5. Hukuk Dairesi 2023/11058 E. , 2024/5646 K. MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1808 Esas, 2023/2424 Karar DAVA TARİHİ: 17.03.2015 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/135 Esas, 2022/110 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştı…
**5. Hukuk Dairesi 2023/11058 E. , 2024/5646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1808 Esas, 2023/2424 Karar DAVA TARİHİ: 17.03.2015 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/135 Esas, 2022/110 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle... Mahallesi 153 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, emsal taşınmazlar için taleplerinin dikkate alınmasını savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda tespit edilen değerden daha da fazla olarak belirlenen kamulaştırma bedelinin hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayandığından hükme esas alınamayacağını, emsal olarak gösterilen taşınmazın emsal olarak kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal olarak alınan taşınmazın kıyaslanmasına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının hiçbirisi arasında benzerlik bulunmamakla, çelişkili ve hukuka aykırı tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunun, 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla emsal alınan taşınmazın ise, satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parseli olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, üzerinde bulunan yapıya (yapı ve taş duvar) değerlendirme tarihi olan 2015 yılına ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayınlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapıldığı; taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara da, yaş, cins ve verim durumları dikkate alınmak suretiyle değer biçilerek, taşınmazın tespit edilen zemin bedeline eklenmek suretiyle, kamulaştırma bedelini tespit eden bu rapora göre oluşturulan kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından bedele yönelik davacı idare vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de doğru bulunmuş, ancak davanın...Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi kanalı ile 17.03.2015 tarihinde açıldığı, değerlendirme/dava tarihinin 17.03.2015 tarihli olarak alınması gerekirken, gerekçeli kararın karar başlığında, dava tarihinin 27.03.2015 tarihi olarak belirtilmiş olması, İlk derece mahkemesinin ilk kararının, Daire kararı ile kaldırıldığı nazara alınmaksızın, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile tespit ettiği ve kararla birlikte davalılara ödenmesine karar verilen bedelin, ilk kararla ödendiğinden bahisle ödeme ve bu bedele faiz işletilmesi yönünde yeniden karar verilmemiş olması, 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine eklenen fıkra hükmü uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın 4 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilmesi gerektiği belirtilmiş ise de davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan, 18.07.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince faiz tarihinin başlangıcının, 28.07.2015 tarihi olarak alınmış olması, davacı idarenin, 20.04.2018 tarihli dekontla işlemiş faiz olarak bankaya depo ettiği, 4.897.184,78 TL bedelin, işlemiş ve işleyecek faizden mahsubuna karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesince ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci ve 12 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.