11. Hukuk Dairesi 2022/1196 E. , 2023/4984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/278 Esas, 2021/1324 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2019/563 K. Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir
**11. Hukuk Dairesi 2022/1196 E. , 2023/4984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/278 Esas, 2021/1324 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2019/563 K. Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 40 yıldır pastacılık ve fırıncılık, unlu mamuller, her türlü sütlü ve şerbetli tatlı imal ve ticaretinde önde gelen bir firma olduğunu, "Ağam Hayatın Tatlı Yanı", "Hayatın Tatlı Yanı" ibareli 2010/05996, 2011/89996, 2016/55238, 2017/41094 sayılı markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin “selinay hayatın tatlı yanı” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin markaları ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin tek başına “hayatın tatlı yanı” şeklinde asli unsurlu markası bulunduğu gibi diğer markalarında yer alan "Hayatın Tatlı Yanı" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığını, müvekkilinin yaratmış olduğu slogan markasının ayırt edici olduğunu, müvekkilinin markasına yaptığı reklam harcamaları ile tek başına bir ticari değer haline geldiğini, dava konusu markanın tescilinin haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek 2018-M-10761 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; "hayatın tatlı yanı" ibaresinin markalarda ortak bulunduğunu, ancak davacı markasında asli unsurun “ağam” ibaresi olduğunu, slogan niteliğindeki “hayatın tatlı yanı” ibaresinin asıl unsur niteliğinde bulunmadığını, sloganların marka algısı yaratmayan, ortalama tüketiciler tarafından mal veya hizmetleri işaret etmenin ya da onların asli özelliklerini belirtmenin bir yolu olarak kullanılan ayırt edici olmayan işaretler olduklarını, bu nedenle her iki markada da “hayatın tatlı yanı” ibaresinin tali nitelikte bulunduğunu, kötü niyet iddialarının ispatlanmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gıda sektöründe “selinay” markası ile faaliyet gösterdiğini, davacının yayına itiraz aşamasında yalnızca 2010/05996 ve 2011/89996 sayılı markalarını dayanak gösterdiğini, davacının 2010/05996 ve 2011/89996 sayılı markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı markaları ile müvekkilinin marka başvuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkilinin markasındaki asli unsurun "selinay" ibaresi olduğunu, sloganların marka olarak tescili mümkün olmakla birlikte bu tür işaretlere diğer markalardan uygulananlardan daha katı kriterlerin uygulanması gerektiğini, gıda sektöründe bu tür bir sloganın ayırt ediciliğinin son derece zayıf olduğunu, markaların genel izlenim açısından benzer olmadıklarını, sloganın zayıf unsur olarak tek başına marka algısı yaratmayacağını, markalar arasında iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/27401 sayılı marka başvurusunda yer alan “hayatın tatlı yanı” ibaresinin, gerek işlem dosyasına sunulan davacı markalarında, gerekse de hükümsüzlük talebine dayanak gösterilen markada birebir aynı şekilde yer aldığı, tüketicinin davacıya ait önceki tarihli bu markalarda yer alan ibareyi, aynı/benzer emtialarda, birebir aynı şekilde dava konusu marka içerisinde gördüğünde, davalı ve davacı markaları arasında en azından iktisadi – idari bir bağlantı kurma yanılgısına düşebileceği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki şartların somut uyuşmazlıkta meydana geldiği, davalı yanın kullanım ispatına yönelik taleplerinin tartışılmasının dava konusu başvurunun, davacının dayanak markalarından kullanım ispatına konu edilemeyen markası ile de benzer görülmesi nedeniyle sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacının müvekkili Kurum nezdindeki itirazına mesnet markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan sloganın marka algısı yaratmayacağını, dava konusu markadaki asli unsurun "selinay" ibaresi olduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali bulunmadığını, gerekçede yer alan 2016/55238 nolu markanın YİDK itiraz aşamasında ileri sürülmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markaları dava tarihi itibari ile tescilli olmadığından davacının hükümsüzlük davası açma hakkı bulunmadığını, davacının davalı Kurum nezdinde dayanmadığı 2016/55238 ve 2017/41094 markalarına işbu dava bakımından dayanamayacağını, davadaki hükümsüzlük talebi bakımından kullanım ispatını def'i olarak ileri sürdüklerini, davacının markaların kullanımını ispatlamadığını, davacı markaları ile müvekkilinin marka başvuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkilinin markasındaki asli unsurun "selinay" ibaresi olduğunu, sloganların marka olarak tescili mümkün olmakla birlikte bu tür işaretlere diğer markalardan uygulananlardan daha katı kriterlerin uygulanması gerektiğini, gıda sektöründe bu tür bir sloganın ayırt ediciliğinin son derece zayıf olduğunu, buna göre gıda sektöründe bu slogana maruz kalan tüketicinin bu ibareyi her duyduğunda ve gördüğünde davacı firma ile ilişkilendirmesinin mümkün bulunmadığını, sloganın zayıf unsur olarak tek başına marka algısı yaratmayacağını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, taraf markalarının emtia listelerinin uyuşmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin YİDK' e itiraz aşamasında dayanmadığı ancak dava aşamasında dayandığı markaların YİDK kararının iptali davasında dikkate alınamayacağı, ancak davacının hem itiraz hem de dava aşamasında dayandığı markaların davalı başvuru markası ile iltibas riski taşıdığı, davalı şirketin davalı Kurum nezdindeki itirazlarında ileri sürmediği kulanmama ispatına ilişkin def'iyi davadaki YİDK kararının iptali bakımından ileri süremeyeceği ancak davadaki hükümsüzlük talebi bakımından bu def'iyi ileri sürebileceği, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile davacının itirazına mesnet 2010/05996 ve 2011/89996 sayılı markaları yönünden kullanmama def'ini ileri sürdüğü ancak hakkında kullanmama defi'nin ileri sürülmediği 2016/55238 sayılı "Hayatın Tatlı Yanı" ibareli davacı markası ile dava konusu marka arasında uyuşmazlık konusu tüm mallar bakımından iltibas ihtimali bulunduğu, bu nedenle ileri sürdüğü kullanmama definin incelenmesinin sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı taraf vekilleri istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.