10. Hukuk Dairesi 2023/12304 E. , 2023/11420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/100 E., 2018/677 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri
**10. Hukuk Dairesi 2023/12304 E. , 2023/11420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/100 E., 2018/677 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1.5210.00434.63 sayılı işyeri dosyasında işlem gören davalı ...'na ait işyerinde çalışan işçilerden ... sigorta sicil numaralı sigortalısı ...'ın 05.01.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralandığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapora göre, ...'ın 5510 sayılı Kanun'un 3. Bölüm 13 üncü maddesine göre sigortalı olduğu ve meydana gelen kazanın iş kazası olduğu ve kazanın meydana gelmesinde işverenin %80 oranında kusuru bulunduğu, SGK müfettişleri tarafından hazırlanan rapora göre de meydana gelen kazanın iş kazası olup, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunduğu, meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya 7.499,45 TL tedavi gideri ve 1.448,85 TL GİG ödemesi yapıldığı, kendinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyen, koruyucu önlemleri almayan işverenin, kusurundan dolayı sorumlu olduğu gibi yanında çalışanların kusurlu davranışlarından da sorumlu olduğu, ayrıca istihdam eden olarak kusursuz sorumluluğu da bulunduğu iddiasıyla her türlü fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutmak kaydıyla 7.158,64 TL'nin gelir ve sarf tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun, meydana gelen olayı iş kazası olarak değerlendirip 5510 sayılı Kanun çerçevesinde davalıdan kusurlu olduğundan bahisle, yaralanan kişiye yapılan ödemeyi faiziyle birlikte talep ettiği, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21 inci maddesinde düzenlenmesi üzerinde durma gereği de bulunduğu, bu düzenleme çerçevesinde davalının böyle bir olaydan sorumlu tutulabilmesi açısından, meydana gelen olayda ya kasıtlı olması ya da mevzuat gereğince iş güvenliğiyle ilgili olarak gerekli tedbirleri almamış olması gerektiği, olayın meydana geliş biçimine bakıldığında davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusurdan söz edilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 10.10.2013 tarihli ve 2011/1060 Esas, 2013/580 Karar sayılı kararla davacı Kurum tarafından iş kazası neticesinde yaralanan sigortalıya yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemesinin davalı işverenden tahsiline ilişkin eldeki davanın açıldığı, meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak aldırılan 05.03.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalı işverenin % 60 sigortalı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, alınan kusur raporu doğrultusunda yapılan ödemelere ilişkin olarak sosyal güvenlik uzmanı bilirkişisi marifetiyle hesap raporu aldırıldığı, davalı işverenin kusur oranı uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacı Kurumun rücu edebileceği miktarın 869,31 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 4.499,67 TL tedavi gideri olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı Kurum tarafından ödenen 869,31TL geçici iş göremezlik ödeneğinin gelir onay tarihinden itibaren, 4.499,67 TL tedavi giderinin ise ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2011/1060 Esas, 2013/580 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemiz tarafından 04.12.2014 tarihli ve 2014/718 Esas, 2014/25605 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...davalı belediyede işçi olarak çalışan sigortalı, kanalizasyon çalışması sonrasında kanal içine boru döşerken kenara yığılan toprağın kayması sonucu ölmüş olup, mahkemece alınan kusura ilişkin rapor ile iş müfettişi raporu arasındaki kusur oranlarına yönelik çelişki giderilmeksizin karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa ve mevzuata uygun çelişkiyi giderir mahiyette, yeniden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda işçi sağlığı ve işçi güvenliği uzmanınından aldırılan raporda Siverek Belediye Başkanlığının % 60 kazazade ...'In % 40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, söz konusu son alınan bilirkişi raporunda Yargıtay bozma ilamında geçmekte olan ve Mahkemece de uyularak farkına varılan çelişkilerin giderildiği, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca davalının iş güvenliğini sağlamadığı noktasında % 60 oranında kusurunun var olduğu, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarının beden ve ruh yükümlülüklerini koruma altında olmasına rağmen davalının bu yükümlülüğü sağlayamamada kusurlu olduğunun anlaşıldığı, 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca açılan davanın son raporda alınan kusur oranı ile dosyanın hesap bilirkişisine gönderilen kusur oranının aynı olduğu görülerek usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın uzamaması adına Yargıtay bozma ilamından önce hesaplanan tutar göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı Kurum tarafından ödenen 869,31 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin gelir onay tarihinden itibaren, 4.499,67 TL tedavi giderinin ise ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve yetersiz kusur bilirkişi raporuna dayanıldığı, davalının mevzuatta öngörülen koruyucu ve önleyici önlemlerin iş yerinde sağlanamaması, denetimde ve gözetimde bulunma yükümlüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu ve sigortalının kusurunun bulunmadığı, Yargıtay bozmasında belirtilen şekilde raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının böyle bir olaydan dolayı sorumlu tutulması için meydana gelen olayda ya kasıtlı olması ya da mevzuat gereğince iş güvenliği ile ilgili tedbirleri almamış olması gerektiği, olayın meydana geliş biçimine bakıldığı zaman davalıya atfedilecek herhangi bir kusurdan söz etmenin imkansız olduğu, meydana gelen olayla ilgili olarak ne kasıtlı bir davranıştan ne de gerekli tedbirleri almamaktan bahsedilebileceği, bilirkişi raporunda geçen davalı nezdinde Fen işleri Müdürü olarak çalışan ...'in alınan beyanlarında da görüleceği üzere söz konusu çalışmaların İnşaat Mühendisleri ve işçi çavuşlarının denetiminde yapıldığı, kazı ve altyapı çalışmalarında kepçenin çalıştığı, sigortalının işi çok iyi bildiği, tecrübeli bir işçi olarak işi kendi kontrolünde yaptığı, borunun eğitimini de kendisinin usta olması dolayısıyla verdiği, davalının ihmalinden veya kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığı tüm bunlara rağmen bilirkişi raporunda davalıya kusur izafesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsili davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 11, 12, 26 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.