Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2171 E. , 2024/604 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2171 Karar No : 2024/604 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrokimya Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Dav
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2171 E. , 2024/604 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2171 Karar No : 2024/604 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrokimya Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihracat işleriyle ilgili yurtdışı harcamalarına ilişkin götürü gider indiriminin uygulanması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesine göre, mükelleflerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve kanunen tevsiki mecburi olan giderlerinin yanı sıra, yurt dışında ve kanunla belirlenen alanlarda verilen hizmetler nedeniyle mevzuatın aradığı belgelerle belgelenemeyen götürü giderlerini de safi kazancın tespitinde gider olarak indirebilmelerine imkan tanındığı, kanunda aranan şartları sağladığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan davacı şirketin, salt Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde götürü olarak hesaplanan giderlerin muhasebeleştirilmesi ile ilgili yapılan açıklamalara dayanılarak, yurt dışı faaliyetlere ilişkin olarak yapılan belgesiz giderlerin de tek düzen muhasebe sisteminde ilgili gider hesaplarında izlenmesi ve dönem sonunda 690 Dönem Kar-Zarar hesabına aktarılması gerektiği gerekçesi ile dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğünden, 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen vergiye ilişkin olarak yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle döviz olarak elde edilen yurt dışı satış hasılatının binde beşi olan götürü gider indiriminden yararlanması gerektiği açık olduğundan, mevzuat uyarınca hangi mükelleflerin hangi koşullarla götürü gider indiriminden yararlanacağına dair saptanan hususlara ilave olarak, davacının yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle döviz olarak elde ettiği hasılat tutarının binde beşine isabet eden indirim hakkının 194 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile getirilen düzenlemeye istinaden kullandırılmaması suretiyle yapılan dava konusu tahakkuk işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı ve ihtirazi kayıtla tahakkuk ettirilip ödenen kurumlar vergisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılmasına ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Yurt dışı faaliyetlere ilişkin belgesiz giderlerin gider hesaplarında izlenmesi ve dönem sonunda 690-dönem kar ve zarar hesabına aktarılması gerekmekte olup ihtirazı kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen 2020 yılı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının dönem kazancının tespitinde ihracat işleriyle ilgili yurtdışı harcamalarına ilişkin götürü olarak hesaplanan gider tutarının indiriminin kabul edilmemesi suretiyle fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisine ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olup bu kısma yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının, anılan tutarın iade/faize ilişkin kısmının temyiz istemine gelince, davacının 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilecek vergiler toplamı hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğundan ödenecek kurumlar vergisinin bulunmadığı, iadesi gereken geçici vergi bulunduğu, dönem kazancının tespitinde yurtdışı harcamalarına ilişkin götürü olarak hesaplanan gider tutarının indiriminin kabul edilmesi sonucunda hesaplanan kurumlar vergisinin azalacağı, iadesi gereken geçici vergi tutarının ise artacağı, iadesi gereken geçici vergi tutarının öncelikle vergi borçlarına mahsup edileceği, mahsup edilemeyen tutarın süresinde yazılı olarak talep edilmesi halinde red ve iade edilebileceği, iadesi gereken vergilerin iadesinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 112/5.maddesinde ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlanmasına bağlandığı, bu itibarla geçici vergide iade müessesesi kuralları içinde anılan geçici verginin iade edilebileceği hususları birlikte dikkate alındığında, uyuşmazlıkta kurumlar vergisi beyannamesi üzerine ödenecek kurumlar vergisi bulunmadığı gözetilmeksizin fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin faiziyle/iadesine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin faiziyle/iadesine ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.