1. Hukuk Dairesi 2021/8922 E. , 2022/153 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davanın yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, süresi içerisinde verildiği görülen temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendiği gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., çekişmeli 93 parsel sayılı taşınm…
**1. Hukuk Dairesi 2021/8922 E. , 2022/153 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davanın yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, süresi içerisinde verildiği görülen temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendiği gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., çekişmeli 93 parsel sayılı taşınmazın iddiaya konu bölümünün, tapuda adına kayıtlı komşu 92 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün halinde atalarından intikal ile kendisi tarafından zilyet edildiği iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazın çekişmeli bölümü yönünden tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar, dava konusu taşınmazın, komşu şahıs parsellerinin ortasında yer aldığı ve hudutlarının sabit olduğu, genişlemesinin yahut değişmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyası incelendiğinde görüleceği üzere taksimen miras bırakanları ...’a isabet ettiği, o tarihten beri herkesin kendi yerini ekip biçtiğini, çekişmeli taşınmazın sınırlarının değişmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2012/732 Esas - 2016/332 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1989 yılında yapıldığı, taşınmazın kadastro tespitinin tapu kaydına dayalı olarak yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanı ile davacının ve evvelindeki eklemeli zilyetliğin keşif tarihi olan 2015 yılından geriye doğru 40 yıl devam ettiğinin anlatılması karşısında, davacı yanın tespitten öncesine ilişkin zilyetlik iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vasisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Davacı vasisi temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında bilgisizlik nedeniyle davalılar adına tespit edildiği, mahalde alınan tüm beyanların çekişmeli taşınmazın iddiaya konu bölümünün davacı ... tarafından kullanıldığı, davalılar murisi ...’ın kullandığı bölümün daha kuzeyde kaldığını yönünde toplandığı halde mahkemece bu beyanlara itibar edilmeyerek davanın reddedildiği, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 3.2.2. 3402 sayılı Yasa'nın "Tapuda kayıtlı taşınmaz malların tespiti" başlıklı 13. maddesi: "Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa;