12. Hukuk Dairesi 2013/24431 E. , 2013/31868 K. MAHKEMESİ : Kırıkkale İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 28.05.2013 tarih, 10829/19546 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup…
**12. Hukuk Dairesi 2013/24431 E. , 2013/31868 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kırıkkale İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 28.05.2013 tarih, 10829/19546 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin İİK’nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır. Kırıkkale 6. Noterliğinin 16.10.2006 tarih ve 3100 yevmiye nolu vekaletnamesi ile borçlu Kadir Çakır tarafından Mehmet Çakır'ın çek imzalama yetkisini de içerir şekilde vekil olarak tayin edildiği görülmüştür. Savcılık tarafından Ankara Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 04.10.2010 tarihli raporda çekteki keşideci imzasının M.Ç. eli ürünü olmadığı bildirilmiş, mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi İ.B.'dan alınan 12.08.2011 tarihli raporda imzanın borçlu elinden çıkmadığı ancak M.Ç. eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 26.12.2012 tarihli raporda ise imzaların borçlu eli ürünü olmadığı ancak M.Ç. eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece üstün tutulması gereken raporun, Savcılık raporunu da doğrulayan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor olduğu kanaatiyle Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan rapor hükme esas alınarak itirazın reddine karar verilmiştir. HGK’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararında da belirtildiği üzere; herhangi bir belgedeki imza ve yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleri ile de desteklenmesi şarttır. Hükme esas alınan raporda kesin kanaat belirtilmediğinden önceki raporlar arasında çelişkinin giderilmesinden bahsedilemez. Ayrıca bilirkişi raporlarından birisinin heyetçe düzenlenmiş olması, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından, heyetten alınan rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemez. O halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2013 tarih ve 2013/10829 E., 2013/19546 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.