6. Hukuk Dairesi 2011/12127 E. , 2012/486 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi(icra) İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye istekli olarak kira alacağının tahsili için yapılan takibe itiraz edilmemesi ve yasal sürede ödeme yapılmaması nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece, dav…
**6. Hukuk Dairesi 2011/12127 E. , 2012/486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi(icra) İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye istekli olarak kira alacağının tahsili için yapılan takibe itiraz edilmemesi ve yasal sürede ödeme yapılmaması nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece, davalı borçlunun tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından dava dilekçesinin ve duruşma günün usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir. Ticari şirketlerin, ticaret sicilinde yazılı adreslerine gönderilen tebligatların, 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun Tüzüğün 28. maddesindeki koşulları araştırması gerekli değildir. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin belirlenmesi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, tüzel kişilerin sıfatı ve niteliği itibariyle böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Somut olaya gelince; davalı şirket adına dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği için çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması nedeni ile Teb. K. 21. maddesi gereğince yapılmıştır. Davalının dosyaya sunduğu ticaret sicili belgesine göre, tebligat yapılan adres, davalının Ticaret sicilinde kayıtlı olan adresi olmadığından usulsüzdür. Davalının duruşma gününden haberi olmadığından davaya katılamadığını beyan etmesine göre, usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı söylenemez. Bu nedenle usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan, davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.