1. Hukuk Dairesi 2013/8101 E. , 2013/10271 K. "" MAHKEMESİ : KONYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil i…
**1. Hukuk Dairesi 2013/8101 E. , 2013/10271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KONYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı taşınmazı kayda güvenerek iyiniyetli olarak satın aldığını, satıcısı S V'ye banka aracılığı ile 38.000 lira ödeme yaptığını, taşınmaz kaydındaki haciz ve ipotek bedellerini de ödeyeceğinin kararlaştırıldığını savunmuş, mahkemece, davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan Ö..E..'ün 06.09.2008 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları olarak davacı eşi K..K..'den olma oğulları diğer davacılar M.. ve İ..ile dava dışı oğlu M.. ve 05.10.2010 tarihinde ölen oğlu H.ı çocukları S.. V.. ve Ö.. F..'un kaldıkları,mirasbırakanın maliki olduğu çekişme konusu 138 parsel sayılı taşınmazını 14.03.1995 tarihinde oğlu H.'ya; ondan 07.08.2008 tarihinde torunu S..V.ye;ondan da 22.10.2010 tarihinde üçüncü kişi davalı R.'e satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.