10. Hukuk Dairesi 2022/13661 E. , 2024/1987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1641 E., 2022/223 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/78 E., 2020/346 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin asıl ve birleşen dosya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ka
**10. Hukuk Dairesi 2022/13661 E. , 2024/1987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1641 E., 2022/223 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/78 E., 2020/346 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin asıl ve birleşen dosya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 2010 yılı Ocak ayının başı itibariyle inşaat kalıp ustası olarak davalı işyerinde çalıştığını, davacının 31.01.2010 tarihinde işverene ait işyerinde inşaatın 2 nci katında çalışmakta iken buradan düşerek ayak topuklarının parçalandığını, sırtına 5-10 kalas düştüğünü ve felç tehlikesi geçirdiğini, davacının bu kazadan sonra 3 ay boyunca yürüyemediğini, 3 ayın sonunda ise koltuk değnekleri ile acil ihtiyaçlarını ancak karşılar olduğunu, davacının iş kazasından sonra defalarca ameliyat olduğunu ve halen ayak topukları düzelmediğini, yeni ameliyatlar gerektiğini, söz konusu kazada güvenli bir çalışma ortamı hazırlamayan gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan iş güvenliği ile ilgili araçları bulundurmayan ve kullandırmayan davalı işverenin kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının gündelik işlerini yapmakta zorlandığını, durumun yaşamı boyunca sürecek olması, yapacağı her işte maluliyetinden dolayı kaybettiği beden gücü oranında fazla güç sarf ederek çalışacak olması sebebiyle maddi tazminatı talebinde bulunması gereği doğduğunu, ayrıca davacının defalarca ameliyat olmak zorunda kaldığını ve masraflarını karşılayamaz duruma geldiğini, inşaat kalıp ustası olarak sigortasız çalıştırılmış olan davacıya verilen ücret için emsal ücret araştırması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle özellikle manevi tazminat bakiye maddi tazminat olmak üzere her türlü talep dava faiz ve munzam zarar gibi fazlaya dair hakkın saklı kalması kaydıyla, yapılmış ve yapılacak olan ameliyat bakım ve rehabilitasyon gideri olarak 94.590,49 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL tedavi giderinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 31.01.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelmesi ve bunun sonucunda kendi yaşantısında ve sosyal hayatında yaşadığı acı ve alem verici olaylar karşısında bozulan psikolojisinin karşılanması maksadıyla 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 31.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden alınarak taraflarına verilmesini, takdiri mahkemeye ait olmak üzere işbu dava dosyasının dava konusu iş kazasına ilişkin maddi tazminat talepli davanın görüldüğü Adana 7. İş Mahkemesinin 2017/78 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Adana 6. İş Mahkemesinin 2020/6 Esas 2020/35 Karar sayılı dosyası 15.01.2020 tarihi itibarıyla Adana 7. İş Mahkemesinin 2017/78 Esas sayılı dosyası ile her iki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeniyle birleştirilmiş, dava Adana 7. İş Mahkemesinin 2017/78 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmüştür. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının daha önce 4. İş Mahkemesinin 2011/49 Esas sayılı dosyasında dava açtığını ancak dava daha sonra işlemden kaldırıldığını, davacının iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davacıyı tanımadığını, davalının hiçbir zaman inşaat işi ile de iştigal etmediğini, davalının Big Boster Ayakkabıcılık unvanıyla ayakkabı işi ile uğraştığını, davacının 01.11.2006 tarihinde ... Yapı Müh. Turizm ve Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti, 26.01.2007 tarihinde ... İnşaat ve Malzemeleri Taah. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti., 14.07.2010 tarihinde .... İnş. Turz. Altın ve Mad. Tic. Ltd. Şti.'nde çalışmalarının görüldüğünü, bu firmaların hiçbiri ile davalının herhangi bir bağının mevcut olmadığını iddia ile davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %25, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu , davacının davaya konu iş kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik oranının % 12.2 olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne 94.590,49 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedavi giderine yönelik talebinin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile asıl davada, dava konusu olaya ilişkin tüm bilgilerin mevcut olduğunu, kusur ve maddi tazminat hususlarının asıl davada netlik kazanması sebebiyle birleşen dava yönünden manevi tazminat taleplerine ilişkin sadece 30.000,00 TL gibi çok düşük bir rakam üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza öncesi spor yapan, sosyal alanda başarılı olan müvekkilinin belirli bir süre yürüyemez, psikolojik anlamda içine kapanık hale geldiğini, yaşanan bu acı kaza sonrası müvekkilinin toparlanmasının uzun yıllar almasına karşın tazminat davasının da bu denli uzun sürmesinin müvekkili üzerinde bir baskı oluşturduğunu, tüm bu yaşananlar neticesinde kendi içerisinde, aile ve sosyal yaşantısında büyük kayıplar yaşayan, acı ve elem içerisine giren ve psikolojisi bozulan müvekkilinin manevi olarak gerçek anlamda tatmin olabilmesi için Yerel Mahkemece verilen 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının kabulü, fazlaya ilişkin istemin reddi kararının yetersiz kaldığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, dosya içerisinde alınan tanık ifadelerine bakıldığında kişilerin imzalarının dahi olmadığının görüldüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte ...’un ifadesine ve diğer ifadelere göre ...'un, ...'ın yanında çalıştığının beyan edildiğini, hal böyle iken...’ın da davaya dahil edilmesi gerektiğini, karara dayanak yapılan bilirkişi raporlarında kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarında müvekkili ...’ın %75 kusur üzerinden hesaplamaya ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın oluş şekli itibari ile kazanın oluşunda davacının kusurunun olduğunu, oluşan iş göremezlik oranının hayatını idame ettirmeye engel teşkil etmediğini, %12,2 gibi düşük bir oran olduğu gözetilmeden fahiş denecek kadar manevi tazminat belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından belirtilen tüm iddiaların gerçek dışı, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.