7. Ceza Dairesi 2024/2949 E. , 2024/10008 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1785 E., 2021/935 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile onama Sanık ...'ün temyiz istemine yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereği, kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmad…
**7. Ceza Dairesi 2024/2949 E. , 2024/10008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1785 E., 2021/935 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile onama Sanık ...'ün temyiz istemine yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereği, kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiin temyiz istemine yönelik; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ün temyiz istemi, cezasını temyiz etmek istediğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, elde edilen delillerin mahkeme kararı alınmadan elde edildiğine, fizikî takibin hukukî değerden yoksun olduğuna, acil ve gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmadan operasyon yapıldığına, verilen mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde, ikâmette kaçak içki imalâtı yapılarak buradan piyasaya sürüldüğüne dair ihbar alınması üzerine, bahse konu ikâmete gidildiğinde sanıkların şişelere içki doldurmuş olduğunun görülmesi sonucu, Adana 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/2642 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden güvenlik güçlerince yapılan aramada, ... Tekirdağ Rakısı markalı satışa hazır 1750 şişe 70 cc'lik bandrolsüz kaçak rakı, İstanblue marka satışa hazır 1250 şişe 70 cc'lik bandrolsüz kaçak votka, 1200 litre alkol hammaddesi, 600 litre doluma hazır rakı, 19 litre anason, üzerlerinde ... Tekirdağ, 838 Votka, İstanblue ve Teyla ibareleri bulunan toplam 4450 adet marka etiketi ile üzerlerinde ..., Yeni Rakı ve İstanblue yazılı toplam 4500 adet içki kapağı ve üzerlerinde ... Tekirdağ Rakı, 838 Votka ve Teyla ibaresi bulunan toplanı 2700 adet boş içki şişesi ile içki yapımında kullanılan 3000 litre içme suyu ele geçirilmiş olup sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen kaçak eşyalar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve eşyaların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Kaçak içkilere ilişkin Adana Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenen analiz raporunda; ele geçirilen içkilerden bir kısmının TGK 2005/11 nolu Distile Alkollü İçkiler Tebliği'ne uygun nitelikte olmadıklarının, bir kısmı hakkında da değerlendirme yapılamadığının belirlendiği görülmüştür. Sanık ..., savunmasında ele geçen ürünlerin tamamının kendisine ait olduğunu, .... isimli kişiden kiralamış olduğu ikâmette içki imalâtına başladığını, içki yapımında kullandığı malzemeleri .... isimli kişiden aldığını, ...'ü ise yevmiye usulü çalıştırdığını, içki yapımına .... isimli şahıstan aldığı tarif üzerine yapmaya başladığını, sadece bir gün üretim yaptığını ve bu bir günde 20 koli içki ürettiğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, bahse konu yerde yevmiye usulü, günlüğü 60,00 TL ile çalıştığını, kendisinin sadece hamallık yaptığını, alkol üretimine katılmadığını beyan etmiştir. Tutanak tanıklarının beyanlarının alındığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak, o yer ihtiyar heyeti ya da komşulardan en az iki kişi hazır bulundurulmadan konutta hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğundan bahisle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; "...Anayasa Mahkemesi'nin 16/07/2015 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan 15.04.2015 tarih ve 2013/2392 Başvuru numaralı kararı ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 31.05.2018 tarih ve 2015/7978 Esas, 2018/6190 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması, sonuca etkili olmayan usule ilişkin eksiklik olup; ilgilisinin arama kararı ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazının ve arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir yakınmasının bulunmaması, ele geçirilen eşyaların zilyedi olduğunu kabul etmesi halinde, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonucunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmayacağı... " şeklindeki gerekçe ile olayın oluş şekli ve ele geçen içkilerin miktarı nazara alındığında sanıkların atılı suçu işledikleri kanaatine varıldığından mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. A. Sanık ...'ün Temyiz İstemine Yönelik Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın SEGBİS marifetiyle yüzüne karşı verilen karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 09.04.2021 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, bunun üzerine sanığa 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı takdirde temyiz isteminin reddedileceğine dair ihtaratlı tebligatla, gerekçeli kararın 11.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği ancak sanığın aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemine Yönelik Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2019/1785 Esas, 2021/935 Karar sayılı kararındaki kabulü doğrultusunda sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR A. Sanık ...'ün Temyiz İstemine Yönelik Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemine Yönelik Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.