TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA GÜRKAN BA ŞVURUSU (3) (Başvuru Numaras ı: 2017/32889) Karar Tarihi: 20/10/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Mustafa GÜRKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, iptal davas ının makul sürede bitirilmemesinden kaynakl ı zarar ın tazmini istemiyle aç ılan tam y
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA GÜRKAN BA ŞVURUSU (3) (Başvuru Numaras ı: 2017/32889) Karar Tarihi: 20/10/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Mustafa GÜRKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, iptal davas ının makul sürede bitirilmemesinden kaynakl ı zarar ın tazmini istemiyle aç ılan tam yarg ı davas ının incelemenin bireysel ba şvuru kapsam ında Anayasa Mahkemesi taraf ından yap ılmas ı gerekti ği gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 17/8/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba ş vurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu, Devlet Hava Meydanlar ı İşletmesi emrinde in şaat mühendisi olarak görev yapmaktad ır. Başvurucu, k ınama cezas ı ile tecziye edilmesine ili şkin işlemin iptali Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 3istemiyle açt ığı davan ın 8 y ıl 2 ay 26 gün sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğinden bahisle duydu ğu elem ve üzüntünün kar şılığı olarak 10.000 TL manevi tazminat ın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. 9. Mahkeme incelemenin bireysel ba şvuru kapsam ında Anayasa Mahkemesi taraf ından yap ılmas ı gerektiğini, idare mahkemeleri taraf ından bu yönde bir de ğerlendirme yap ılamayaca ğını belirterek davan ın incelenmeksizin reddine karar vermi ştir. Ayr ıca kararda; daval ı idarenin hizmet kusuru nedeni ile yarg ılaman ın uzun sürdü ğüne, idarenin personel eksikliğinin buna sebep oldu ğuna ilişkin bir iddian ın da bulunmad ığı, manevi tazminat isteminin dayana ğının makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlaline dayand ırıldığı vurgulanm ıştır. 10. Başvurucu, Ankara Bölge İdare Mahkemesine (Bölge İdare Mahkemesi) itira z etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi (Daire) 20/12/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun itiraz ının reddine, karar ın onanmas ına karar vermi ştir. Dairenin 14/6/2017 tarihli karar ıyla da ba şvurucunun karar düzeltme istemini reddetmesi üzerine yarg ısal süreç tamamlanm ıştır. 11. Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yap ılan incelemede başvurucu Mustafa Gürkan' ın e-devlet sistemi üzerinden Dairenin 14/6/2017 tarihli nihai karar ını 6/7/2017 tarihinde 15.57 saatinde okudu ğunun kay ıt alt ına al ındığı anlaşılm ıştır. 12. Ayr ıca Mahkemece ç ıkar ılan tebliğ üzerine nihai karar ba şvurucuya 21/7/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 13. Başvurucu 17/8/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İNCELEME VE GEREKÇE 14. Anayasa Mahkemesinin 20/10/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 15. Başvurucu, Bakanl ık aleyhine hizmet kusuru nedeniyle tam yarg ı davas ı açt ığının somut olarak ortada olmas ına karşın Mahkemenin kendisinin bu yönde bir iddias ının bulunmad ığı yolundaki tespitinin yerinde olmad ığını ifade etmi ştir. Benzer dosyalarda Dan ıştay ve Bölge İdare Mahkemesinin i şin esas ına girerek karar verdi ğine dikkat çekmiştir. Mahkemenin idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmad ığına ilişkin yarg ılama yapmas ı gerekirken incelemenin Anayasa Mahkemesi taraf ından yap ılmas ı gerektiği, idare mahkemeleri taraf ından bu yönde bir de ğerlendirme yap ılamayaca ğı yolundaki yorumunun kat ı bir yorum oldu ğunu belirten ba şvurucu, bu yakla şımdan hareketle davas ının incelenmeksizin reddi suretiyle manevi tazminat talebinin karara ba ğlanmamas ı nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 16. Bakanl ık görüşünde özetle Anayasa Mahkemesinin kendisine yap ılan ve yarg ılaman ın uzun sürmesinden kaynaklanan bireysel ba