2. Hukuk Dairesi 2025/6194 E. , 2026/1849 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/... E., 2025/852 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin…
2. Hukuk Dairesi 2025/6194 E. , 2026/1849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/... E., 2025/852 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince kadına "evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmemek ve ortak konutu sık sık terk etmek" kusuru yüklenmesi suretiyle kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek kadının birleştirilen davasının reddine, erkeğin asıl davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kadının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, kadın tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ile yapılan yargılama ve özellikle tanık beyanlarına göre, erkeğin kadını süreklilik arz edecek şekilde "sen salaksın, ben dört çocuğu sana büyüttürdüm, benim işim bitti seninle, hepinizi kullandım" şeklinde sözler söyleyerek aşağıladığı ve küçük düşürdüğü, evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin de kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu hale göre Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kadın kusuru ile erkeğe yüklenen kusur birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Kadın da dava açmakta haklıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadının birleştirilen davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır olmayan kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının birleştirilen davasının ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden davalı-davacı kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının birleştirilen davasının ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden kadına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.