Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden TSK) ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Hava Kuvvetleri Komutanlığında muvazzaf subay statüsünde görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğuna dair isimsiz bir e-posta gönderilmesi üzerine hakkında idari tahkikat başlatılmıştır. İstihbarata karşı koyma faaliyeti çerçevesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından başvurucunun ve bazı personelin ifadeleri alınmıştır. Başvurucu, sorulan soruları ayrıntılı olarak yanıtlamış ve 9/2/2012 tarihli ifade tutanağını imzalamıştır. Tahkikat neticesinde düzenlenen raporda başvurucunun Harp Okulunda öğrenci olduğu sırada dönem arkadaşı bir kadın üsteğmen ile ilişkisinin olduğu, kıskançlık nedeniyle 14/5/2006 tarihinde bu kişiyi darp ettiği, hakkında Askerî Mahkemede dava açıldığı, ancak mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle 29/11/2006 tarihli Mahkeme kararıyla davanın düşmesine karar verildiği, ayrıca 26/4/2007 tarihinde bir başka kadın üsteğmeni telefonla arayarak cinsel içerikli sözlerle taciz ettiği nedeniyle, Malatya Sulh Ceza Mahkemesinin 8/4/2008 tarihli kararıyla adli para cezasıyla cezalandırılmasına; ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, İnternet üzerinden çok sayıda kadınla tanıştığı ve bir arkadaşlık sitesinde üniformalı fotoğraflarının bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. İdari tahkikat sonucunda TSK'nın itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle sıralı sicil üstleri tarafından başvurucu hakkında "Türk Silahlı Kuvvetlerinde kalması uygun değildir." ortak kanaatli ayırma sicil belgesi düzenlenerek ayırma işlemi süreci başlatılmıştır. Sonuç olarak 7/8/2013 tarihinde 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun maddesi uyarınca 22/4/2013 tarihli üçlü kararname ile TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir. Başvurucu TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır. Başvurucu 30/5/2014 tarihinde ayırma işleminin iptali talebiyle Millî Savunma Bakanlığı aleyhine AYİM'de dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, 926 sayılı Kanun'un maddesinin 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile yürürlükten kaldırıldığını, olayda bir subay hakkında görevden alma kararı verilmesini gerektiren sebepler bulunmadığını, takdirlerle dolu başarılı bir sicile sahip olmasına rağmen bu durumun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. AYİM Birinci Dairesinin 20/5/2014 tarihli ve E.2013/779, K.2014/514 sayılı kararıyla dava, oyçokluğuyla reddedilmiştir. AYİM kararında 6413 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "... Söz konusu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar 926 sayılı Kanunun, bu Kanunun 45 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ile yürürlükten kaldırılan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü bulunduğu, belirtilen Yönetmeliğin 12/4/2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığı, bu nedenle işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 926 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılmasının hukuka uygun bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca kararda, geçmiş sicil ve disiplin durumu itibarıyla başarılı bir personel olmasına karşın başvurucunun iyi ahlak sahibi olmak vasfını taşımadığı ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı şeklinde değerlendirmeler yer almıştır. Bir hâkim üye karara katılmamıştır. Muhalif kalan üye, bir başka dosyada 6413 sayılı Kanun'un geçici maddesinin dördüncü fıkrasına karşı Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldığı, söz konusu başvuru mevcut davayı etkilemekte olduğundan Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunun sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği görüşündedir. Bunun yanı sıra başvurucu hakkındaki ayırma işleminin 6413 sayılı Kanun'da öngörülen usuller uygulanarak tesis edilmesi gerekirken 926 sayılı Kanun'a göre tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu da ileri sürmektedir. Başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Nihai karar 15/1/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili tarafından 13/2/2015 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. 926 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan maddesi, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun ve maddeleri, 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin işlem tarihinde yürürlükte olan “Disiplinsizlik ve ahlâkî durum nedeniyle ayırma” kenar başlıklı ve maddeleri. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev yapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine dayanak oluşturan mevzuata (G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30) ve benzer durumlara ilişkin uluslararası hukuka (Yaşar Türkmen, B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir. 6413 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "... Söz konusu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar 926 sayılı Kanunun, bu Kanunun 45 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ile yürürlükten kaldırılan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli ve E.2014/24, K.2014/122 sayılı kararıyla itirazın reddine hükmedilmiştir. 6413 sayılı Kanun'un "Kınama cezasını gerektiren disiplinsizlikler" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şöyledir:“Meslek etiğine aykırı davranışta bulunmak: Önceden ilan veya tebliğ edilmiş olan mesleki etik davranış kurallarına aykırı şekilde tavır ve davranışlarda bulunmaktır." 6413 sayılı Kanun'un "Hizmete kısmi süreli devam cezasını gerektiren disiplinsizlikler" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi şöyledir:“Uygunsuz davranışlarda bulunmak: Türk Silahlı Kuvvetlerine ve temsil ettiği makam, rütbe veya statünün onur ve vakarına uygun olmayan fiillerde bulunmaktır."