10. Hukuk Dairesi 2024/2044 E. , 2024/13594 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1904 E., 2022/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/397 E., 2021/678 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlan…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2044 E. , 2024/13594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1904 E., 2022/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/397 E., 2021/678 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak, geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararı için 500,00 TL, geçici iş görmezlik dönemi bakıcı gideri olarak 100,00 TL, sürekli iş görmezlik tazminatı 1.800,00 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik nedeniyle maddi zararını 555,62 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 130.174,45 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş kazasının tamamen davacının kusurundan ve ihmalinden kaynaklandığını, ceza davasının hala derdest olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın 13.01.2014 günü saat 20:00 sularında otel inşaatında davalı işyerinde işçi olarak çalışan davacının mesai arkadaşları ile birlikte hatalı örülmüş olarak ve zemin katta bulunan beton bir duvarı alt kısmında balyozla vurarak yıkmaya çalıştıkları sırada duvarın göçerek davacının üzerine yıkılması veya devrilmesi sonucu davacının sağ ayağından kazalanması biçiminde olduğu, 31.08.2018 tarihli kusur raporuna göre davalı işverenin % 80, davacının %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda %12,2 maluliyet oranı belirlendiği, davacının kaza tarihinde aylık kazancının dönemin asgari ücret olduğu, aktüerya hesap bilirkişisinin davacının iş kazası nedeniyle uğradığı daimi iş görmezlik ve geçici iş görmezlik tazminatı zarar miktarını hesapladığı, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunun ve aktüerya bilirkişisi hesap raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olup hükme esas alınabileceği, somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler gözönünde tutularak davacının üzüntülerini tatmin duygusu yanında kusurlu işverende caydırıcılık uyandıran oranda ancak davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak şekilde manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle; geçici iş görmezlik tazminatı talebinin kabulüne, 555,62 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş görmezlik tazminatının talebinin kabulüne, 130.174,45 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri talebinin kabulüne, 100,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.06.2017 tarihli komisyon kararı ile olayın iş kazası sayıldığı, Kurum Sağlık Kurulunun 30.03.2020 tarihli kararına göre hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranının %12,2 olduğu, davacının yıktığı duvarın üzerine göçmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği anlaşılmakla hükme esas alınan kusur durumunun yerinde bulunduğu, davalı şirketin sahibinin ceza yargılamasındaki (Serik Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/191 Esas sayılı dosyasında yaptığı) savunması, (davalıya ilişkin) sunulu vekaletname ve dosya kapsamı itibariyle, davalının ünvanının maddi hataya dayalı olarak dava dilekçesinde gösterildiği dosyada husumet sorunu bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın 4580472894 vergi numaralı ... İnşaat Mermer Mad. İzo. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açıldığı, gerçek davalının Mermer Dekorasyon Tur. İnş. Tah. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, dava ile hiçbir ilgi ve alakası olmamasına rağmen 17.05.2018 tarihinde davalı olarak ... Mermer İnş. Madencilik San. ve Tic. A.Ş, adına davanın devam edilmesinin istendiği ve Teb. Kan.35 maddesine göre tebligat yapılarak dava ile alakası olmayan şirketin davalı olarak davaya devam edildiği ve bu şirket hakkında hüküm kurulduğu, işverenin ... Mermer Dekorasyon Tur. İnş. Tah. San. ve Tic. A.Ş. olup davanın hasım olan davalıya ikame edilmesi gerektiği, taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup dava ile ilgili olmayan kişi hakkında hüküm kurulması halinde başkaca bir inceleme olmaksızın kararın kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (... Kuru-... Arslan-Ejder ..., Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Dosya kapsamından; dava dilekçesinde davalı olarak ... ... İnşaat Mermer Maden İzolasyon Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin gösterildiği, davacının hizmet cetveli ve ücret bordrolarında kaza tarihinde çalışmasının ... Mermer Dek. Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'den bildirildiği, SGK tarafından iş kazasına ilişkin komisyon kararında işveren olarak ... Mermer Dek. Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'nin belirtildiği, davacı vekiline mahkemece 16.1.2018 tarihli celsede iş kazası tespitine dair komisyon kararında belirtilen işveren unvanına göre açıklayıcı beyanda bulunmak üzere süre verildiği ve davacı vekilinin 6.2.2018 tarihli dilekçesi ile davalının unvanının ... ... Mermer İnşaat Madencilik San. ve Tic. A.Ş. olarak düzeltilmesini talep ettiği, Mahkemece bu şirket hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin geri çevirme ilamı ile dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; kaza tarihinde davacının sigortalı çalışmasının bildirildiği ve SGK tarafından iş kazası tahkikatında işveren olarak kabul edilen ... Mermer Dek. Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'nin ticaret siciline 17.6.2013 tarihinde tescil edildiği, 31.12.2014 tarihinde tüm aktif ve pasifi ile bir bütün halinde devralma suretiyle ... ... İnşaat Mermer Maden İzolasyon Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ile birleştiği, birleşme nedeni ile terkin olarak ticaret sicilinden silindiği ve bu hususun 27.2.2015 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edildiği, ... Mermer Dek. Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. şirketini birleşme suretiyle devralan ... ... İnşaat Mermer Maden İzolasyon Turizm San Tic Ltd.Şti 'nin ise 30.12.2021 tarihinde tasfiyeye girdiği, 30.4.2022 tarihi itibariyle tasfiyesi tamamlanarak 9.5.2022 tarihinde terkin edildiğinin görüldüğü, yargılama sırasında HMK 124. maddesine dayalı olarak davanın yöneltildiği, gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilen ve hakkında hüküm kurulan ... ... Mermer İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ticaret siciline kaza tarihinden sonra 17.3.2015 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, kaza tarihi itibariyle hukuken tüzel kişilik olarak varlığı bulunmadığı, halen faal olarak göründüğü anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, kaza tarihi itibariyle işveren olduğu anlaşılan ... Mermer Dek. Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'nin 31.12.2014 tarihinde tüm aktif ve pasifi ile bir bütün halinde devralma suretiyle ... ... İnşaat Mermer Maden İzolasyon Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ile birleştiği ve bu şirketin de 9.5.2022 tarihinde terkin edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafa adı geçen şirketi ihya etmesi için dava açmak üzere süre vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Temyiz eden davalı şirketin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.