3. Ceza Dairesi 2023/16579 E. , 2024/11769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2022/1103 E., 2022/1010 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleb
**3. Ceza Dairesi 2023/16579 E. , 2024/11769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2022/1103 E., 2022/1010 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca bu suçlardan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/31 Esas, 2022/31 sayılı Kararı İle 1.Sanık ... Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 2.Sanık ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir ve iki fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir. B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1103 Esas, 2022/1010 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemi Müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğine, müvekkilden ele geçirilen dijital metaryellerdeki bilirkişi incelemesinde sunulan raporlarda da herhangi bir terör örgütüne iye olmasına ilişkin bir delil olmadığına, ele geçirilen dijital metaryallerin bilirkişi raporunun yorumunda hukuki yanılgıya düşüldüğüne, müvekkilin hukuk fakültesi mezunu olup; Mısır ülkesinde iktidarın askeri darbe ile devrilmesi sonucunda siyasi yasaklı gibi addedildiğine, belli kişilerle birlikte hedef haline geldiğine, Mısır'da bu kadar iyi bir eğitim alan müvekkilin Libya'da bir silahlı fotoğraf çektirmesinin onun tek başına terör örgütüne üye olması için yeterli delil olmadığına, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 24.04.2019 tarihli tutanağında müvekkil ve diğer sanık hakkında El Kaide üyeleriyle ile bağlantılı oldukları iddia edildiğine, 03.05.2019 tarihli fezlekede suçun nevi şüphelilerin El Kaide içerisinde faaliyet yürütmek iddiası ile oluşturulduğuna, yine iddianamede şüpheliler hakkında El Kaide üyesi olması yönünden cezalandırılmasının istenildiğine, sanıklar hakkında dosyadaki bilgi ve belgelerde DAEŞ/İŞİD üyeliğine dair hiçbir bilgi geçmediğine, "bu iki örgüt zaten birbirine benzer burada bariz bir hukuka aykırılık yok" diye düşünülemeyeceğine, çünkü her yapının, her örgütün kendine has özellikleri, yapısı, sistematiği, düşüncesi ve faaliyet alanları olduğuna, bu şekilde bir hükmün daha baştan sakat olduğuna, ev arama tutanağının usule aykırı olduğuna, arama sırasında iki kişinin hazır bulundurulmadığına, Bahsedilen Word dosyasını incelendiğinde bomba yapımının ''Kassam Tugayları'' klasörünün içinde bulunduğna, yani bu belgenin Kassam Tugaylarına ait olan bir belge niteliğinde olduğuna, Kassam Tugaylarının Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi haber kaynağı olan Anadolu Ajansını ve diğer resmi kaynakları incelendiğinde resmi adıyla ''İslami Direniş Hareketi'' olan Filistindeki yasal bir siyasi parti olan HAMAS'ın silahlı kanadı olduğuna, müvekkilin bu bilgileri okumak tartışmak amacıyla bulundurduğuna, diğer sanık ...'i ünlü bir kişi olması nedeniyle tanıdığına ancak onun kendisini tanımadığına, müvekkilin savunmalarının çelişkili olmadığına, ses kayıtlarında müvekkilin örgütü kötülediğine, bu konuşmalardan görüleceği üzere müvekkilin terör gruplarına, bu fikriyattaki insanlara tamamen karşı olduğuna, ele geçirilen pasaportların usule aykırı arama sonucu ele geçirildiğine, mahkeme başkanının üye hakimlerin görüşünü almadan kendisinin gözlem yaptığına, dolayısıyla heyetçe inceleme yapılmadığına, somut olayda düzenleme