11. Hukuk Dairesi 2009/655 E. , 2010/10844 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2006/484-2008/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/655 E. , 2010/10844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2006/484-2008/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Antalya’da kendisine tahsis edilen arsa üzerinde inşa edeceği otel inşaatını davalı şirkete sigorta ettirdiğini, poliçeye hatalı dizayn ile ilgili MRe 115 klozunun da eklendiğini, başlanan inşaat çalışmaları sırasında binanın A blok burun kısmında sarkma ve çatlaklar meydana geldiğini, projedeki hatadan kaynaklanan bu zararın giderilmesinin (47.849)Euro ve (75.142,03)TL’na mal olduğunu, anılan kloz kapsamında olmasına rağmen davalı şirketçe bu zararın giderilmediğini ileri sürerek, şimdilik (5.000)Euro ve (40.000)TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, inşaat sigortalarının önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple ziya ve hasara uğranılması halini temin ettiğini, dava konusu olayda ise yapımı devam eden bir projedeki eksikliğin fark edilip giderilmesine yönelik bir çalışmanın yapıldığını, zarara sebep olmaksızın yapılan bu tür masrafların teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, inşaat sigortalarında teminatın kapsamını önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple meydana gelen ziya ve hasarların oluşturduğu, dava konusu sarkma ve çatlakların nedeninin ise tasarım hatası olduğu, proje kusuru nedeniyle hasarın henüz oluşmadığı dikkate alınırsa, kusurların giderilmesi için davacı tarafça yapılan güçlendirme ve iyileştirme masraflarının sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının 3/d maddesinde teminat dışında bırakılan “kusurlu plandan, planın kusurlu uygulanmasında ileri gelen ziya ve hasarlar” hükmünü kaldırıp, yerine yeni bir düzenleme getiren dava konusu MRe 115 klozundan, kusurlu malzeme, işçilik, kusurlu plan, proje ve çizimler nedeniyle oluşan kayıp ve zararların onarımı, değiştirilmesi veya düzeltilmesi için yapılan masrafların teminata dahil olmadığının, ancak bu istisnanın sayılan kusurlardan kaynaklanan ve hasardan doğrudan doğruya ve hemen etkilenen yerlerle sınırlı olduğunun, buna karşılık anılan kusurların doğru inşa edilmiş sigortalı değerlerde aynı nedenle oluşturacağı kayıp ve hasarların teminata dahil edildiğinin anlaşılmasının gerekmesine, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının uyuşmazlık konusu olmayan ve sigorta teminatının dışında kalan halleri düzenleyen 3/e maddesinde yazılı bulunan “kusurlu malzeme, kusurlu işçilik, bu istisnalar kusurlu malzeme ve kısımların tamir ve ikame masraflarına münhasır olup bu sebeplerle sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarlar teminata dahildir” hükmünün de bu yorumu destekler nitelikte olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.