5. Hukuk Dairesi 2025/15263 E. , 2026/3809 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3941 Esas, 2025/1629 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/186 Esas, 2024/177 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini iste…
5. Hukuk Dairesi 2025/15263 E. , 2026/3809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3941 Esas, 2025/1629 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/186 Esas, 2024/177 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin asıl dava ile mütemmim cüz bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarının kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı -birleştirilen davada davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., .../Köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı -birleştirilen davada davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare tarafından dava konusu taşınmaz yönünden hazırlanan kıymet takdir raporunda taşınmazın mütemmim cüzlerinin metrekare lerinin eksik ve yine taşınmazda bulunan bazı mütemmim cüzlerin ise hiç hesaplanmadığını ileri sürerek mütemmim cüzlerin doğru şekilde tespit edilerek hesaplamaya dahil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın uzamasına davacı kurumun sebebiyet vermemesi sebebiyle faiz kararının kaldırılması gerektiğini, faiz işletilecekse dahi ilk karar tarihine kadar işletilmesi gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz arsa olarak kabul edilse bile emsalin doğru emsal olmadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece taşınmazların kamulaştırma bedeli ile faiz türünün hatalı olarak tespit edildiğini, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, enflasyon farkının hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa vasfındaki taşınmaza emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibariyle karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde dava konusu ve emsal taşınmazı kıyaslamak suretiyle 22.01.2021 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatı 427,00 TL/m² olarak belirlemelerinin, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğinde ağaçlara 2021 yılı maktu ağaç cetvelinde gösterilen değerler doğrultusunda bedel takdir edilmesinin, yine dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların niteliği, yüzölçümü, yapı grubu bakımından yapının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan ve değerlendirme tarihi olan 2021 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşlarına uygun yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde de herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğini, öte yandan birleşen dosyada maddi hatalar bakımından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılarak, bu yöndeki talebin birleştirilen dosyada kabulüne karar verilmesinin de doğru bulunduğu gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, üzerindeki ağaçlara yaş ve cinsine göre, yapılara ise yapı birim cetveline göre değer biçilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce 04.07.2022 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de (davalı tarafın temyiz başvurusu bulunmamaktadır) bulunmadığından, diğer yönleri ve sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın Çoğunluğu tarafından verilen “Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün, “faizle ilgili” 4 No’lu bendinde yazılı olan değerlendirme görüş ve gerekçelerine (Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedel ve tespit davalarında uygulanan yasal faizle ilgili Kamulaştırma Kanununun 10/9 maddesi hükmünün iptaline ilişkin kararı uyarınca “davanın açıldığı tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiği” kanaatinde olduğumdan) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 04.03.2026