18. Ceza Dairesi 2019/1834 E. , 2019/10413 K. "" KARAR Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanıklar ..., ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile, sanık ...'in ise iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarihli ve…
**18. Ceza Dairesi 2019/1834 E. , 2019/10413 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanıklar ..., ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile, sanık ...'in ise iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarihli ve 2015/664 esas, 2016/1030 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2016 tarihli ve 2016/987 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre, diğer sanık ...'in Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarihli kararına yönelik istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 24/05/2017 tarihli 2017/706 esas, 2017/1186 sayılı kararı ile anılan kararın bozulduğu anlaşılmakla, istinaf kararında belirtildiği üzere; 1- Gazete ve internet sitesinde yer alan haber içeriğindeki sözlerden, hangilerinin hakaret, hangilerinin adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını oluşturduğunun ve sanıkların haberin yayınlanmasından dolayı ne surette cezai sorumluluğunun bulunduğunun kabul edildiği denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanıp gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmasında, Kabule göre de; 2- Hakaret eyleminin, birden çok kişiye karşı ve basın ve yayın yoluyla gerçekleştirildiği kabul edilmesine karşın, TCK'nın 43/2 ve 125/4. maddelerinin uygulama olanağının tartışılmamasında; İsabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 1- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin 6. fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnad edilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir. CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir. Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı CMK’nın 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.