11. Hukuk Dairesi 2011/14933 E. , 2013/15592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.10.2011 tarih ve 2011/634-2011/113 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi dahili davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı i
**11. Hukuk Dairesi 2011/14933 E. , 2013/15592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.10.2011 tarih ve 2011/634-2011/113 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi dahili davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... Müzikhol ve Eğlence Tesisleri Ltd. Ştd.’deki hisselerini 11.03.2009’da noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davalı ...’e devrettiğini, ancak bu devrin gerçek bir devir olmayıp muvazaalı olduğunu, alacaklı 3. kişilerden ve hacizlerden korunmak amacıyla yapıldığını, hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğuna dair 11.03.2009 tarihli protokol ve taahhütname başlıklı adi yazılı belge düzenlendiğini, davalı ...'in devir için bedel ödemediğini, protokolde ...'in müvekkiline bedelsiz olarak hisseleri iade edileceğinin yazıldığını ileri sürerek, mutlak muvazaa nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.12.2009 tarihli dilekçe ile davalı ...'in dava konusu hisseleri ... ve ...’a devretmesi nedeni ile davanın HUMK’nun 186. maddesi uyarınca bu kişilere teşmil edilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacının devrin başta muvazaalı olduğu iddiasının yerinde olduğunu, ancak daha sonra hisselerin davalılar ... ve ...'a devri konusunda anlaşmaya varıldığını, devir bedeli 200.000 TL olarak belirlenmiş olup 100.000 TL’sinin davacının hesabına ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Dahili davalılar vekili, hisse devri konusunda müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu, davacının kardeşi ve diğer tanıkların bulunduğu ortamda davacıya ait hissenin 200.000,00 TL karşılığında müvekkillerine devri kabul edilerek 100.000,00 TL’sinin davacı adına açılan hesaba yatırıldığını, bakiyesinin ödeneceği sırada davanın açıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasında davacı ...'un 3. şahıslardan ve hacizlerden korunması amacıyla 01.09.2009 tarihinde muvazaalı olarak limited şirket pay devir sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin her iki taraf arasında inanç sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, şirket pay devir sözleşmesinin mutlak muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu, mutlak muvazaalı sözleşmeler yapıldığı andan itibaren taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmayacağından ...'in ... ile ...'a yapmış olduğu hisse devir sözleşmesinin de geçersiz bulunduğu, davacının bilgisi dışında adına hesap açılarak icra dosyasındaki borcuna karşılık icra dosyası alacaklısına paranın verilmesinin hisse devrinin gerçek bir satış olarak kabulüne gerekçe olamayacağı, davacı ile dahili davalılar arasında hisse satışının yapıldığının yazılı delil ile ispatlanması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, ... Müzikhol ve Eğlence Tesisleri Ltd. Şti.'nde davacıya ait 10800 adet hissenin ...'e devrine ilişkin sözleşmenin ve ... tarafından 1800 hissenin ...'a, 9000 hissenin davalı ...'a devrine ilişkin pay devir sözleşmelerinin geçersiz bulunduğuna, devir işlemlerinin bu nedenle iptaline, verilen karar yenilik doğrucu bir hüküm olmayıp açıklayıcı nitelikte bulunduğundan davacının hissesi davalılara hiç devir olmamış gibi ilk hisselere sahip olduğu andan itibaren davacı adına sicil kayıtlarına göre İzmir Sicil Memurluğu’nca kayıt işleminin yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, dahili davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 11.03.2009 tarihli protokolde dahili davalı ...’un da tanık olarak imzanın bulunması ile dahili davalılar ... ve ...'un dava konusu hisselerin bedelini hisseleri devraldıkları davalı ...’e değil de davacıya ödemek istemeleri nedeniyle muvazaayı bilebilecek durumda olmalarına göre dahili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14.433,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.