11. Ceza Dairesi 2008/16873 E. , 2010/3424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 s.lı yasanın 359/b-1,765 s.y nın 80,59--213 s.y.nın 359/b-1,5237 s.y.nın 62.--213 s.y.nın 359/a-2,62.md.leri gereğince sırasıyla 17 ay 15 gün hp., 15 ay hp.,5 ay hp.,cezası ile cezalandırılmasına dair. 1-“2001 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Ka
**11. Ceza Dairesi 2008/16873 E. , 2010/3424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 s.lı yasanın 359/b-1,765 s.y nın 80,59--213 s.y.nın 359/b-1,5237 s.y.nın 62.--213 s.y.nın 359/a-2,62.md.leri gereğince sırasıyla 17 ay 15 gün hp., 15 ay hp.,5 ay hp.,cezası ile cezalandırılmasına dair. 1-“2001 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2001 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği faturaların kurumlar vergisinde kullanıldığı tarih olan 01.05.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-“2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” ve “belgeleri ibraz etmemek” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyizinde; Her dönem içinde birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sanığa karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili tüm hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulandığında verilen cezalar süre itibariyle aynı olmakla beraber 5237 sayılı Yasanın lehe kabul edilip uygulanmasında, kasten işlenmiş olunan suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluğuna da karar verilmesi gerekeceği, hükümde yer almasa bile infazda nazara alınacağı cihetle; 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamanın sonucu itibariyle aleyhe olacağı gözetilmeden anılan Yasa hükümlerinin lehe kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasa’nın 8.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan 2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve defter ve belge ibraz etmemek eylemleri ilgili hüküm fıkralarından “5237 sayılı Yasanın 62” ve “TCK. nun “50, 51 ve 52. maddeleri” ibareleri çıkartılarak yerlerine “765 sayılı TCK nun 59/2” ve “647 sayılı Yasanın 4, 5 ve 6.” ibareleri yazılmak suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.