Ceza Genel Kurulu 2019/509 E. , 2022/379 K. "" Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 103/1, 43, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... A…
**Ceza Genel Kurulu 2019/509 E. , 2022/379 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 103/1, 43, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.02.2018 tarihli ve 198-17 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 29.05.2018 tarih ve 1009-748 sayı ile cinsel taciz suçundan kamu davası açılmasına rağmen bu suç bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bir karar verilebileceği tespitiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 08.04.2019 tarih ve 10274-8895 sayı ile; “İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda usulüne uygun şekilde tefhim edilen hükümle ilgili olarak istinaf kanun yoluna başvurmayan sanık müdafisinin, ilk derece mahkemesinin kararını sanık aleyhine değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddine” karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 29.05.2019 tarih ve 88490 sayı ile; "...İtirazın konusu, ilk derece mahkemesinin kararını istinaf etmese de karar hakkında kanun yoluna başvurma hakkı bulunan sanık müdafisinin istinaf isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz edebileceğine ilişkindir. İtiraz Nedenleri: ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2018 gün ve 2017/198 Esas, 2018/17 Karar sayılı hüküm sanık ve müdafisinin yüzüne karşı tefhim olunduğu hâlde bu karar aleyhine istinaf isteminde bulunmadıkları, kararın sanık aleyhine o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği, bu istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu kararın 12.06.2017 günü sanık müdafisine tebliğ edildiği, 27.06.2018 günü sanık müdafisinin temyiz isteminde bulunduğu incelenen dosya kapsamı ile sabittir. CMK’nın 260. maddesi ‘(1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler.