T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1259 KARAR NO : 2025/2166 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2023/255 Esas - 2024/256 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1259 KARAR NO : 2025/2166 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2023/255 Esas - 2024/256 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/05/2023 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 22/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öğrenci yurduna sunulan yemek hizmeti alacaklarının tahsili nedeniyle Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/18858 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile; 1-Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/18858 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, 2-Takibin kaldığı yerden devamına, 3-Asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, zira dosyaya sunulan 21.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun daha önce verilen kök rapor ile ve de davacının iddiaları ile dahi çeliştiğini, kendi içerisinde yapmış olduğu tespitlerin eksik incelenmek suretiyle hatalı sonuçlar ortaya çıkardığını, mahkemece yemek dağıtım elemanı olarak davacı tarafından görevlendirilen ... adlı şahsa yapılan ödemelerle ilgili resen inceleme yaptığı ama yanlış sonuca vardığını, taraflar arasında Cari Hesap Anlaşması olmadığı halde davacının sunmuş olduğu listeyi cari hesap olarak kabul eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, çünkü; bu cari hesap listesinde görülen fatura kayıtlarının ve ödeme kayıtlarının davacının ticari defterinin hangi sayfasında, hangi sütununda nasıl kayıtlı olduğuna dair hiçbir izahat yapılmadan sadece okunaksız bir şekilde geçersiz cari hesap listesinden hareketle hesaplama yapıldığını, bu hesaplamada eksik ve yanlış yapılmış iken, hükme dayanak gösterilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 tarih, 2023/255 Esas - 2024/256 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Davacının davalıya takibe konu edilen 6 adet faturaya konu yemek hizmeti verdiğini, davalının fatura bedellerinden bir kısmını ödediği, takibe konu edilen 108.845,68 TL bedelli kısmın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Öncelikle tahkikat aşamasına geçilmeden dosya üzerinden verilen ara kararla dosyanın bilirkişiye gönderilmesine ilişkin hususun usul ve yasaya uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Davacı davasını açtıktan sonra mahkemece 23.05.2023 tarihinde tensip tutanağı başlıklı tutanakla tensip yapılmış olup taraflara delillerini bildirmek üzere süre verilmeden, taraf delilleri toplanmadan, ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların anlaştıkları ve anlaşmadıkları konular belirlenip uyuşmazlık tespit edilmeden ve duruşma günü belirlenmeden hiçbir ivedilik ve zaruret olmadığı halde 23.05.2023 tarihinde dosya üzerinden tensip zaptının 10 numaralı ara kararı kurularak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 137 ve devamı maddelerinde ön inceleme müessesi düzenlenmiş, 6102 sayılı yasanın 4/2. maddesine göre yargılamanın tabi olduğu basit yargılama usulüne ilişkin olarak da 320’nci madde hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuna göre, hukuk mahkemelerinde ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilemez. Taraf dilekçelerinde belirtilen getirtilmesi mümkün deliller toplanıp, tahkikat aşamasına geçildikten sonra bilirkişi incelemesi yapılabilir. Mahkemece, bu usullere riayet edilemeden dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi için dosya üzerinden ara karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/5278 esas 2021/11404 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/19445 esas 2018/6593 karar sayılı ilamı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/6487 esas 2018/9571 karar sayılı ilamı) 2-Kabule göre de; Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. md. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop, Selâhattin Sulhi Tekinay, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınır. Takasta karşılıklı aynı cins muaccel alacak ve borç söz konusu olduğu hâlde, mahsupta karşılıklı birer alacak söz konusu değildir. Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir. Mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremez (Turgut Uygur, 6098 sayılı Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, 3. Baskı, Temmuz 2013, s. 940). Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 Esas, 2021/208 Karar ile 26.04.2022 tarihli ve 2017/(23)6-873 Esas, 2022/605 Karar sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Somut olayda; davalı taraf dava dışı işçi ...’a davalı tarafından yapılan 01.11.2022 tarihli 2.750,00 TL tutarlı, 25.11.2022 tarihli 5.500,35 TL tutarlı ve 31.01.2023 tarihli 2.750,18 TL tutarlı olmak üzere toplam 11.000,53 TL bedelli ödemelerin davacının talebiyle davacı adına anılan işçiye ödendiğini, anılan bedelin dava konusundan mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiş, 11.07.2023 tarihli dilekçesinde bu hususun ispatı için yemin deliline dayandıklarını beyan etmiş, davalının cevap dilekçesinde yemin delilinin de olduğu görülmüştür. Mahkemece davalının bu hususta yemin delilinin de olduğu nazara alınarak bu delilin kullandırılmasının düşünülmemesi de hatalıdır. O halde mahkemece yapılacak iş; bilirkişi incelemesinin tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra ve ön inceleme aşaması bitirildikten sonra yapılması gerektiği nazara alınarak tarafların ticari defterlerinin yeniden incelenerek rapor alınması, davacının alacaklı çıkması halinde davalının mahsup iddiası yönünden gerekirse davalının dışı işçi ...’a yapılan ödemelerin davacı adına yapıldığının tespiti açısından yemin delilinin de kullandırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kamu düzeni yönünden kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 tarih, 2023/255 Esas - 2024/256 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 6-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Kocaeli İcra Dairesi 2023/18858 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*