Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- bünyesinde yer alan müvekkili firmanın 1967 yılında kurulmuş olup 2003 yılında ---- ürünlerini “--- Sanayi A.Ş.” adı altında birleştirdiğini ve Türkiye’nin önde gelen gıda şirketlerinden olduğunu, davacı firmanın “----” ibareli markaların sahibi olduğunu, “----” markasının, Avrupa Birliği nezdinde iki ayrı topluluk markası olarak tescil edildiği gibi, Kıbrıs ve Cezayir’de de tescil edildiğini, müvekkiline ait “----” markasının tanınmış marka olduğunu, tanınmışlık seviyesinin yüksekliği sebebiyle, müvekkiline ait “---” markasına daha güçlü bir marka koruması sunulmasının hakkaniyetin gereği olduğunu, diğer yandan, müvekkili davacı firmanın “----” ve “---” esas unsurlu o www.----.com.tr tescil tarihi 09/02/1996 ve www.----.com/tr tescil tarihi 23/05/2012 alan adlarını tescil ettirdiğini, davalı firmanın ise, 11/02/2015 tarihinde kurulmuş olup ticaret unvanının esas unsurunun “---” ibaresi olduğunu, ayrıca, davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanı ve yine müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, şöyle ki; davalı firmanın ticaret unvanının müvekkilinin tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına iltibas teşkil ederek 556 sayılı KHK ve TTK uyarınca tecavüz teşkil etmekte ve haksız rekabet oluşturmakta olduğunu, davalı firmanın ticaret unvanının, müvekkilinin tanmmış “----” markasını birebir içerdiğini, ayrıca, davalı firmanınticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan “----” ibaresini birebir içerdiğini, bu durumun, halk nezdinde karışıklığa neden olarak tüketici tarafından işletmeler arasında irtibat kurulması ihtimalini doğurduğunu, davalı firmanın fillerinin, TTK m. 55/1 /a/4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, TTK m. 52, ticaret unvanının terkinine imkan verdiğini, davalı firmanın kötü niyetli olduğunu, oysa, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, sonuç olarak; davalı firmanın ticaret ünvanının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.