılar aleyhine; Bakırköy 6. ATM'nin 2021/515 E, Bakırköy 7. ATM'nin 2021/387 E, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/487 E, Bakırköy 1. ATM'nin 2021/492 E, Bakırköy 3. ATM'nin 2021/520, 2021/746, 2021/767, 2021/482 Esas, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/554 E dosyaları ile menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalı ...'e geçtiğinin tespit edildiği, yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davalarının açıldığının görüldüğü, her ne kadar davalı dava konusu çekin meşru hamili olduğunu iddia etmiş ise de; davalının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği, bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu, ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığının kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacının, iyi niyetli meşru hamil olan davalıya karşı TTK m. 687 hükmü uyarınca diğer hamillerde kendi arasında olan hırsızlık olayı da dahil hiç bir ihtilafı def-i olarak ileri süremeyeceği, bu hususun mücerretlik ilkesinin ve kıymetli evrak hukukunun ona prensiplerinden olduğu, davacının, yetkili hamil olduğu yanında davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu da ispat yükü altında olduğu, bilirkişi raporundan da görüleceği üzere davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği, davacı tarafın anlatımlarının dava konusu çekin çalınarak piyasada kullanılmış olduğu temeline dayandığı, bu noktada beyanlar doğru ise davalı ile davacının hırsızlık olayının mağdurları olduğu, sorunun hukuki olarak çözümünün çeki çaldıran davacının mı yoksa çalıntı çeki iyi niyetle bilmeden iktisab etmiş olan üçüncü kişi konumundaki davalının menfaatinin mi korunacağı noktasında olduğu, iyi niyetli olması kaydıyla çeki elinde bulunduran davalının menfaatinin yasada öncelikle korunmakta olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, Yerel mahkeme tarafından davalının ağır kusuru değerlendirilirken hatalı ve eksik inceleme yapıldığı; Mahkemenin davalının kusurlu olduğunun kabulü gerekçesinin ileri tarihli çek uygulanmasının uygulandığı ülkemizde ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 795. maddesinde çeklerin görüldüğünde ödeneceği, buna aykırı kayıtların yazılmamış sayılacağı düzenlenmiş ise de, TTK’ya nazaran özel kanun statüsünde bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu’nun yer alan hükümler uyarınca çekin ileri tarihli olarak düzenlenmesi, yani çeke vade konulmasının mümkün olabildiği, davalının çekin çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, ticari ilişki olduğu tacirden söz konusu çeki üst cirantadan hangi nedenle aldığını sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığı, bu hususun kambiyo evraklarının sebepten mücerretlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle mahkemenin ve davacıların çalıntı iddiası olan bir çok çekin aynı cirantadan alınması hususunda ağır kusurlu olunduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının, dava konusu çekin çalınması suretiyle zayi edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı açısından ağır kusur teşkil eden bir fiilin söz konusu olduğunu, davacının kusurlu eylemiyle zarar oluşumuna tek başına sebebiyet verdiği, davalının dava konusu çek üzerindeki haklarının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı, davacı tarafından, devir tarihinde çekin çalıntı olduğunun ve bu hususun da davalı tarafından bilindiğinin, buna rağmen bile bile çekin devir alınarak tahsil için bankaya ibraz edildiğinin, dolayısıyla da bir kötüniyetin bulunduğunun ispat edilmesi gerektiği, bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının dava konusu çeki ticari ilişki sonucunda teslim aldığının anlaşıldığı, bu durumda davalının dava konusu çeki iktisap ederken ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi olanağı bulunmamakla birlikte söz konusu çek devir alındığında ileri tarihli çek uygulaması gereği çek cirantaları hakkında hırsızlık iddiaların olduğunun bilinmesinin de mümkün olmadığı, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çekin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Somut olayda; dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Şti., keşide yeri Konya, keşide tarihi 31/01/2021 olan, ... seri numaralı ve 22.000,00 TL bedelli çekin davacı adına keşide edildiği ve davacı tarafından da ciro edilerek dava dışı ... Şirketine teslim edilmek üzere kargoya verildiği, dosyada mübrez kargo gönderim belgesi ve kargo görevlisi tarafından yapılan şikayet başvurusundan, çekin kargo şirketi hakimiyetinde iken çalındığının anlaşıldığı, çekte ilk cironun davacıya, bundan sonraki ciroların ise sırasıyla .. Şirketi, ... Şti. ve davalı ... Şirketi'ne ait olduğu, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, karşılıksız çıkması üzerine Bakırköy 5. ATM'nin 2021/48 değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığı ve Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, davacı tarafından Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı ve çekle ilgili olarak davacının şikayeti üzerine Ankara CBS'nin 2021/27529 soruşturma sayılı dosyasının açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece davalının ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının çeki 11/12/2020 tarihinde dava dışı ... Şirketi'nden temlik aldığı tespit edilmiş ise de, davacı tarafın iddiası kapsamında Uyap sistemi üzerinden gerek İlk derece mahkemesince, gerekse Dairemizce yapılan incelemede, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri, benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği, davaya konu olayın şekliyle çok benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında çeklerin davalının eline geçmesi nedeniyle davalıya karşı açılmış çok sayıda istirdat ve menfi tespit davasında aleyhine kararlar verildiğinin tespit edildiği, Dairemizin 16/10/2025 tarihli, 2023/334 Esas ve 2025/1761 Karar sayılı ve İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2025 tarihli, 2023/538 Esas ve 2025/1729 Karar sayılı emsal kararlarında; bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çeki aynı ciro silsilesiyle, hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu minvalde Mahkemece davalının çekin iktisabında ağır kusurlu kabul edilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.502,82 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 375,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.127,11 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.