ya da kullanma durumunun olmadığına, dosyadaki tanık ve sanık ifadeleri ile tüm belgeler incelediğinde Atef Shahat'ın, "... Alghozlany adına düzenlenmiş "A21075856" seri numaralı Mısır pasaportunu sahte olarak düzenlendiğine, kullandığına, değiştirdiğine dair hiçbir somut bir belge ve bilgi olmadığına, ayrıca ifadelerden anlaşılacağı üzere bu kişinin Sudan'da yaşadığına, Atef Shahat'ın bu kişi ile bir irtibatının olduğuna dair bir bilgi olmadığına, mezkûr pasaportun, işyerinden getirilen kolilerdeki derneğe ait belgelerden olduğunun anlaşıldığına, Atef Shahat Abdelaal Elgendy adına düzenlenmiş "A12127429" seri numaralı Mısır pasaportunu alabilmek için 2000 dolar para ödediğine, bu pasaportun resmi olduğunu bildiğine, sahte olduğuna dair bir bilgisi olmadığına, müvekkilin bu pasaportun sahte olup olmadığını bu konuda bilgisi olan uzman kişilere sordurduğuna, onların da bu pasaportun sahte olmadığını ifade ettiklerine, bu hususa ilişkin müvekkilin dinletmek istediği tanık Ahmet Rüşdi'nin dinlenmediğine, müvekkilin bu kişiye pasaportun gerçek olduğunu teyit ettirdiğine, bunun akabinde de İstanbul İl Göç İdaresine ikamet başvurusunda bulunduğuna, müvekkilin elinde kullanabildiği Ahmet Rafaata ait gerçek bir pasaport var iken kendisini riske atarak sahte bir pasaportu kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, Ahmet Rafaat'a ait gerçek pasaportun müvekkilin ev aramasında bulunduğuna, müvekkilin sahteliğini bilmediği bir belgeyi, pasaportu resmi kuruma ibraz ettiği halde herhangi bir sahtelik tespiti olmadığına, "Fıras Charıf adına düzenlenmiş "F763002 (R763002)" seri numaralı Tunus pasaportu ve Razan Charıf adına düzenlenmiş "F365469" seri numaralı Tunus pasaportunun Libyadaki arkadaşı Ahmet Rafaat tarafından Atef Shahat ve eşi adına gönderildiğine, bu pasaportların Atef Shahat'ın isteği üzerine değil Ahmet Rafaatın kendi orjinal pasaportunu geri istemesi üzerine kendisinin Libyadan göndermesi ile getirildiğine, Atef Shahat'ın bunları düzenlendiğine ve kullandığına dair dosyada hiçbir soyut veya somut bir bilgi ve belge olmadığına, eşi adına düzenlenmiş pasaporttan müvekkilin cezalandırılamayacağına, müvekkilin eşi adına düzenlenmiş pasaportu kullanamayacağına, hiçbir şekilde kullanılmamış bu pasaportlar yönünden müvekkil hakkında verilen tecziye kararının hukuka aykırı olduğuna, Atef Shahat hakkında 30.04.2018 ile 30.04.2019 arasında yapılan telefon ve mesajlaşmaların HTS dökümü incelendiğinde yüzlerce numara arasından 67 numaranın değerlendirme raporuna konulduğuna, bu 67 kişi hakkında da tek tek yapılan değerlendirmede sadece 10 kişi hakkında "şahsın çatışma bölgeleriyle irtibatlı faaliyet gösteren şahıslarla iltisaklı olabileceği" tespiti yapıldığına, sadece 1 kişi hakkında terör örgütü üyeliği iddiası ile hakkında işlem yapıldığına, o kişi hakkında da 07.11.2019 tarihinde müvekkil gözaltına alındıktan tam 6 ay sonra işlem yapıldığına, bu kişi hakkında bir hüküm verildiğine dair bir bilgi de olmadığına, dolayısıyla örgüt mensuplarıyla görüşmenin bile mahkumiyet için yeterli olmayacağı düşünüldüğünde mezkur durumun sanığın daha da lehine bir durum olduğuna, tanık beyanlarının sanığın lehine olduğuna, sanığın terör örgütlerine karşı çalışmalarının olduğunu beyan ettiklerine, Mısır'da demokratik seçimlere iştirak ettiğine, Mursi ile çalışmalar yürüttüğüne, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, Hiçbir