10. Hukuk Dairesi 2023/2276 E. , 2024/5961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/724 E., 2022/2503 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/231 E., 2019/700 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulma
**10. Hukuk Dairesi 2023/2276 E. , 2024/5961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/724 E., 2022/2503 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/231 E., 2019/700 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının 12/02/2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla sigortalı için maddi ve manevi, anne, baba ve kardeşler için manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun bir sorumluluğunun olmadığını, davacının davalı diğer şirketin çalışanı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, iş ile kaza arasındaki illiyet bağının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Müh. Elek. Mak. İnş.Tur. San. Tic. Ltd.Şti., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11/12/2019 tarihli ve 2017/231 Esas 2019/700 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile; 529.542,02 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kazalı ...'ya verilmesine, 15.000,00 manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ... ...'ya verilmesine, 15.000,00 manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'ya verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ...'nun manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli ve 2020/604 Esas, 2020/901 Karar sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 355. ve 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile: 529.542,02 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kazalı ...'ya verilmesine, 15.000,00 manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ... ...'ya verilmesine, 15.000,00 manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'ya verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ...'nun manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23/11/2021 tarih ve 2021/62 Esas, 2021/14672 Karar sayılı kararı ile "...Dosya kapsamından, davacı sigortalının davalı ...’ de elektrik teknisyeni olarak çalıştığı, olay tarihinde meydana gelen elektrik arızasının giderilmesi için çıktığı elektrik direğinde elektrik akımına kapılarak yaralandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda meydana gelen olayın iş kazası olduğu, işveren Kur-Bil isimli şirketin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Diyarbakır C. Başsavcılığının 2014/24870 Sor. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı DEDAŞ'ın %40, Kur-Bil isimli şirketin %40 ve davacının %20 oranında kusurlu bulunduğu, işbu dosyada Mahkemece alınan 08/03/2018 tarihli rapor ve aynı heyetten alınan 24.07.2018 tarihli ek raporda davalı DEDAŞ'ın %40, Kur-Bil isimli şirketin %40 ve davacının %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve bu raporların hükme esas alındığı ancak anılan raporlarda davalı şirketler arasındaki ilişkinin, hangi sebeplerle sorumlu olduklarının ve olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemenin de bu raporlar ile yetinerek karar verdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaylara ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediği gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, alınacak bu raporda davalı şirketler arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, tarafların alması gerekli önlemlerin neler olduğunu, bu önlemlerin alınıp alınmadığını, nedenleri ile birlikte açıklayarak, tarafların kusur oran ve aidiyetlerini belirleyerek, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve aidiyetlerini - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafın istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir..." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılar nezdinde elektrik teknisyeni olarak çalıştığı, davacının 12.02.2014 tarihinde işveren talimatı ile çıktığı elektrik direğinde elektrik akımına kapılarak yaralanması şeklinde iş kazasının meydana geldiği, SGK tarafından iş kazası sonrası davacının %68 oranında malul kaldığının tespit edildiği, tarafların maluliyet oranına itiraz etmediğinin tespit edildiği, bu doğrultuda Mahkemece SGK tarafından belirlenen %68 maluliyet oranı üzerinden yargılamaya devam edilmesinin ve sonuca gidilmesinin isabetli olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarını belirlemek amacıyla ehil iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik heyetten alınan 12/09/2022 tarihli heyet raporu ve dosya içerisindeki belgelere göre 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77 nci maddesine ve oluşa uygun olacak şekilde kusur dağılımının yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, oluşa ve dosya kapsamına göre davalıların toplam %60, davacının %40 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Dairece rapora itibar edildiği, somut olayda, davalı vekilinin 12.02.2014-26.01.2015 arasının %100 malul olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu ifade ederek istinaf itirazında bulunduğu, ancak kazadan sonra davacı işçi bu tarih aralığında raporlu olduğundan bu dönem için %100 malul sayılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu çerçevede, yukarıda belirtilen ölçütlere uygun düzenlendiği anlaşılan maddi tazminat hesap raporunun içeriğinin aksini kanıtlar nitelikte maddi ve hukuki gerekçe sunulmaması nedeniyle hesap raporunun hatalı olduğu yönünde davalı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte davacının kusur oranı arttığından %40 kusur üzerinden 15.01.2019 tarihli hesap raporundaki veriler ile re'sen yeniden hesap yapılması gerektiği, olay sebebi ile bilinen aktif dönem zarar toplamının 14.438,65 TL olduğu, %40 kusura tekabül eden 5.775,46 TL mahsubu ile 8.663,19 TL olduğu, bilinen aktif dönem, bilinmeyen aktif dönem ve bilinmeyen pasif dönem zarar toplamının 1.284.939,62 TL olduğu, %40 kusura tekabül eden 513.975,85 TL mahsubu ile 770.963,77 TL olduğu, davacının tespit edilen %68 maluliyetine tekabül eden miktarın 770.963,77 x 68 /100 = 524.255,36 TL olduğu, buna göre tazminat tutarının 8.663,19 + 524.255,36 = 532.918,55 TL olduğu, GİG ve PSD'nin %60 işveren kusuruna tekabül eden miktarlarının ise 127.624,50 PSD ve 7.387,63 TL GİG olduğu, tazminattan mahsubu ile 397.906,42 TL'nin net tazminat tutarı olduğu, karara karşı davacı ve davalı diğer şirket tarafından istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru yapılmadığından oluşan usulü müktesep hakların korunduğu, ağır bedensel zarara uğrayan davacı ...'nun maluliyet oranı ve diğer yasal unsurlar ile usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, davacı ..., annesi ... ... ile babası ... lehine manevi tazminat takdir edildiği, diğer davacılar yönünden taleplerin reddedildiği, Dairece kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin yeniden hüküm altına alındığı, ayrıca, davacıların birlikte dava açması ve tek vekille temsil edildiği gözetilerek, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 529.542,02 TL maddi tazminat (davalı ... 397.906,42 TL kısmından birlikte sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kazalı ...'ya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ... ...'ya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'ya verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ...'nun manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporuna itirazlarının karşılanmadığını, kazazedenin diğer davalı işçisi olduğunu ve ihale makamı olması sebebi ile davanın reddi gerektiğini, kusursuz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kaçınılmazlık unsuru üzerinde durulmadığını, 12.02.2014-26.01.2015 arasının %100 malul olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, tazminatta indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak kadar yüksek tayin edildiğini, hem maddi tazminat tutarları yönünden davacılar için ayrı ayrı ve hem de manevi tazminat tutarları yönünden davacılar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 nci Maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, davalı ... vekilinin manevi tazminat yönünden temyize konu ettiği miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.