şvurularda idare mahkemelerinde açılacak tam yarg ı davas ını etkili bir ba şvuru yolu olarak görmedi ğini ve bu mahiyetteki başvurular ı bu yol tüketilmedi ği için kabul edilemez olarak de ğerlendirilmedi ğini ifade Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 4etmektedir. Ayr ıca gerek 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun hangi hâllerde tam yarg ı davas ı aç ılabileceğinin say ıldığı 2. maddesinin gerekse ihlal iddialar ıyla ilgili Anayasa Mahkemesine ba şvuru yap ılacağını öngören 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un hükümlerinin ba şvurucu aç ısından erişilebilir ve yeterince aç ık olduğu, hukuki ya da uygulamada belirsizlik oldu ğundan bahsedilemeyece ği vurgulanm ıştır. 17. Başvurucu; Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında kendisinin idarenin hizmet kusuru nedeniyle yarg ılaman ın uzun sürdü ğü yolunda bir iddias ının bulunmad ığı yolundaki ifadesinin gerçe ği yans ıtmad ığını, zaten açt ığı davan ın konusunun bu oldu ğunu vurgulamaktad ır. Ayr ıca bireysel ba şvuru formunda da an ılan hususun ayr ıntılı olarak açıkland ığını, 29/3/1984 tarihli ve 2992 say ılı Adalet Bakanl ığı Teşkilat ve Görevleri Hakk ında Kanun Hükmünde Kararnamenin De ğiştirilerek Kabulü Hakk ında Kanun'un Bakanl ığa yükledi ği yarg ılama faaliyetlerinin planlanmas ı, denetlenmesi ve gözetimi sorumlulu ğunun gere ği gibi yerine getirilmedi ğinin aç ık olduğunu, bu sebeple zararlar ının giderilmesi gerekti ğini belirtmi ştir. B. Değerlendirme 18. 6216 say ılı Kanun'un " Bireysel ba şvuru usulü " kenar ba şlıklı 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bireysel ba şvurunun, ba şvuru yollar ının tüketildi ği tarihten; ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir. Hakl ı bir mazereti nedeniyle süresi içinde ba şvuramayanlar, mazeretin kalkt ığı tarihten itibaren onbe ş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte ba şvurabilirler ... " 19. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) " Başvuru süresi ve mazeret " kena r başlıklı 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bireysel ba şvurunun, ba şvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir. " 20. Bireysel ba şvurunun ön şartlar ından biri de otuz günlük süre kural ıdır. Sürenin başvurunun her a şamas ında dikkate al ınmas ı gerekir ( Deniz Baykal, B. No: 2013/7521, 4/12/2013, 32). Otuz günlük süreye ili şkin başlang ıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme tarihi esas al ınmal ıdır. 21. Bireysel ba şvurunun süre ko şuluna bağlanmas ıyla hukuki istikrar ın sağlanmas ı hedeflenmektedir. Dolay ısıyla anayasal bir hak arama yolu olan bireysel ba şvurunun yap ılmas ı için belli sürelerin öngörülmesi hukuki istikrar ilkesinin bir gere ğidir ve bu süre -bireysel ba şvuru yap ılmas ını imkâns ız k ılacak ölçüde k ısa olmad ıkça- bireysel ba şvuru hakk ına ayk ırılık oluşturmaz. 22. Bireysel ba şvurular ın 6216 say ılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekmektedir. An ılan düzenlemelerde ba şvuru yolu öngörülen durumlarda bireysel ba şvuru süresinin ba şlang ıcına ilişkin olarak başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten söz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir hususta ba şvuru yap ılamayaca ğı dikkate Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 5alınarak bu ibarenin nihai karar ın gerekçesinin ö ğrenildiği tarih olarak anla şılmas ı gerekir (A. C. ve di ğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25/2/2016, 25). 23. Bireysel ba şvuru süresinin i şlemeye ba şlamas ı yönünden nihai karar ın gerekçesinin tebli ği, öğrenme şekillerinden biridir ( Mehmet Ali Kurtuldu , B. No: 2013/5504, 28/5/2014, 27). Ancak ö ğrenme gerekçeli karar ın tebliği ile s ınırlı olarak gerçekle şmez, başka şekillerde de ö ğrenme söz konusu olabilir. Ba şvurucunun nihai karar ın gerekçesini dava dosyas ını incelemek suretiyle ö ğrenmesi mümkündür. Bu do ğrultuda dosyadan suret alınmas ı gibi hâllerde ba şvurucunun gerekçeli karar ı öğrendiği kabul edilebilir. Başvurucular ın nihai karar ın gerekçesini öğrendiklerini beyan ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin ba şlang ıcı olarak ele al ınabilir (İlyas Türedi , B. No: 2013/1267, 13/6/2013, 21, 22). 24. Diğer yandan somut olay ın koşullar ında başvurucunun nihai karardan daha erken bir tarihte haberdar olmas ı gerektiğinin değerlendirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, ba şvuru süresinin ba şlang ıcı için bu tarihi de esas alabilir ( Ögeday Ak ın, B. No: 2014/2345, 10/6/2015, 38). 25. Bu ba ğlamda Anayasa Mahkemesi, henüz avukat ına tebliğ edilmemi ş olmakl a birlikte nihai karar olan gerekçeli Yarg ıtay ilam ının ilk derece mahkemesine ula ştığı, başvurucunun avukat ının ise bireysel ba şvuru formunda bu karardan haberdar olduklar ını belirttiği tarihten daha önce ilk derece mahkemesine söz konusu ilam ın tebliğe ç ıkar ılmas ı için birden fazla talepte bulundu ğunun anla şıldığı bir bireysel ba şvuruda ba şvuru süresinin avukat ın ilk yaz ılı talep tarihinden itibaren i şlemeye ba şlad ığını kabul etmi ştir. An ılan kararda Anayasa Mahkemesi, gerekçeli nihai karar ilk derece mahkemesine ula ştığından başvurucunun haberdar oldu ğu ve bu durumda UYAP Avukat Bilgi Sistemi'ni kulland ığı görülen ba şvurucu vekilinin nihai karar sonucunu ve gerekçesini kesin olarak ö ğrenme olanağına sahip bulundu ğu konusunda şüphe olmad ığını ifade etmi ştir (Suat Bircan [GK], B. No: 2014/16800, 1/12/2016, 25-27). 26. Ayr ıca Anayasa Mahkemesi Hüseyin A şkan (B. No: 2017/15649, 21/7/2020) karar ında, UYAP evrak i şlem kütü ğünün evrak üzerinde yap ılan işlemleri (doküman oluşturma, düzenleme, imzalama, açma, okuma ve yazd ırma gibi) kay ıt alt ına ald ığını ve kay ıt alt ına al ınan evrak üzerindeki i şlemleri yapan şahs ın ad ı, soyad ı, sıfat ı, birimi, yap ılan işlemin niteli ği, tarih ve saatinin sistemde sakland ığını belirtmiştir. Bu durumda UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yap ılan incelemede ilgili karar ın başvurucu avukat ı taraf ından aç ılarak okunduğu tespit edilmi ş ise ilgililerden bu i şlem s ıras ında nihai karar ın sonucunu öğrenmelerinin beklenece ği ifade etmi ştir (Hüseyin A şkan, 26-29). 27. UYAP üzerinden yap ılan incelemede ba şvurucu Mustafa Gürkan' ın e-devlet sistemi üzerinden Dairenin 14/6/2017 tarihli nihai karar ını 6/7/2017 tarihinde 15.57 saatinde okuduğu tespit edilmi ştir. Somut olayda Hüseyin A şkan karar ında belirtilen ilkelerden ayr ılmay ı gerektirir bir husus bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucu Mustafa Gürkan' ın 6/7/2017 tarihinde nihai karar ın sonucunu ö ğrendiği anlaşılm ıştır. Nitekim ilgili usul kurallar ı uyar ınca sürenin münhas ıran tebliğden itibaren i şlemeye ba şlayacağının kabul edildi ği uygulamalar ın aksine bireysel ba şvuru yolunda ba şvuru süresi, ihlalin ö ğrenilmesi esas ına bağlanm ıştır (Mehmet Özcan, B. No: 2019/6266, 15/1/2020, 27). 28. Sonuç olarak nihai karardan 6/7/2017 tarihinde haberdar oldu ğu anlaşılan başvurucu Mustafa Gürkan' ın otuz günlük bireysel ba şvurusu süresinden sonra 17/8/2017 Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 6tarihinde bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşıldığından başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. V. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA Selahaddin MENTE Ş'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 20/10/2021 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 7KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm 2017/32889 esas say ılı dosyada ço ğunluk başvurucunun adil yarg ılanma ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın süre aşımı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar vermi ştir. Aşağıda aç ıklad ığım sebeplerle kabul edilebilirlik yönünden bu karara kat ılmad ım. 2. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli karar ında ayr ıntılı olarak özetlenmi ştir. 3. Başvurucu hizmet kusuru nedeniyle kamu davas ı açm ıştır. Ankara 18. İdare Mahkemesi ba şvurucu aleyhine karar vermi ştir. İtiraza bakan Bölge İdare Mahkemesi başvurucunun itiraz ını reddetmi ştir. 4. Anayasa Mahkemesi Raportörlü ğünce Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) yap ılan incelemede ba şvurucunun e-devlet sistemi üzerinden dairenin karar ına 06.07.2017 tarihinde okudu ğu tespit edilmi ştir. 5. Say ın çoğunluk otuz günlük ba şvuru süresini bu tarih itibariyle ba şlatarak süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir. 6. 6216 say ılı kanunun 47. Maddesinde bireysel ba şvurunun ba şvuru yollar ının tüketildiği tarihten; ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otu z gün içinde yap ılmas ı gerekir. Hakl ı bir mazeret nedeniyle süresi içinde ba şvuramayanlar mazeretin kalkt ığı tarihten itibaren on be ş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte ba şvurabilirler Mahkeme iç tüzü ğünün 64. Maddesinde de Bireysel ba şvurunun başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde yap ılmas ı gerekir. 7. Yukar ıda özetlenen her iki hükümden de anla şılacağı üzere bireysel ba şvurunun ön şartlar ından biri otuz günlük süredir. Sürenin ba şvurunun her a şamas ında dikkate al ınmas ı gerekmektedir. Say ın çoğunlukla ayr ı düşülen husus sürenin ba şlang ıç tarihi ve her iki hükmün yorumlanmas ına ilişkindir. 8. Tebligat bütün hukuk sistemlerinde önemlidir. Do ğurduğu hukuki sonuçlar itibariyle de birçok kanunda düzenlenmi ştir. Esasen usul kanunlar ında düzenlenmi ştir. Mahkeme iç tüzü ğü ve mahkemenin kurulu ş kanunundaki hükümde bütüncül yorum gere ği tebligat hükmünün genel ilkeleri usul kanunundaki düzenlemeler çerçevesinde yorumlanmal ı ve uygulanmal ıdır. 9. Tebligat, tebligata yetkili organ ın; hukuki i şlemlerden muhatab ı haberdar etmek için o işlemin muhatab ına belli usuller çerçevesinde bildirim yap ılmas ıdır. Tebligat ın as ıl amac ı hukuki i şlemden etkilenecek kimseye bu durumun bildirilmesidir. Tebligata ço ğu zaman hukuki sonuçlar ba ğland ığı için bu bildirim basit bir bildirim de ğildir. Bildirimin yürürlükteki düzenlemelere uygun olarak yap ılmas ı ve bu bildirimin yap ıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir. Tebligat ın muhatap aç ısından sonuç do ğurmas ı hukuk düzeni aç ısından sonuç do ğurabilmesi için hem bilgilendirme hem de belgelendirilme amac ı güdülür. Tebligat yarg ısal bir faaliyete ili şkin olabilece ği gibi idari ve mali de olabilir. Tebligat hukuki dinlenilme hakk ı adil yarg ılanma haklar ı aç ısından doğrudan ilişkili olduğu Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 8için tebligat ın usulüne uygun olarak yap ılmas ı önemlidir. Tebligat ın usulüne uygun yap ılmam ış olmas ı anayasada korunmu ş temel haklar ın ihlali anlam ına da gelebilecektir. Bir kimse söz konusu i şlemden uygun şekilde bilgilendirilmezse bu bilgilendirilmeye ba ğlı olarak kanunun ba ğlad ığı sonuçlar da gerçekle şmeyecektir. Tebligat ile ilgili düzenlemelerin açık, anlaşılır, yerine getirilebilir, belgelenebilir nitelikte olmas ı gerekmektedir. 10. Tebligat ın temel amaçlar ından birisi hakk ında yarg ısal işlem tesis edilen şahs ın işlemden ve sonucundan usulüne uygun bir şekilde haberdar edilmesidir. Bu durum her şeyden önce adil yarg ılanma hakk ının bir gere ğidir. Tebligat adli, idari ve hukuki i şlemlerin yetkili organlarca kanunun öngördü ğü esaslar dahilinde yaz ı, ilan veya elektronik olarak muhataba bildirilmesi, bu bildirimin belgelendirilmesi i şlemi olarak da tan ımlanabilir. Müessese bu haliyle hukuki güvenlik ilkesine de hizmet etmektedir. Hukuki güvenlik ilkesi öngörülebilirlik unsuru aç ısından kişilerin tüm i şlem ve eylemlerinde devlete güven duymas ını devletin de bu güven duygusunu olumsuz etkileyen yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Bireylerin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki sonucun ba ğland ığını bilebilmesi bu ba