terör örgütüyle bağlantısının olmadığına, burada çiftçilik yaptığına, ... Grup adında bir şirkette çalıştığına, teröristlerle hiçbir alakasının olmadığına, sahte kimlik kullanmadığına, demokratik hayatın kurallarına inandığına ve sair hususlara ilişkindir. B.Sanık ... müdafinin temyiz istemi [adres satırı maskelendi] III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Yukarıda yazılı iddianame ile açılan dava üzerine, mahkememizce yapılan yargılama sürecinde, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, mahkememizce edinilen vicdani kanaate göre; Sanık AHMET RAAFAT ABDOU ABDELKADER MOHAMED hakkında DEAŞ/İŞİD terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma neticesinde sanığın yakalandığı, sanık AHMET RAAFAT ABDOU ABDELKADER MOHAMED isimli şahısın duruşma kapsamındaki beyanı ve tanık beyanları doğrultusunda gerçek isminin ATEF SHAHAT ABDELAAL ELGENDY olduğunun belirlendiği, hudut Kapıları Büro Amirliği yazısı uyarınca sanık ...'ın Türkiye'ye yasal yollarla girmediğinin tespit edildiği, bu hususun sanık tarafından da doğrulandığı anlaşılmaktadır. Sanıktan elde edilen dijital materyallerin incelenmesinde; “patlayıcı bilimi” olarak belirtilen Word dosyası ve bomba yapım aşamaları ve bombayla ilgili olabileceği değerlendirilen videoların, Arapça ses kayıtlarının tespit edildiği, ev aramasında değişik isim ve ülkelere ait olduğu değerlendirilen pasaportlar, Araçça dokümanlar 128 yabancı uyruklu şahsın isim listesinin ve isimlerin karşısında pasaport numaralarının yazılı olduğu, isimlerden bazılarının önüne ve arkasına eksi veya artı işaretlerinin konulduğu listeler, yabancı ülke resmi kurumlarına ait olduğu değerlendirilen mühür, ıstampa, mühür, damga yapımında kullanılan makina ele geçirilmiştir. Sanık savunmasında; hukuk profesörü olduğunu, Mısırda hakkında idam kararı verildiğini öğrenmesi üzerine AHMET RAAFAT ABDOU ABDELKADER MOHAMED 'in pasaportunu kullanarak 2016 yılında illegal yollardan Türkiye'ye geldiğini, Türkiye'de ... Grup LTD. ŞTİ. adında büyükbaş hayvan alım satımına ilişkin şirket kurduğunu, terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığını, ele geçen makinayı bardaklar üzerine resim basmak için aldığını, piyasada bulunan, yasal cihazlardan olduğunu, ele geçen dokümanlar arasındaki içinde diğer sanık ...'nin de bulunduğu 128 yabancı uyruklu şahsın isimli listesinin ve isimlerin karşısında pasaport numaralarının yazılı olduğu, isimlerden bazılarının önüne ve arkasına eksi veya artı işaretlerinin koyulduğu, belgeye ilişkin olarak sanığın şirketini taşıdığı yerde daha önceden bulunan derneğe ilişkin olup taşınma esnasında kendi evrakları arasına karışmış olabileceğini, beyan ettiği, kollukta diğer sanık ...'i çok uzun zamandır tanıdığını, Mısır'da aynı şehirde kaldıklarını, uzaktan akraba olduklarını beyan etmiş ise de mahkeme huzurunda savunmasında kaçamaklı beyanda bulunarak sanığı tanıdığını ancak onun kendisini tanıdığına dair bir beyanda bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla hayatın olağan akışına aykırı, suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Sanıktan elde edilen dijital materyaller içerisinde word formatında yer alan belgenin incelenmesinde, patlayıcı madde yapımının detaylı bir şekilde anlatıldığı, ele geçen dokümanlardan 128 kişinin pasaport bilgilerinin bulunduğu liste üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde