Başvurucu, idarenin cevabi yazısı ve duruşma günü kendisine tebliğ edilmeden, hakkındaki idari para cezasının iptali yönündeki talebinin reddine karar verildiğini belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, idarenin cevabi yazısı ve duruşma günü kendisine tebliğ edilmeden, hakkındaki idari para cezasının iptali yönündeki talebinin reddine karar verildiğini belirterek, Anayasa’nın maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur. Başvuru, 8/2/2013 tarihinde Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/12/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 5/2/2015 tarihli görüş yazısı 13/2/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevaplarını içeren dilekçesini 23/2/2015 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, aracında takograf cihazı bulundurmadığı gerekçesiyle 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun maddesine istinaden 319,00 TL idari para cezası kesilmiştir. Başvurucu, olay tarihinde aracın çalışmadığını, bu nedenle takoğraf cihazı bulundurulmasının hukuken zorunlu olmadığını belirterek, söz konusu idari para cezasına karşı Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Başvuru üzerine Mahkeme, 7/8/2012 tarihinde tensip tutanağı düzenleyerek, duruşma gününü 15/11/2012 tarihi olarak belirlemiştir. Ancak duruşma günü taraflara tebliğ edilmemiştir. Mahkeme, idarenin cevabi yazısı üzerine tarafların katılmadığı, tarafların duruşmaya katılmadığına dair bir tespitte bulunulması ve tutanak imzacısının dinlenmesinden vazgeçilmesi dışında herhangi bir esaslı işlemin yapılmadığı iki duruşma sonrasında, 10/1/2013 tarih ve 2012/909 Değişik İş sayılı kararı ile idari yaptırım işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun talebini kesin olarak reddetmiştir. Ret gerekçesi şöyledir:“… Muteriz vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 03/08/2012 tarihli dilekçesi ile olay tarihinde Diyarbakır Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından 23/07/2012 tarihinde kesilen idari para cezasının, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesi ile kesilen idari para cezasına itiraz edilmiş ve idari para cezasının kaldırılması talep edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; muteriz hakkında verilen idari para cezasında herhangi bir usulsüzlük olmadığı, verilen idari para cezasının yasalara uygun olduğu anlaşılmakla, itiraz yerinde görülmeyip, itirazın REDDİNE karar vermek gerekmiş olup aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur…” Ret kararı, başvurucuya 23/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuru, 8/2/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 2918 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Araçlarda;…b) Kamyon, çekici ve otobüslerde ayrıca takoğraf, taksi otomobillerinde ise taksimetre,…Birinci fıkranın … (b) bendine göre araçlarında taksimetre, takoğraf bulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan sürücüler 34,800,000 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir...” 13/03/2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir: “Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.” 5326 sayılı Kanun'un “Başvurunun incelenmesi” kenar başlıklı maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:“…“ (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir. …(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar…” 18/7/1997 tarih ve 23053 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Karayolları Trafik Kanununda yazılı trafik suçlarını işleyenler hakkında;a) Emniyet Genel Müdürlüğünün;1) Trafik zabıtası personeli, …, tarafından suç veya ceza tutanağı düzenlenir…”