8. Hukuk Dairesi 2021/4663 E. , 2024/498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Kısmen kabul, kısmen red Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmişt
**8. Hukuk Dairesi 2021/4663 E. , 2024/498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Kısmen kabul, kısmen red Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı DSİ vekili, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili 21.07.2011 havale tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği Bahroboğaz köyünde bulunan toplam 30.000,00 m² yüzölçümlü bağ vasfındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre tescilini talep etmiştir. Mahkemece davacının muhdesat aidiyetinin tespiti talebi yönünden davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 18/07/2014 havale tarihli raporunda b1 harfi ile göstermiş olduğu 2.122,733 m²'lik kısımda yaşları 10-12 arasında değişen 21 adet badem ağacı, 12 adet incir ağacı, 7-8 yaş aralığında 20 adet ceviz, 2 adet dut, 3 adet kayısı, 3 adet ayva ve yaşları 8-10 arasında olan 10 adet nar ağacı ile 6 adet elma ağacının karışık kapama meyve bahçesi vasfıyla ; f2 harfi ile göstermiş olduğu 1.147,539 m²'lik kısımda 6-8 yaşlarında 5x5 metre aralığında 46 adet zeytin ağacının kapama zeytin bahçesi vasfıyla, g1 harfi ile göstermiş olduğu 29.245,377 m²'lik kısımda bulunan 15-16 yaş aralığında sıra arası ve sıra üzeri 4x4 metre olan bağ teveklerinin bulunduğu kapama bağın, G2 harfi ile göstermiş olduğu 2.647,395 m²'lik kısımda bulunan ve baraj gölü suyu altına girip çıkmış olan 4x4 sıra arası mesafesinde bulunan kapama bağın, c2 harfi ile göstermiş olduğu kısımda bulunup ve inşaat bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda 3. sınıf A grubu yapı olduğu ve 81,79 m²'lik taban alanına sahip tek katlı 7-8 yıllık bir ev ile 5,76 m² büyüklüğünde olan havuzun ve 100 metre derinlikte 1 adet sondaj kuyusunun davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü vekillerince temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/1791 Esas, 2018/8310 Karar ... kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "İlçe belediyesi ve Büyükşehir belediyesinin davaya dahil edilmesi gerektiği, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması olup olmadığının araştırılması, hava fotoğrafı irdelemesinin yetersiz olduğu, hüküm kısmında taşınmazın bulunduğu yerin ilçe, köy bilgisinin yer almadığı, davacılar ve murisleri yönünden senetsizden edinim araştırması yapılması gerektiği, 15-20 önceki hava fotoğrafları getirtilerek buna uygun orman araştırması yapılması gerektiği, orman olmadığının anlaşılması halinde imar-ihya-zilyetlik koşullarının sağlanıp sağlanmadığı hususları irdelenerek buna göre karar verilmesi gerektiği" hususlarına değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının taşınmaza 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla zilyet olduğu, taşınmazın davacıya babasının uzun süre kullanımından sonra taksim yapılmak suretiyle kaldığı, bu şekilde davasız ve aralıksız olarak zilyetliğin sürdürüldüğü,dava konusu taşınmazın ekonomik amacına uygun bağ bahçe olarak kullanıldığı, dinlenen tanıkların imar-ihyaya ilişkin hatırladıkları olayları anlattıkları, aynı çalışma alanı içinde bulunan ve sulu toprakta 40 kuru toprakta 100 dönüme kadar olan senetsizden edindiği taşınmazlar Dicle Tapu Müdürlüğünden sorulmuş olup cevaba göre davacının toplamda 40.050 m2 susuz tarla vasfında taşınmazı senetsizden zilyetlik yoluyla kazandığı, bu yönüyle kuru toprakta sınıra ulaştığından bahisle; davanın kısmen kabulü ile; Diyarbakır ili Dicle ilçesi Gündoğdu Mahallesi sınırları dahilinde bulunan, Fen Bilirkişisi Gülbin Erdemir Ortaç'ın 11.11.2019 havale tarihli raporunda A, b2, c1, f1 harfleriyle gösterilen toplam 4.429,544 m²'lik alanın Bahçe vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, Diyarbakır ili Dicle ilçesi Gündoğdu Mahallesi sınırları dahilinde bulunan Fen ve Ziraat Bilirkişi raporlarına göre krokide b1 harfiyle gösterilen içinde 16-18 yaşlarında 21 adet badem ağacının, 14-16 yaşlarında 12 adet incir ağacının, 10-12 yaşlarında 20 adet ceviz ağacının, 2 adet dut, 3 adet kayısı, 3 adet ayva, 14-16 yaşlarında 10 adet nar ve 6 adet elma ağacının, f2 harfiyle gösterilen içinde 10-12 yaş aralığındaki 46 adet zeytin ağacının, c2 harfiyle gösterilen 453,341 m²'lik alanda E (ev), D (havuz) ve J (kömürlük) harfleriyle gösterilen ev, havuz ve kömürlüğün davacı ...'a ait olduğunun Tespitine, Fen Bilirkişisi Gülbin Erdemir Ortaç'ın 11.11.2019 havale tarihli raporunda G ve H harfleriyle belirttiği toplam 36.158,809 m²lik alan açısından davanın reddine karar verilmiş, hüküm (G) v (H) bölümlerine yönelik davacılar vekilince, muhdesat aidiyetine karar verilen (b1), (c2), (f2), (E), (D), (J) ve tescil kararı verilen (A), (b2), (c1), (f1) bölümlerine yönelik davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. A. Fen Bilirkişisi Raporunda (b1), (c2), (f2), (E), (D) ve (J) ile Gösterilen Taşınmazlar Yönünden: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, Fen bilirkişisi raporunda (b1), (c2), (f2), (E), (D) ve (J) ile gösterilen taşınmazlar yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve bu taşınmazlar hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmiştir. B. Fen Bilirkişisi Raporunda (G) ve (H) ile Gösterilen Taşınmazlar Yönünden: Dava konusu taşınmazların 1986 yılında 766 ... Tapulama Kanunu'na göre yapılan tapulama çalışmalarında aynı Kanun'un 2. maddesinde "Tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile aynı nitelikte olan sahipsiz kayalar, tepeler, dağlar ve Orman Kanunu uyarınca orman sayılan yerler tapulamaya tabi tutulmaz" hükmü gereğince tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Tapusuz taşınmazın zilyetlikle kazanılmasına ilişkin davalar kamu yararı ağırlıklı davalar olup taraflarca ileri sürülmese dahi 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenen imar-ihya ile mülkiyet kazanılmasına ilişkin olumlu olumsuz koşulların resen araştırılması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1997-1999 yılları arasında Kralkızı Barajı alanı olarak kamulaştırılmıştır. İlk Derece Mahkemesi hükmünün üçüncü fıkrasında fen bilirkişi raporunda belirtildiği haliyle (h1)-(h2) ve (g1)-(g2) şeklinde bir ayrıma gidilmeden (G) ve (H) bölümlerinin tamamı yönünden davanın tümüyle reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Şöyle ki; dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre 1984 tarihli hava fotoğrafında tasarruf edilmediği belirtilen dava konusu (h1) ve (g2) ile gösterilen taşınmazların tescil isteğinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamaktadır. Zira 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesine göre 1997-1999 kamulaştırma tarihinden sonra zilyetliğin, mülkiyetin kazanılması üzerinde olumlu bir etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca bu taşınmazlar bakımından muhdesat şerhi verilmesini gerektiren bir olgu tespit edilmemiştir. Bu itibarla taşınmazın bu kısımlarına ilişkin temyiz istemlerinin kabulü mümkün görülmemiştir. Buna karşılık her ne kadar mülkiyetin kazanılması mümkün olmasa dahi kamulaştırma sahasında kalan (g1) ve (h2) bölümünde muhdesat araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu bölümlere ilişkin muhdesat tespiti yapılması gerekirken mülkiyete ilişkin talebin reddedilip muhdesat yönünden araştırma yapılmaması yerinde değildir. O halde mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporunda g1 ve h2 ile gösterilen dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, hüküm yerinde taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların yaşı, cinsi ve sayısının belirtilmesi, ağaçların ve diğer yapıların yerini gösterir şekilde teknik bilirkişiye uygulama ve denetime elverişli basit kroki düzenlettirilmesi, muhdesatların mümkünse bütün halinde fotoğraflanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlar ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle bilirkişi raporunda (g1) ve (h2) ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. Fen Bilirkişisi Raporunda (A) ve (c1) ile Gösterilen Taşınmazlar Yönünden: Yine bilirkişi raporunda (A) ve (c1) ile gösterilen alanlarda ziraat bilirkişi raporunda herhangi bir zirai faaliyetin olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu yönüyle davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek bu taşınmazlar hakkındaki hükmün bozulmasına verilmiştir. D. Fen Bilirkişisi Raporunda (b2) ve (f1) ile Gösterilen Taşınmazlar Yönünden: Raporda (b2) ve (f1) ile gösterilen alanlarla ilgili kabul kararı verilmiş olmasına rağmen yeterli imar-ihya araştırması yapılmamıştır. Çekişmeli taşınmazların iktisap edilebilmesi için 3402 ... Kanunun 14 ve 17 nci maddeleri uyarınca emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunlu olduğundan dava tarihi olan 2011 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları uzman jeodezi ve fotogrametri ve harita mühendisi bilirkişilerce stereoskopla incelenmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, eğim durumu, imar ve ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı belirlenmeli, taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla sözü edilen hava fotoğraflarına aktarılmalı, ziraat bilirkişiden taşınmazın türü, zilyetlik bulunup bulunmadığı, varsa zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü belirtir fotoğraflarla desteklenmiş, üzerindeki ağaçların yaş ve cinsini de gösteren bilimsel rapor alınmalı, taşınmaza komşu DSİ barajı bulunduğundan kamulaştırma planı ve haritasına göre taşınmazın konumu nazara alınmalı, taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, süre yönünden zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı, 40 ve 100 dönüm norm kısıtının aşılıp aşılmadığı değerlendirilmeli, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu yönüyle davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek bu taşınmazlar hakkındaki hükmün bozulmasına verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Bilirkişi raporunda (b1), (c2), (f2), (E), (D) ve (J) ile gösterilen alanlar yönünden HÜKMÜN ONANMASINA, 2-(A) ve (c1) ile gösterilen alanlar yönünden davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HÜKMÜN BOZULMASINA, 3-(b2) ve (f1) ile gösterilen alanlar yönünden davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HÜKMÜN BOZULMASINA, 4-a)(g1) ve (h2) ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle HÜKMÜN BOZULMASINA, b) (h1) ve (g2) ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 05.02.2024 günü oy birliği ile karar verildi.