diğer sanık ...'den ele geçen listelerdeki bir kısım isimlerin ortak olduğunun tespit edildiği, sanıkların HTS kayıtları incelendiğinde birbirleri ile irtibat halinde olduklarının tespit edildiği, sanıkların HTS analiz raporunda irtibatlı oldukları şahıslar hakkında yapılan araştırmada çatışma bölgeleri ile irtibatlı olabilecek şahısların tespit edildiği, sanığın yakalanmamak için sahte pasaport düzenlettiği ve yakalandığında kendi kimlik bilgilerini sakladığının anlaşılması karşısında sanığın DEAŞ/İŞİD silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı, aynı terör örgütü üyelerinin kendilerini saklamak üzere sahte kimlikle dolaşmaları ve sanığın da sahte pasaport ile kimliğini gizlemeye çalışmış olması, Türkiye'ye kaçak yollarla girerek istihbarı bilgileri doğrular mahiyette örgüt üyelerine ülkemizde oturma izni ve yasal belgeler tanzim edip geçişlerini sağlamaya çalışarak diğer sanık ...'un yardımı ile örgüt adına faaliyette bulunduğu, kanaatine varılarak sanığın eylemlerinin çeşitlilik ve süreklilik arz ettiği ve suç işlemede yoğun kastı bulunduğu kanaatine varılarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidilmiştir.... ...Sanık ... hakkında DEAŞ/IŞID terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma neticesinde, sanığın 30.04.2019 günü yakalandığı, Hudut Kapıları kayıtlarına göre 29/05/2014 tarihinde Türkiye'ye yasal yollardan giriş yaptığı, sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçen dijital materyallerde fotoğraflarla birlikte farklı şahıslara ait pasaport, vesikalık fotoğraf, vize, ikamet izni, kimlik, çeşitli evraklar vb. türde fotoğraf dosyalarına rastlandığı yine çatışma bölgeleriyle alakalı çok sayıda fotoğraf olduğu görülmüştür. Sanık ... savunmasında, Mısır'da hukuk profesörü olduğunu, hakkında idam kararı çıkarılması üzerine yaklaşık 4 yıl önce Türkiye'ye geldiğini, Türkiye'de Uluslararası Hukuk ve Özgürlük Hürriyet Derneğinde faaliyet gösterdiğini ve Türkiye'de oluşumu bulunan İhvan Müslümanlar'ın başkanlığını yaptığını ayrıca bu oluşumdaki kişilerin işlerini hukuki yönden takip ettiğini, ikamet başvurularının takibini yaptığını, terör örgütü ile bir bağlantısı olmadığını, diğer sanık ...'ı daha önceden tanımadığını, sadece Ahmed Rujdi isimli kişinin yanına geldiğinde gördüğünü, samimiyeti olmadığını, sanık ...'ın ikametinde ele geçen pasaportlar hakkında bilgisi olmadığını, sadece bu pasaportlardaki ... ALGHOZLANY'nin kardeşi olduğunu, ancak pasaportun sanık ...'da ne aradığını bilmediğini, dijitallerinde ele geçen listedeki pasaport, isim ve fotoğrafların kendilerine ikamet izni için başvuran şahıslara ait olduğun karşılığında yazan rakamların resmi kurumlarca talep edilen harç miktarlarına ilişkin olduğunu beyan etmiş ancak sanık ...'ın savunmasında, sanığı uzun zamandır tanıdığını beyan ettiği, ikametinde sanığın kardeşinin pasaportunun ele geçtiği, sanıklardan ele geçen listelerdeki şahısların isimleri bilirkişi marifetiyle karşılaştırıldığında bir çok şahsın uyuştuğunun tespit edildiği ve sanık ...'in ... Grup isimli şirketi sanık ...'un yöneticisi olduğu İhvan Müslümanlar Derneği'nin yerine taşıdığı ve ele geçen evrakların bu dernekte karışmış olabileceği yönündeki savunması dikkate alındığında sanık ...'un sanık ...'