ğlamda önem arz eder. Demokratik ülkelerde hukukun üstünlü ğünü görünüm biçimlerinden birisi olarak kabul edilen hukuki belirlilik ve kesinli ğin tesisi mahkeme kararlar ına karşı gerçekle ştirilecek bireysel ba şvuru sürecinde sürelerin ba şlang ıcı noktas ında farkl ı uygulamalar ında önüne geçilmesini gerektirir. Medeni yarg ıda sürelerin taraflara tebli ğ tarihinden veya kanunda öngörülen hallerde tefhim tarihinden itibare n işlemeye ba şlayacağı hukuk muhakemeleri kanununda aç ıkça düzenlenmi ştir. Tebligat kanunu da usulüne uygun bir tebli ğin varl ığını süreler bak ımından aramaktad ır. 11. Hukuk sistemimiz de baz ı hallerde ö ğrenmeden itibaren bu sürelerin başlayacağı düzenlenmi ştir. Ancak bu durumlar genellikle ilgili i şlemden muhatab ın haberdar olmas ını ar ızilik ve tesadüfilik içerdi ği hallerdir. Bireysel ba şvuru aç ısından başvuru yolu öngörülen hallerde sürenin ba şlang ıç an ı aç ısından öğrenmeye ili şkin ayr ıca bir düzenleme yer almamaktad ır. 6216 say ılı kanunun 47. Maddesinde ifade edildi ği üzere bireysel başvurunun, ba şvuru yollar ının tüketildi ği tarihten; ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlali n öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir. 12. Tebli ğ öncesi UYAP üzerinden karara ula şma imkan ı varl ığı gerekçe gösterilerek burada yer alan kay ıtlar çerçevesinde ba şvuru süresinin geçmi ş say ılmas ı kişilerin mahkemeye eri şim hakk ını orant ısız bir şekilde s ınırlamaktad ır. 13. Bireysel ba şvuruda bulunmak isteyen bireyler sürenin tebligat ile başlayacağına ilişkin güven çerçevesinde mahkemenin bu uygulamas ı nedeniyle ayr ıca mağduriye t yaşamaktad ırlar. uyaptan karara eri şmek suretiyle sürenin ba şlayacağını kişinin bilebilmesi bireysel ba şvuruda bulunacak bir ki şiden beklenemez. Mahkememizce sürenin ba şlamas ı için tebligata ili şkin genel esaslardan ayr ınılarak öğrenme kavram ına indirgemek yorum yoluyla sınırland ırma yapmak olur. Anayasa Mahkemesince ö ğrenme gibi, belgelendirilme imkan ı olmayan şeffaf ve denetlenebilir niteli ği olmayan ar ızi ve tesadüfi bir kavram ın tercih edilmesi her bir dosya aç ısından da ba şka sorunlar yaratabilir. Bu nedenle sürenin başlang ıcı için kullan ılacak kriterin belgelendirilebilir bir kriter olmas ı gerekir. Bu sebeple de sürenin başlang ıcında hukuk sistemimizde kullan ılan ve oturmu ş tebligat sisteminin esas al ınmas ı sürenin de tebli ğ ile başlamas ı gerekmektedir. 14. Anayasa Mahkemesince SEGB İS üzerinden al ınan savunmalar mahkeme önüne geldiğinde şartlar ı oluşmuşsa sistem üzerinden savunma yap ılmas ını adil yarg ılama hakk ı kapsam ında duru şmada haz ır bulunma hakk ının ihlali olarak görmü ştür. Mahkemenin Başvuru Numaras ı: 2017/32889 Karar Tarihi : 20/10/2021 9çoğunluğu kararlar ıyla UYAP ve SEGB İS sistemini duru şma salonunun bir parças ı olarak görmemiştir. Bireysel ba şvuruya konu bu karar ve buna benzer kararlar ile UYAP sistemi üzerinden ö ğrenmeyi esas almas ı esasen UYAP sistemini duru şma salonunu bir parças ı olarak gördü ğü sonucunu da do ğurabilecektir. Bu şekilde farkl ı yaklaşımlar mahkemenin bir sisteme bak ışı aç ısından da çeli şkiye neden olabilecektir. 15. Anayasa Mahkemesince UYAP evrak i şlem kütüğü üzerinden resen inceleme yapt ığını duyurdu ğu karar 21/07/2021 tarihli Hüseyin A ŞKAN karar ıdır. Mahkeme uygulamas ını bu tarihten önceki ba şvurulara da te şmil etmektedir. Bu şekildeki bir uygulama öngörülebilirlik ve etkili ba şvuru hakk ı ile bağdaşmamaktad ır. 16. Anayasa Mahkemesince otuz günlük sürenin ba şlang ıç tarihi olarak; hukuki güvenlik ilkesi, etkili ba şvuru hakk ı kapsam ında tebligat hukukunun bütüncül yorum yoluyla yorumlanarak belgelendirilebilen bir tebligat i şlemi sonucu ba şlatmas ı gerekmektedir. 17. Belirtilen nedenlerle ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddias ının kabul edilerek esastan görü şülmesi gerekti ği düşüncesiyle say ın çoğunluğun düşüncesine kat ılmad ım. Üye Selahaddin MENTE Ş