Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5187 E. , 2024/3495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5187 Karar No : 2024/3495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilm
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5187 E. , 2024/3495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5187 Karar No : 2024/3495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ödeme emirlerine karşın herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi dava da açılmadığından banka hesaplarına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusu şirketin müdürlüğünden hisselerini 17/12/2012 tarihinde devrederek ayrıldığı, hacze konu borcun asıl amme borçlusu şirkete ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklandığı ancak defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği 2016 yılında müdür sıfatının olmadığı, 2016 yılındaki şirket müdürünün gerçekleştirdiği defter belge ibraz etmeme eyleminden sorumlu tutulamayacağı, adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, kapıya yapıştırılan bir pusula kağıdı olmadığı, hangi tarihlerde iki kez gelindiğinin anlaşılamadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava dosyası ile Dairemizin E:2024/896 ile 1060 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacının kanuni temsilcilik sıfatının 06/12/2012 tarihinde sona erdiği, hacze konu kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği vergi ve cezaların, asıl borçlu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden 20/05/2016 tarihinde tebliğ edilen yazı ile istenilen 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı haciz yoluyla takip edilebilmesi için öncelikle kanuni temsilci tarafından vergisel ödevlerin yerine getirilmemesinden kaynaklanarak usulüne uygun biçimde asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun şekilde tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun biçimde tebliğ edilip söz konusu borçtan haberdar edildikten sonra uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmiş bulunmasına rağmen ödenmemiş olması icap eder. Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin usulüne uygun tebliğine karşın söz konusu ödeme emrine karşı dava açılmamış ise de bu durum, ödeme emrine muhatap olan davacının maddi hukuk bakımından da borçlu kabul edilmesi için yeterli kabul edilemez. Bu durumda, davacı hakkında borçlu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren objektif düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tahsilatın diğer bir aşaması olan haciz aşamasında değerlendirilmesine engel olmadığından hacze karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmış olup davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik sıfatının 06/12/2012 tarihinde sona erdiği ve dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emri içeriği vergi ve cezaların 2011 ve 2012 yılına ait olduğu, vergiyi doğuran olayın ise 20/05/2016 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı;olayda, defter ve belge ibraz etmeme fiilinde kendisine atfedilecek bir kusur bulunmayan davacının söz konusu alacağın ödenmesinden de sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, dava konusu hacizde hukuka uygunluk görülmediğinden, yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.