ı tanımadığı ve irtibat halinde olmadığı yönündeki hayatın olağan akışına aykırı, suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, istihbarı bilgileri doğrular mahiyette örgüt üyelerine ülkemizde oturma izni ve yasal belgeler tanzim edip geçişlerini sağlamaya yardımcı olduğu anlaşılmış, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin bu haliyle "örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmiştir...." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kurulan hüküm yönünden 1.Sanık hakkında El-Kaide silahlı terör örgütüne üye olmaktan iddianame düzenlendiği, delillerin değerlendirilmesi, kabul ve gerekçe başlığı altında El Kaide silahlı terör örgütünden ve bu örgütün Suriye kollarından bahsedildiği ancak sanıkla ilgili kabul kısmında DEAŞ/IŞİD silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı kabulü yapıldığı görülmekle; mahkemece sanığın hangi terör örgütü üyesi olduğunun kabulü noktasında çelişkiye düşülmesi suretiyle bir karar verilmesi, 2.Sanığın ikamet aramasında el konulan dijital materyalleriyle ilgili hazırlanan 22.12.2020 ve 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporlarında Whatsapp ve Telegram uygulamaları üzerinden yaptığı mesajlaşmalar ve gönderdiği ses kayıtları sanığa okunarak (özellikle 22.03.2021 tarihli raporda yer alan 23.10.2016, 01.06.2016, 25.11.2015, 15.10.2015, 16.04.2016, 12.08.2016, 06.07.2016, 03.08.2016, 11.12.2015, 02.11.2016, 05.11.2016, 21.07.2017, 13.05.2016 tarihli mesajlar ile 22.12.2020 tarihli raporda yer alan 22-29.06.2018, 30.05.2018, 25-27.05.2018, 25.07.2017 tarihli mesajlar ve ses kayıtları) savunması alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın aşama beyanlarında İhvan Hareketi içerisinde yer aldığını, Sisi tarafından hakkında idam kararı çıkarılınca Türkiye'ye iltica ettiğini, burada bir dernek kurduklarını, bu derneğin Mısır'daki insan hakları ihlalleriyle ilgilendiğini, kendisi gibi Mısır'dan Türkiye'ye iltica eden insanların ikamet izni almaları için onlara yardım ettiğini, telefonunda yer alan fotoğraf dosyalarında yer alan pasaport, vesikalık fotoğraf, ikamet izni, kimlik gibi evrakların da bu konuyla ilgili şahısların kendisine gönderdiği evraklar olduğunu beyan ettiği, sanık savunmasının aksini ortaya koyan somut bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, sanık ...'nin hayvancılık üzerine kurduğu şirketin bulunduğu adresin daha önce ...'nin faaliyet yürüttüğü derneğin ikamet adresi olduğu, dolayısıyla sanık ...'nin ikamet aramasında ele geçen 128 kişilik liste ile sanık ...'nin dijitallerinde ele geçen isim listesindeki kişilerin çoğunun uyuşmasının da buna dayandığı, her iki listenin de sanık ...'a ait olduğunun değerlendirildiği, tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığı, ayrıca söz konusu listede yer alan kişilerin terör örgütü üyesi olduklarını ortaya koyan bir delilin de bulunmadığı görülmekle; sanığın silahlı terör örgütü mensuplarına oturma izni ve yasal belgeler tanzim ederek geçişlerini sağlamaya yardımcı olduğuna dair mahkeme kabulünü ortaya koyan her türlü şüpheden uzak kesin kanıya varılamadığından atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçu ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafileri ile sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1103 Esas, 2022/1010 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık ...'nin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık ve müdafilerinin tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.