7. Ceza Dairesi 2012/25922 E. , 2013/20052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1) 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2.maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür."
**7. Ceza Dairesi 2012/25922 E. , 2013/20052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1) 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2.maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür." 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı ile l610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8.Ağır ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir. 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1.maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2.maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK.nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesi ile HSYK.nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre atılı zimmet suçunda görevli mahkemenin Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yagılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması, 2- Ziraat Bankası ... Şubesinde asistan servis yetkilisi olarak çalışan sanık hakkında, ... İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından düzenlenerek gönderilen destekleme ödemelerini gösterir bordrolara istinaden süt üreticilerinin hesabına hakedişlerini aktarma işlemleri esnasında, bir kısım üreticilerin hakedişlerini hesaplarına hiç yatırmadığı, bir kısım hesaplara ise eksik hakediş yatırdığı, hiç yatırmadığı ve eksik yatırdığı hakedişleri başka şahısların hesaplarına aktardıktan sonra bilahere tediye fişleri ile çıkışlarını sağlayarak zimmetine geçirdiği, sanığın üreticilerin hesaplarına eksik girilen parayı banka mudileri ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahısların hesaplarına aktardığı, sonrasında düzenlediği sahte imzalı veya mudiye imza attırmak suretiyle düzenlediği tediye fişlerine istinaden çektiği, mudiler ... ve ... adına işlem yapmak üzere vekaletnamesi bulunan babası ...'e, oğlu veya kardeşinin Bodrum'dan kendisine para gönderdiğini söyleyip kandırmak suretiyle tediye fişine imza attırmak veya bankamatik kartıyla çekilmesi sağladığı parayı alarak zımmetine geçirdiğinden bahisle kamu davası açılmış olup, sanığın bahsedilen eylemlerinin İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından düzenlenen icmal listeleri ile bordroların incelenmesi suretiyle banka içi kayıtlarla kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu ve sanığın üzerine atılı zimmet suçunun basit nitelikte olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi suretiyle fazla ceza tayini, 3- Hükmün gerekçesinde sanığın eylemlerinin, 4389 sayılı yasanın yürürlükte olduğu zaman başladığı ve 5411 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra da devam ettiği gerekçesiyle zincirleme zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmesine karşılık, kısa kararda 4389 sayılı yasanın 22/3.maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına denilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi Yasaya aykırı, sanık müdafiinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2013 günü 2 numaralı bend yönüyle üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla diğer yönelerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nu 10.06.1942 tarih ve 1942/26-16 esas karar sayılı kararına göre, mahkemeler arasındaki olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlıkları üzerine verilen kararlara karşı, merciince görevli kılınan mahkemenin ısrar hakkı bulunmadığı ve bu nedenle temyiz incelemesi esnasında görev hususunda bozma kararı verilemeyeceği gibi, görev uyuşmazlığını halleden Yargıtay ilgili dairesinin kararının, aynı statüde bulunan başka bir daire tarafından geçersiz kılınamayacağını düşündüğümden, sayın çoğunluğun bozma kararının 2 numaralı düşüncesine katılmıyorum.