9. Ceza Dairesi 2021/5708 E. , 2023/5180 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/286 E., 2015/98 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind…
**9. Ceza Dairesi 2021/5708 E. , 2023/5180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/286 E., 2015/98 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2013 tarih ve 2013/649 sayılı iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2013/286 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan kovuşturma neticesinde toplanan deliller, mağdure ve şikayetçi beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü mağdurenin, ablası ...'in ikametinde temizlik yaptığı sırada sanığın arkasından sarılarak ve ağzını kapatarak mağdureyi ikamete soktuğu, mağdurenin bluzunu yırttığı, göğsünü sıktığı, üzerini çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin sanığın elinden kurtulmak için etrafta bulunan eşyaları sanığa atmaya çalıştığı, kapının kilitlenmemiş olmasından faydalanarak ikametin dışına ağlayarak ve bağırarak çıktığı bu sırada tanık ...'nın bu durumu gördüğü, sanığın mağdurenin ablasına ait evin camlarını kırdığı, mağdurenin alınan doktor raporunda boyunda sağ tarafta parmak izi şeklinde hafif ekimoz ve hafif soyulma izlerinin mevcut olduğu, tanık ...'nın hazırlık aşamasında sıcağı sıcağına alınan ifadesinde mağdurenin ''anne anne'' diye bağırarak dışarı çıktığını, ağlamaktan konuşamadığını, şoka girdiğini, bu sırada sanığın balta ile evin camlarını kırmaya başladığını, komşusu olan şikayetçi ...'i telefonla arayarak mağdurenin ağladığını sanığın da evin camlarını kırdığını söylediğini, sanığın mağdureye saldırma anını görmediğini ifade ettiği, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen doktor raporunda mağdurenin hafif derecede zeka geriliğinin bulunduğu, kapasitesindeki geriliğin ifadelerine itibar etmeye engel bir durum teşkil etmediği, görüşmeler sırasında istismarı gerçekleştirdiği iddia edilen kişi hakkında konuşulurken kaygılı göründüğü, anlattığı öykü ile verdiği duygusal tepkinin uygunsuz olduğu, istismarı gerçekleştirdiği iddia edilen kişi ile artık görüşmeme nedeni sorulduğunda mantıklı açıklama yapamaması, görüşme boyunca sergilediği duygulanım annenin çocuğu görüşmelerde kontrol ettiğinin gözlenmesi, görüşmelere istismar eylemi ile suçlanan kişinin abisi (eniştesiyle) gelmesi ve bu nedenle çocuğun kendini baskı altında ve ifadesini değiştirmek zorunda hissetmiş olabileceği dikkate alındığında çocuğun ilk ifadesinin daha güvenilir olduğu, yaşadığı olayı travmatik bir olay olarak algıladığı, olay sonrasında ortaya çıktığı bildirilen ruhsal belirtilerin travma sonrası stres bozukluğu tanı ölçütlerini karşıladığı, maruz kaldığı iddia edilen olaya bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, her ne kadar mağdure ve şikayetçiler hazırlık aşamasındaki beyanlarından dönerek istismar olayının meydana gelmediğini ifade etmişlerse de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı'nca düzenlenen rapor içeriği, sanık ile mağdure ve şikayetçilerin akraba olmaları, sanığın olayın akabinde tutuklanmasından dolayı mağdure ve şikayetçilere baskı yapılma ihtimali, mağdurenin olayın ilk anında alınan ifadesinde istismar olayını ayrıntılı anlatmış olması, mağdurenin ilk beyanını doğrular şekilde boynunda ekimoz olduğunu gösterir doktor raporu birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin ilk beyanının doğru olduğu, sanığın mağdurenin bulunduğu eve girerek cinsel istismarda bulunduğu kabul olunmakla, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2013/286 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.