DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1733 E. , 2025/593 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1733 Karar No : 2025/593 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 14/12/2023 tarih ve E:2022/4399, K:2023/5813 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konu…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1733 E. , 2025/593 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1733 Karar No : 2025/593 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 14/12/2023 tarih ve E:2022/4399, K:2023/5813 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 14/12/2023 tarih ve E:2022/4399, K:2023/5813 sayılı kararıyla, Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararıyla bozulması üzerine gereği yeniden görüşülerek, Dava açılmadan önceki süreçte; İzmir Ticaret Odası tarafından 30/12/1999 tarihinde Kuruma sunulan şikâyet dilekçesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararı ile TMMOB ve ŞPO hakkında, 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verildiği; soruşturma sürecinde TMMOB ve ŞPO tarafından sunulan savunma dilekçelerinde özetle, "6235 sayılı Kanun’un özel bir kanun olduğu, bu kanun ile 4054 sayılı Kanun arasında çelişen hususlarda özel kanunun uygulanması gerektiği, TMMOB ve ŞPO'nun görev alanıyla ilgili düzenleyici işlemler yapabilecekleri, söz konusu Asgarî Ücret Tarifelerinin Bakanlık tarafından onaylandığı, kendilerine kanunla fiyat belirleme yetkisi verilen diğer meslek odalarınca da asgarî ücret tespiti yapıldığı, mimar ve mühendislerin de benzeri meslek mensuplarının durumu ile birlikte değerlendirilerek TMMOB’un ve bağlı odaların da asgarî ücret tarifesi belirleme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, asgarî fiyatın belirlenmesinin meslek odası mensupları arasında haksız rekabeti önleyeceği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun asgarî ücretin uygulanmasını gerekli kıldığı, TMMOB Onur Kurulu cezalarının asgarî ücret belirlemeyle ilgili olmadığı, Tarifelerin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Şartnamesine uygun olarak düşük tespit edildiği, 4054 sayılı Kanun’un amacının tüketicinin korunması olduğu ve asgarî ücret uygulamasının tüketicilerin yararına olduğu" hususlarının yer aldığı; Kurum tarafından yürütülen soruşturma neticesinde ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla sonuç olarak, "meslek odalarına üye olan; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı gibi alanlarda hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının her birinin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında 'teşebbüs' olduğuna, haklarında soruşturma yürütülen TMMOB ile ŞPO’nun ihlâl konusu eylemler bakımından 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında birer 'teşebbüs birliği' olduğuna, TMMOB'un 'TMMOB Asgarî Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik', 'TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgarî Ücret-Asgarî Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği', 'TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgarî Ücret Yönetmeliği' ve 'TMMOB Disiplin Yönetmeliği' gibi yönetmelikler aracılığı ile doğrudan yasal dayanağı olmadığı halde, genel kurullarında alınan kararlara dayalı olarak serbest mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin asgarî ücretlerini tespit esaslarını belirlemesi, bağlı odaların asgarî ücretleri tespit ve denetleme sistemini getirmesi ve uygulamada asgarî ücretlere riayet edilmesini sağlamaya yönelik eylemlerde bulunması ve bu teşebbüs birliği kararlarını 4054 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden ve Rekabet Kurulu’nun teşkilatını oluşturduğunu 1997/6 sayılı Tebliğ ile bildirmesinden sonra da ortadan kaldırmayarak devam ettirmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiğine, TMMOB'un bu eylemi nedeniyle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2002/1 sayılı Tebliğ gereğince ve takdiren cezanın asgarî tutarı olan 5.816.109.312.TL idari para cezası ile cezalandırılmasına; TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın ise 'MMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği' ve 'TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi' gibi, asgari ücretleri belirlemeye ilişkin karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğuna, ancak, bu karar ve uygulamalarının kendi bağımsız davranışı olmadığı, bağlı olduğu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yönetmeliklerine uyma zorunluluğundan kaynaklandığı göz önüne alınarak TMMOB Şehir Plancıları Odası hakkında ayrıca idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına, ceza uygulanmamış olmakla birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu tespit edilen TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın yönetmelik, karar ve uygulamalarının, sona erdirilmesini temin etmek için 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Kanun’a aykırı bu uygulamaya neden olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin zorlayıcı nitelikteki yönetmelik, karar ve uygulamalarının sona erdirildiği göz önüne alınarak, TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın da asgari ücret belirlemeye yönelik yönetmelik, karar ve uygulamalarına derhal son vermesine; açıkça 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine ve hukuka aykırı ve yasaklanmış bulunan, yine aynı Kanun’un 56. maddesi uyarınca geçersiz olan asgari ücret belirlemeye ilişkin her türlü karar ve uygulamanın sona erdirildiğinin, üyesi olan tüm teşebbüslere duyurulmasına ve bu hususun gerekçeli kararın TMMOB Şehir Plancıları Odası’na tebliğinden itibaren 60 gün içinde belgelendirilerek Rekabet Kurulu’na bildirilmesine, aksi takdirde, 60 günlük sürenin bitiminden itibaren her geçen gün için 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2002/1 sayılı Tebliğ uyarınca 1.454.027.328-TL. süreli para cezası uygulanacağının bildirilmesine" karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı ŞPO tarafından açılan dava üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 17/11/2003 tarih ve E:2003/2764 sayılı kararıyla “...kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan ve kamu tüzel kişiliği bulunan davacı Odanın kendi görev alanı ile ilgili yönetmelikler çıkarma yetkisinin bulunduğu, Davacı Oda tarafından çıkarılan, Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan ve o tarihten itibaren de uygulanması süregelen TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En az Ücret Yönetmeliği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi hakkında tesis edilen Kurul kararının, Yönetmeliklerin hukuksal niteliği dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği görüldüğünden yürütülmesinin durdurulmasına” karar verildiği, bu karara yapılan itirazın İDDK'nın 11/03/2004 tarih ve YD İtiraz No:2004/92 sayılı kararıyla reddedildiği, daha sonra dosyanın tevdi edildiği Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/07/2005 tarih ve E:2005/916, K:2005/3436 sayılı kararıyla, “...soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar toplantısına katılarak oy kullandığı...” gerekçesiyle söz konusu Kurul kararının iptaline karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından iptal edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, TMMOB tarafından kendi birliklerine bağlı meslek odalarının asgarî ücret tarifelerinin ve ŞPO tarafından şehir plancılarının asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan düzenleyici işlemlerin iptali için dava açılmasına, iptal edilen 02-04/40-21 sayılı Kurul kararıyla ilgili dosya konusunun açılacak dava sonucuna göre değerlendirilmesine karar verildiği ve bunun üzerine Kurum tarafından bakılan davanın açıldığı; Dava açıldıktan sonraki süreçte; Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 16/11/2007 tarih ve E:2007/10829, K:2008/1745 sayılı kararıyla; “4054 sayılı Kanun hükümlerinin ihlalinde yaptırım uygulama yetkisi bulunan Rekabet Kurum'nun, TMMOB Şehir Plancıları Odası'nca yapılan düzenlemelerin rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı olduğunu ileri sürerek iptalleri için dava açma ehliyetinin bulunmadığı” gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği; Bu kararın temyizi üzerine İDDK’nın 12/12/2012 tarih ve E:2008/1241, K:2012/2750 sayılı kararıyla; “4054 sayılı Yasa uyarınca bir teşebbüs birliği olan davalı TMMOB'un görev alanına giren bir konuda yaptığı düzenleme nedeniyle Rekabet Kurumunun davalı Birliğe ceza verme ve düzenlemeyi iptal etme yetkisi bulunmamakla beraber davalı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından yapılan ve şehir planlama hizmetlerinden alınacak ücretin, asgarî olarak nasıl belirlendiğini ve denetiminin ne şekilde sağlanacağını kurala bağlayan dava konusu Yönetmelik ve Yönerge maddeleri ile rekabetin ihlal edilmesi mümkün olduğundan, 4054 sayılı Yasanın 27. maddesine göre rekabet ortamını korumakla yükümlü düzenleyici ve denetleyici bir bağımsız idari otorite olan Rekabet Kurumunun söz konusu düzenlemeye karşı iptal davası açmakta menfaati bulunduğu” gerekçesiyle Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verildiği; İDDK'nın bozma kararı sonrası davayı ele alan Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kararıyla, “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği yönünden ise davanın reddine” karar verildiği; Bu kararın temyizi üzerine İDDK'nın 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararıyla, “…meslek odasına üye olan ve şehir plancılığı alanında hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının dava konusu düzenleyici işlem ile asgari ücretlerinin belirlenmesine ilişkin karar ve uygulamaların mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi niteliğinde ve 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine de aykırı olduğu açıktır. Bu itibarla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası tarafından, üyelerinin müşterilerine verdikleri hizmetler karşılığında tahsil edecekleri ücret ve masrafların tutar ve sınırlarına ilişkin esasların belirlenerek asgari tarife uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Diğer yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin iptali istemiyle dava açılmış ise de, davacının genel olarak davalı idare tarafından asgari ücret tarifesi belirlenmesine yönelik yönetmelik hükümlerinin iptalini talep ettiği anlaşılmakla birlikte, davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görüldüğünden, Kurulumuzun bozma kararı üzerine yapılacak olan incelemede, davacının dava konusu Yönetmeliğin hangi hükümlerin iptalini istediğinin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçeleriyle Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verildiği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrası, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesi, 2577 sayılı Kanun'un 49/4. ve 50. maddelerine, yer verilerek, Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun hem davanın ehliyet yönünden reddine dair kararı hem de kısmen karar verilmesine yer olmadığı kısmen davanın reddi yolundaki kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarıyla bozulduğu, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı da tanınmadığından bozma kararına uyularak, işin esasının görüşülmesine geçildiği; Anayasa'nın 13., 124., 48. ve 135. maddeleri, 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (b) ve (c) fıkraları, 32. ve 39. maddeleri, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1., 3. ve 4. maddeleri, Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin 1997/6 Sayılı Tebliğ’in 3. maddesi ile iptali talep edilen düzenlemelere yer verilerek; İlgili maddelerinin iptali talep edilen 14-15 Eylül 1996 tarihinde olağanüstü genel kurul kararı ile yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Şehir Plancıları Odası yönetim kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilip, 01/01/1999 tarihinde yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Mesleki Denetim Yönergesi'nin yürürlükte olup olmadığı yönünden; İDDK'nın 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararında, "davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görüldüğünden, bozma kararı üzerine yapılacak olan incelemede, davacının dava konusu Yönetmeliğin hangi hükümlerin iptalini istediğinin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde tespit edilmesi gerektiği"nin ifade edildiği; bununla birlikte; TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin yürürlükte olmadığı, TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmelik değişikliğinin de 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığının ifade edildiği; Anılan Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik incelendiğinde, 3. maddesinin (m) ve (n) fıkraları ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı, 1/f ve 17. maddelerinin 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete’de yapılan değişiklikle, 18., ve 21. maddelerinin 29/07/2011 tarih ve 28009 sayılı Resmî Gazete’de yapılan değişiklikle yeniden düzenlendiği Yönetmeliğin son halinin ise toplam 28 madde olduğu, Yönetmeliğin isminin “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği” olarak değiştirildiği, Yönerge'nin ise yürürlükte olmadığı; Bu çerçevede, iptali istenen Yönetmeliğin ve Yönerge'nin tespiti ve yürürlükte bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği; Her ne kadar İDDK kararında dava konusu Yönetmeliğin 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik olduğundan bahisle karar verilmişse de Rekabet Kurumu tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptalinin istenildiği, ancak anılan Yönetmelik ile Yönerge'nin hangi Resmî Gazete'de yayımlandığına dair bir bilgiye yer verilmediği (herhangi bir Resmî Gazete'de yayımlanmadığının anlaşıldığı); yukarıda "Maddi Olay" başlığı altında yer verilen süreç incelendiğinde, dava dilekçesinin ekinde dava konusu edilen 14-15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilip, 01/01/1999 tarihinde yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Mesleki Denetim Yönergesi'nin sunulduğu ve iptali istenen madde numaralarının da sunulan metinlerle uyumlu olduğunun görüldüğü; Başka bir anlatımla, esasen İDDK kararında ifade edildiği gibi 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete’de yayımlan düzenleyici işlemin dava konusu olmadığı, Kurum tarafından, İzmir Ticaret Odasınca verilen 30/12/1999 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine TMMOB ve ŞPO hakkında en son 28/06/2001 tarihli soruşturma raporunun tanzim tarihine kadar olan fiillerin ihlâl oluşturup oluşturmadığı yönünden inceleme yapılması söz konusu olabileceğinden, Kurum tarafından söz konusu idarî karar alma sürecinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin esas alınamayacağının açık olduğu; nitekim davacı Kurum tarafından dava dilekçesi ekinde de iptali istenen Yönetmelik ve Yönerge'ye yer verildiği görüldüğünden, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin dava konusu olmadığı sonucuna varıldığı; Öte yandan, iptali talep edilen Yönetmelik ile Yönerge'nin yürürlükte olup olmadığının ve yürürlükten kaldırılmış olsalar dahi bu hususun davanın esasının incelenmesine etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği; Davacı Kurumun işbu davayı, TMMOB'a idarî para cezası uygulanması ŞPO yönünden ise rekabet ihlâli oluşturan düzenlemeleri yürürlükten kaldırması gerektiğine dair ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 17/11/2003 tarih ve E:2003/2764 sayılı kararıyla “yürütülmesinin durdurulmasına" karar verilmesi ve Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/07/2005 tarih ve E:2005/916, K:2005/3436 sayılı kararıyla, “soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar toplantısına katılarak oy kullandığı” gerekçesiyle iptaline karar verilmesi üzerine açtığı; Kurum tarafından, TMMOB'un kendi birliklerine bağlı meslek odalarının asgarî ücret tarifelerinin ve TMMOB üyesi Şehir Plancıları Odasınca şehir plancılarının asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan Yönetmeliklerin iptali için davanın açıldığı göz önüne alındığında, söz konusu Yönetmeliğin Rekabet Kurumu tarafından halen yürütülen ve işbu dava sonuçlanıncaya kadar bekletilen bir soruşturmada doğrudan uygulamaya esas alınacak bir düzenleme olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemelerin hâlen yürürlükte olmasa dahi iptal davasına konu edilebileceği ve esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı; Öte yandan, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlananTMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin, 14-15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe giren dava konusu Yönetmelikle benzer düzenlemeler içerdiği ve bu Yönetmelik yerine yürürlüğe konulduğu, başka bir anlatımla, dava konusu Yönetmeliğin ve Yönergenin geçmişe etkili olarak yürürlükten de kaldırılmadığı anlaşıldığından, bu yönüyle de esasın incelenmesi gerektiği; Davalı idarenin diğer usule ilişkin itirazları yönünden; Davalı ŞPO tarafından, "davanın süre aşımı ve/ veya ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği"nin ileri sürüldüğü; İşbu uyuşmazlıkta her ne kadar Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 16/11/2007 tarih ve E:2007/10829, K:2008/1745 sayılı kararıyla Rekabet Kurumunun dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmişse de bu kararın temyizi üzerine İDDK’nın 12/12/2012 tarih ve E:2008/1241, K:2012/2750 sayılı kararıyla anılan Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verildiği, 2577 sayılı Kanun'un 49. ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmamış olup, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlandığından, davalı idarenin ehliyete ilişkin itirazının yerinde görülmediği; Davalı idarenin süre aşımı itirazının incelenmesinden; bu davanın Rekabet Kurumu tarafından TMMOB Şehir Plancıları Odası hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem tesis edilmesine hukuki engel teşkil ettiği görülen Yönetmelik ve Yönerge'nin iptali istemiyle açıldığı dikkate alındığında, Rekabet Kurulu nezdinde idari karar alma sürecinin halen devam ettiği anlaşıldığından, Rekabet Kurumu tarafından dava konusu yapılan düzenlemelerin, Kurulun karar alma sürecinde uygulama görecek olması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu, nitekim, TMMOB hakkında aynı hukuki süreçler çerçevesinde açılan davada da Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 25/05/2017 tarih ve E:2016/3930, K:2017/1634 sayılı kararıyla verilen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın İDDK'nın 31/10/2019 tarih ve E:2017/3087, K:2019/4885 sayılı kararıyla bozulduğu ve davalının karar düzeltme isteminin de İDDK'nın 03/12/2020 tarih ve E:2020/2147, K:2020/2868 sayılı kararıyla reddedildiği; Esas yönünden; Dava konusu Yönetmelik ile Yönerge düzenlemeleri incelendiğinde; şehir plancılığı hizmetinin sunumunda şehir plancılığı meslek mensuplarınca sunulacak hizmetler için asgari ücretlerin tayin edilmesi ve bunlara uymayan Oda mensuplarına uygulanacak yaptırımlara dair düzenlemelere yer verildiği; Dava dilekçesinde, iptali istenen düzenlemelerde şehir plancılığı hizmetinin sunulmasında ŞPO tarafından asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesinin ve bu tarifelere uymayanların cezalandırılmasına ilişkin kuralların; yasal herhangi bir dayanağının bulunmadığı ve 4054 sayılı Kanuna aykırı oldukları ileri sürüldüğünden uyuşmazlığın bu yönlerden incelenmesi gerektiği, bununla birlikte, anılan düzenlemelerin, şehir plancılığı hizmeti alanlar arasında bir sözleşme ilişkisi olduğu göz önüne alınarak, sunulan hizmetlerin karşılığı olan ücretin taraflar dışında (TMMOB ve/veya ŞPO tarafından) dava konusu Yönetmelikler ile belirlenmesinin de hukukîliğinin denetlenmesi gerektiği; Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'de yer alan düzenlemelerin, yasal dayanağı bulunup bulunmadığı ve ŞPO'nun düzenleme yetkisi yönünden; Anayasa'nın 124. maddesine yer verilerek, bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldıkları, kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu ve daha sonra gelen kanunların yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzüklerin yürürlüğünü kanunlardan, yönetmeliklerin ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden aldığı, dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm içermemesi gerektiği; Bu çerçevede, bir kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle daha önceden düzenlenmeyen bir konuda yönetmelik çıkarılması mümkün olmayıp, yönetmeliklerin bu anlamda kanuna veya cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanmak zorunda olduğu, Türk hukukunda, idarenin bir alanı aslî olarak yönetmelikle düzenlemesinin mümkün olmadığı; Bu itibarla; kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan TMMOB'un ve dolayısıyla ŞPO'nun, 6235 sayılı Kanun'un kendilerine tanıdığı görev ve yetkilerle sınırlı olarak yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunduğu; Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik hükümleri göz önüne alındığında, 6235 sayılı Kanun'la, TMMOB'a veya ŞPO'ya; mimar ve mühendislik hizmeti yahut SŞH sunulmasında, asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine ve bu tarifelere uymayan mimar ve mühendislerin yahut şehir plancılığı meslek mensuplarının cezalandırılmasına ilişkin Yönetmelik çıkarma görev ve yetkisi verilip verilmediğinin irdelenmesi gerektiği; 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde birliğin kuruluş amaçları arasında; "mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" sayıldığı; ayrıca birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağının belirtildiği; Anılan Kanun'un 26. maddesinde odalara kayıtlı meslek mensuplarından bu Kanun'a aykırı hareketleri görülenlerle, meslekle alakalı işlerde gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara sebebiyet veren veya akdettiği mukavalelere riayet etmeyen veyahut meslek şeref ve haysiyetine aykırı durumları tespit olunanlara kayıtlı bulundukları oda haysiyet divanınca ceza verileceği; 39. maddesinde ise bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunacağı kuralının yer aldığı; Bu itibarla; 6235 sayılı Kanun'da herhangi bir şekilde