6. Hukuk Dairesi 2013/14940 E. , 2014/6168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2013 NUMARASI : 2010/165-2013/384 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılan kiralanan araçta meydana gelen hasar bedeli istemine i
**6. Hukuk Dairesi 2013/14940 E. , 2014/6168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2013 NUMARASI : 2010/165-2013/384 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılan kiralanan araçta meydana gelen hasar bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki 36 ay süreli araç kira sözleşmesi gereğince davalıya kiralanan ..VT..plakalı aracın hasarsız olarak teslim edildiğini, davalının kiralamış olduğu aracı 15.08.2009 tarihinde motor arızası nedeniyle iade ettiğini, yaptırdıkları tespit sonucu motordaki arızaya aracın hararet gördükten sonra kullanıma devam edilmiş olmasının sebep olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından sözleşmeden doğan kira konusu eşyayı özenle kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek müvekkili şirketin zarara uğratıldığını belirterek, söz konusu kullanım hatasından kaynaklı hasar nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı 13500 TL zararın tazminine yönelik düzenlenen faturaya dayanılarak başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; aracın arızalanması üzerine aracın derhal en yakın yetkili servise çekildiğini, meydana gelen hasarda kusurlarının olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki 16.10.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereği söz konusu aracın davalı kiracıya teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu araç kiracının kullanımda iken arızalanmıştır. Mahkemece uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan raporda; söz konusu motor hasarının yağlama yağı yetersizliğinden kaynaklandığı, dava konusu aracın 19.06.2008 tarihli iş emrine göre araç 149.258 km’de iken motorunun revizyon geçirdiği, bu revizyondan sonra 22.01.2009 tarihli iş emrine göre araç 165.293 km’de iken 165.000 km. periyodik bakımına girdiği sırada aracın 100 km/h hızların üzerinde aşırı titreme yaptığı ve motorun üst kısmından yağ kaçırdığı yönünde şikayette bulunulmasına rağmen iş emrine “araçta yağ kaçağına rastlanmadı” notunun konulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu aracın motorunun üst kısmından yağ kaçağı olduğuna ilişkin olarak davalı tarafın çalışanı tarafından şikayette bulunulmasına rağmen yetkili servisin bu şikayeti dikkate almadığı ve bu kaçağın giderilmesine yönelik hiç bir işlemin yapılmadığı cihetle bu olaydaki sorumluluğun, aracın bakım ve periyodik kontrollerinden sorumlu olduğu anlaşılan davacı ve yetkili serviste olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak sonuca gidilmişse de bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte değildir. Bilirkişi tarafından 22.01.2009 tarihli iş emrindeki, motorda yağ kaçağı olduğuna ilişkin beyana dayanılmış ise de motor arızasının yaklaşık 7 ay sonra meydana geldiği ve hararet lambasının yanıp yanmadığı ve sürücü tarafından hararet lambasının yanması üzerine aracın derhal durdurulup durdurulmadığı, bu şekilde zararın oluşumda davalının da kusuru olup olmadığı araştırılmamıştır. Aracın hararet lambası yanması durumunda derhal aracın durdurulup durdurulmadığı ve motordaki arızanın artmasında veya meydana gelmesinde sürücü hatasının da olup olmadığı araştırılarak kusur durumu belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.