4. Hukuk Dairesi 2022/8036 E. , 2024/6370 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/195 D.İş, 2022/195 K. SAYISI : 2022/İHK-6756 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/174247 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti k…
**4. Hukuk Dairesi 2022/8036 E. , 2024/6370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/195 D.İş, 2022/195 K. SAYISI : 2022/İHK-6756 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/174247 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak toplam 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 164.772,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabulucuya gidilerek anlaşma yapıldığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak anlaşma ile sonuçlanan arabuluculuk başvurularından sonra dava yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; arabuluculuk tutanağına şerh düşüldüğünü ve yeniden başvuru yapma hakkı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk anlaşma tutanağına göre, uyuşmazlık konusu ve tarafları arasında sürekli iş göremezlik zararı hususunda başvuru sahibinin % 8 maluliyet oranı esas alındığı, anlaşma sağlandığı ve tutanağın 3 üncü bendinde beyinle ilgili araz için fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu görülmüş olup konu yaralanmadan kaynaklı tüm yaralanmaya ilişkin anlaşma iradesi oluşmadığı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 10.02.2021 tarihli rapora göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre bizzat muayene sonucu kaza ile illiyet bağı kurularak başvuranın %16 malul kaldığının tespit edildiği ve raporu düzenleyen heyette beyin cerrahının da bulunduğu, raporun hükme esas alınabileceği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 130.206,82 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, asgari ücretin esas alınması gerektiğini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indiriminin yapılmasını, kusur tespitini, Sosyal Güvenlik kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız olduğunu, davacıya verilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.05.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli, geçiçi iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 23.05.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki 17.10.2019 tarihli ihtiyari arabulucuk anlaşmasına göre: "Başvuran taraf % 8 maluliyet oranını, beyin cerrahı bulunmayan bir heyetten alınan rapordaki maluliyet olarak kabul eder, bu rapor kapsamında sigorta şirketinden başkaca hiçbir alacağı kalmadığını kabul ve beyan eder. Ancak, mağdurun beyin cerrahi bölümü bulunan bir engelli sağlık kurulu hastanesinden rapor alıp iletmesi halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutar." şeklinde düzenlenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının beyinle ilgili araz için fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 10.02.2021 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınabileceği kabul etmiştir. Anılan raporda davacının boyun kırığı nedeniyle % 16 oranında maluliyeti tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki anlaşmaya göre; davacının beyinle ilgili araz için fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan oluşan maluliyetin beyin ile ilgili bağlantısının olup olmadığının aralarında beyin cerrahının da olduğu, (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre de, davacının maluliyeti tespit edilmesi halinde arabuluculuk anlaşması kapsamında ödenen %8 lik maluliyet oranı düşüldükten sonra bakiyesinin hesaplanması gerekirken İtiraz Hakem Heyetince, %16 orana göre tespit edilen bedel olan 260.413,65 TL'nin yarısı olan 130.206,82 TL'nin esas alınması hatalı olmuştur. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2, 3 ve 4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.