Başvuru, gözaltında işkenceye maruz kalınması ve cezaevi koşulları nedeniyle işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının, yargılamanın adil yürütülmemesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltında işkenceye maruz kalınması ve cezaevi koşulları nedeniyle işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının, yargılamanın adil yürütülmemesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Mustafa Kamil Uzuner'in (birinci başvurucu) 2013/3371 numaralı bireysel başvurusu, 10/5/2013 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi; Mustafa Kadir Gül'ün (ikinci başvurucu) 2013/3418 numaralı bireysel başvurusu ise 16/5/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemeleri neticesinde başvuruların Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/11/2014 tarihinde, başvuruların kabul edilebilirlik incelemelerinin Bölüm tarafından yapılmasına ayrı ayrı karar verilmiştir. 23/2/2015 tarihinde, 2013/3418 numaralı bireysel başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/3371 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin 2013/3371 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/2/2015 tarihinde, 2013/3371 numaralı başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Birinci başvurucu, vekili aracılığıyla sunduğu 25/2/2015 tarihli dilekçe ile başvurusundan feragat ettiğini bildirmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/4/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/5/2015 tarihinde ikinci başvurucuya ve 6/5/2015 tarihinde birinci başvurucuya tebliğ edilmiştir. İkinci başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 14/5/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Birinci başvurucu, 10/7/1980 tarihinde silahlı sokak gösterisine katıldığı şüphesiyle gözaltına alınmış ve 23/7/1980 tarihinde tutuklanmıştır. Tutukluluğu devam ederken 30/4/1981 tarihinde başvuruya konu dosya kapsamında tutuklanan birinci başvurucu, 25/7/1991 tarihinde salıverilmiştir. İkinci başvurucu ise 17/9/1980 tarihinde gözaltına alınmış, 14/10/1980 tarihinde tutuklanmış ve 24/7/1991 tarihinde tahliye edilmiştir. Ordu Komutanlığı Askerî Savcılığının (İstanbul) 24/8/1981 tarihli ve 1981/1676 sayılı iddianamesi ile ikinci başvurucu hakkında 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. Birinci başvurucu hakkında da bilinmeyen bir tarihte dava açılmış ve bu davalar "Dev-Sol ana davası" ile birleştirilmiştir. Ordu Komutanlığı No.lu Sıkıyönetim Askerî Mahkemesinin 1/11/1991 tarihli ve E.1981/654, K.1991/12 sayılı kararı ile başvurucuların mahkûmiyetine karar verilmiştir. Anılan mahkûmiyet kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 18/6/2003 tarihli ve E.2002/2346, K.2003/4166 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Sıkıyönetim mahkemelerinin kaldırılması nedeniyle başvurucuların da aralarında bulunduğu çok sayıda sanığın yargılanmasına Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmiştir. Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2009 tarihli ve E.2004/393, K.2009/390 sayılı kararı ile başvurucuların 765 sayılı mülga Kanun'un maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 8/1/2013 tarihli ve E.2012/7907, K.2013/128 sayılı ilamıyla başvurucular hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Anılan düşme kararından, birinci başvurucu 8/5/2013, ikinci başvurucu ise 19/4/2013 tarihinde haberdar olmuştur. Birinci başvurucu 10/5/2013, ikinci başvurucu ise 16/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 765 sayılı mülga Kanun’un zamanaşımı sürelerini düzenleyen maddesi şöyledir:"Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:1- Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbed ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi sene, 2- Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim cürümlerde on beş sene,3- Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,4- Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,5- Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para cezasını müstelzim fiillerde iki sene,6- Bundan evvelki bendlerde beyan olunan mikdardan aşağı cezaları müstelzim kabahatlerde altı ay geçmesile ortadan kalkar.Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbedyahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerin yurd dışında işlenmesi halinde dava müruru zamanı yoktur." 765 sayılı mülga Kanun’un zamanaşımını kesen sebepleri düzenleyen maddesi şöyledir:"Hukuku amme davasının müruru zamanı, mahkumiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.Bu halde müruru zaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruru zamanı kesen muameleler müteaddid ise müruru zaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruru zaman müdetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesi ile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz." 765 sayılı mülga Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Türkiye Cumhuriyet Teşkilâtı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teşebbüs edenler, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olur."