ŞPO'ya şehir plancılığı hizmeti sunulmasında, asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine ve bu tarifelere uymayan mimar ve mühendislerin cezalandırılmasına ilişkin Yönetmelik çıkarma görev ve yetkisi verildiği şeklinde yorumlanabilecek bir kuralın bulunmadığı; ŞPO ile birlikte hakkında soruşturma yürütülen TMMOB tarafından Rekabet Kurumu nezdinde sunulan savunma dilekçesinde de 6235 sayılı Kanun'da asgarî ücretin belirlenmesine ilişkin bir hükme yer verilmediğinin ifade edildiği; dolayısıyla aynı şartların ŞPO için de geçerli olduğunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı; Bunun yanında, gerek ŞPO tarafından savunma dilekçesinde gerekse Rekabet Kurumu nezdinde yürütülen soruşturma aşamasında ileri sürülen iddiaların, işbu davanın konusuyla sınırlı olmak kaydıyla irdelenmesi gerektiği; Öncelikle; 5174 sayılı Kanun'un 71. maddesiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine, 1136 sayılı Kanunun 164. maddesiyle Türkiye Barolar Birliğine, 3568 sayılı Kanun'un 46. maddesiyle Türk Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Odaları Birliğine, 6023 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle Türk Tabipler Birliğine, 3224 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle Türk Diş Hekimleri Birliğine asgarî ücretin belirlenmesi konusunda kanun koyucu tarafından görev ve yetki verildiği; bu itibarla, TMMOB ve ŞPO'nun anılan diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla, asgarî ücret tarifesi belirleme hususunda aynı hukukî statüye sahip olduğu yönündeki savunmasının, 6235 sayılı Kanun'da diğer meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarının aksine bu yönde açıkça bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında itibar edilecek nitelikte görülmediği; Her ne kadar, Kanun'un gerekçesinde "fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücret listeleri tertiplenmesi" ifadesine yer verildiği, bu gerekçeden yasa koyucunun ücret belirleme yetkisi tanıma saikiyle hareket ettiğinin görüldüğü ileri sürülmekte ise de Kanun'un lafzında TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya asgarî ücret tespiti veya asgarî ücretin altında hizmet sunan mimar ve mühendisler ile serbest şehircilik meslek mensuplarına disiplin cezası verilmesi konusunda bir görev ve yetki verilmediği; TMMOB'a üye bir başka meslek odası olan Orman Mühendisleri Odası bünyesinde faaliyet gösteren meslek mensuplarına ilişkin olan ve 08/07/2006 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un "Ücret" başlıklı 13. maddesinde Orman Mühendisleri Odasına asgarî ücret belirleme ve buna uymayan mensuplara ceza verilebileceğinin düzenlenmesinin de sadece Orman Mühendisleri Odası bakımından hüküm ifade etmesi ve diğer mühendis odalarını kapsamaması nedeniyle şehir plancılarına uygulanacak olan dava konusu Yönetmelik hükümlerinin kanunî dayanağı olamayacağı; Öte yandan; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesinin 5. fıkrasında, “Serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.” kuralına yer verilmiş olup anılan düzenlemeyle katma değer vergisine matrah olacak hizmet bedellerinin belirlenmesinin esaslarının düzenlendiği ve vergi matrahının belirlenmesinde, şayet varsa asgarî ücret tarifelerinin kullanılacağının kurala bağlandığı; bütün meslek kuruluşları için geçerli olan; anılan Kanun hükmünden TMMOB ve ŞPO tarafından asgarî ücret tarifelerinin tespitinin zorunlu kılındığı şeklinde bir anlam çıkarılamayacağı gibi söz konusu Kanun'un dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerine yasal dayanak oluşturmadığı; Bu itibarla; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin, yasal dayanağının bulunmadığı, ŞPO'nun serbest şehircilik hizmetleri sunumunda asgarî ücreti tespit etme ve bu ücrete uymayan mensuplara yaptırım uygulama hususunda düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığı; Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerinin, 4054 sayılı Kanun'a aykırı olup olmadığı yönünden; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. ve 3. maddelerine yer verilerek; Serbest çalışan mimar ve mühendislerin/serbest şehircilik meslek mensuplarının esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest şehircilik meslek mensuplarının 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs olduklarının açık olduğu; Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin Rekabet Kanunu'na tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı ŞPO'nun 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılması gerektiği; Bu çerçevede; ŞPO tarafından şehircilik hizmetlerine ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanun'da yer verilen kuralların dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'ye de uygulanabileceği ve ŞPO tarafından yürürlüğe konulan Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin 4054 sayılı Kanuna aykırı olmamaları gerektiğinin açık olduğu; Öte yandan, bir yazılı hukuk kuralının, kendisinden daha üst konumda bulunan bir kurala aykırı hüküm içeremeyeceği, başka bir anlatımla, kural olarak bir yönetmelik ile kanuna aykırı düzenleme getirilemeyeceği; dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin yasal bir dayanak olmaksızın, teşebbüs niteliğinde olan serbest şehircilik meslek mensuplarınca sunulan ve serbest piyasada belirlenmesi gereken hizmet ücretlerinin düzenlenmesini öngördüğünden, anılan düzenlemelerin, rekabetin korunması kapsamında temel Kanun ve piyasa düzenlemeleri açısından üst hukuk kuralı niteliğindeki 4054 sayılı Kanun'a aykırı hükümler içermesinin mümkün olmadığı; 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine yer verilerek; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerinin, asgarî ücretin tespit edilmesi ve tespit edilen bu ücretlere uymayan serbest şehircilik meslek mensuplarının cezalandırılmasını öngördüğü ve bu çerçevede, asgarî ücret tarifeleriyle, şehircilik planlama hizmeti sunan meslek mensuplarının, hizmetin fiyatını belirleme serbestisinin hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellendiği, bu suretle satım fiyatının ŞPO tarafından tespit edildiğinin açık olduğu, bu durumda, dava konusu düzenlemelerin şehircilik planlaması hizmetleri piyasasında fiyat tespiti niteliği taşıdığı anlaşıldığından 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varıldığı; ŞPO tarafından, dava konusu düzenlemelerin şehir plancılığı meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak, gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halkla olan münasebetlerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak maksadıyla yürürlüğe konulduğunun ileri sürüldüğü; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” bölüm başlığı altında düzenlenen 54. maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtildiği, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticarî uygulamaların yasaklandığı, 4054 sayılı Kanun'da düzenlenen rekabetin korunmasına ilişkin düzenlemelerle ise kamusal fayda da gözetilerek fiyat ve kâr gibi göstergelerin müdahalelerden uzak olarak serbest piyasa şartlarında belirlenmesinin amaçlandığı, bu itibarla, anılan kuralların yer yer iç içe ve birlikte uygulanma imkânı bulunmakla birlikte, birbirinden farklı amaçları hedeflediğinin anlaşıldığı, Bununla birlikte; rekabetin korunmasına ilişkin kurallar kamusal ve soyut bir koruma sağladığından, haksız rekabet hükümlerine nazaran daha kapsayıcı olduğundan, asgarî fiyat belirlenmesinin haksız rekabeti engelleyeceği ihtimalinden hareketle; 4054 sayılı Kanun'da hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanun'un uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı, bu nedenle, dava konusu düzenlemelerin şehir plancılığı meslek mensupları tarafından sunulacak hizmetlerin fiyatlarını doğrudan asgarî ücret tarifeleriyle tespit ederek 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan, incelenen Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin de genel itibarıyla haksız rekabete dair olmadıklarının anlaşıldığı, TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya 6235 sayılı Kanunla meslek disiplinini ve ahlâkını koruma görev ve yetkisi verilmiş olup, bu davada hizmet standartlarını yükseltmek maksadıyla Yönetmelik çıkarılması ve ŞPO'ya yöneltilen 4054 sayılı Kanun'un ihlâli iddiaları noktasında hukukîlik değerlendirmesi yapılmadığı, başka bir anlatımla, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'de yer alan düzenlemeler, sadece asgarî ücret tespit edilmesi ve tespit edilen ücretlere uymayan şehir plancılığı meslek mensuplarının disiplin cezasıyla cezalandırması yönleriyle hukukilik ve üst hukuk normlarına uygunluk bakımından incelendiği, 3. Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin sözleşme özgürlüğü çerçevesinde incelenmesi: Anayasa'nın "Temel Hak ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyetinin düzenlendiği, buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağının belirtildiği, Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağının kurala bağlandığı, Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerine göre, SŞH alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için ŞPO'ya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerektiği, Yapılacak sözleşmenin unsurlarından birinin de sözleşmenin bedeli olduğu, sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesinin asıl olduğu, nitekim bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisinin de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup anayasal koruma altında olduğu, sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise yine Anayasa'da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerektiği, Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmadığı, dolayısıyla ilgili kanunlarda yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik ve Yönerge hükümleri ile düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, yasal dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan ŞPO tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği, Belirtilen sebeplerle dava konusu konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin, asgarî ücret belirlenmesini, bu yönde meslekî denetim yapılmasını ve tespit edilen ücretlere uymayan şehir plancılığı meslek mensuplarının cezalandırılmasını düzenleyen maddelerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu Yönetmelik ve Yönerge maddelerinin iptaline, ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı 812,30-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Müşterek Heyet kararının yeterli açıklıkta olmadığı, hangi Yönetmelik maddelerinin iptal edildiğinin anlaşılamadığı, taleple bağlılık ilkesine uyulmadığı, Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kamu tüzel kişiliğini haiz Anayasal ve yasal kuruluşlar olarak tanımlandığı, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca birlik ve dolayısıyla meslek odasının, şehir plancılığı meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halkla olan münasebetlerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli bütün teşebbüsleri yapmakla görevli olduğu, bu yasal çerçevede dava konusu edilen düzenlemelerin, şehir plancılarının meslek kurallarına bağlı çalışmalarına yönelik hukuka uygun düzenlemeler içerdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Müşterek Heyet kararının dava konusu Yönerge düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmının bozulması, temyiz isteminin kısmen reddi ile Yönetmelik düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyeti kararının, dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu Yönerge düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmına gelince; Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kararı ile, dava konusu Yönerge düzenlemeleri yönünden kısmen karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri yönünden ise kısmen davanın reddi ile 335,10-TL ilk derece ve temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmesinin ardından, söz konusu Müşterek Heyet kararının Yönetmelik düzenlemeleri yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz talebi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararıyla anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Bu bakımdan, dava konusu Yönerge düzenlemeleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kararının bu kısmının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, söz konusu bozma kararı (Yönetmelik düzenlemeleri yönünden) üzerine Müşterek Heyet tarafından yeniden yapılan yargılama neticesinde hem Yönetmelik hem de Yönerge düzenlemelerinin iptali ile ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı 812,30-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, Müşterek Heyet kararının temyiz edilmeksizin kesinleşen, Yönerge düzenlemeleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmına ilişkin olarak Müşterek Heyetçe yeniden inceleme yapılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, temyize konu Müşterek Heyet kararının dava konusu Yönerge düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin temyize konu 14/12/2023 tarih ve E:2022/4399, K:2023/5813 sayılı kararının dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu Yönerge düzenlemeleri yönünden iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onüçüncü Dairesine gönderilmesine, 4.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.