8. Hukuk Dairesi 2023/70 E. , 2024/4059 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/325 E., 2022/257 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilm…
**8. Hukuk Dairesi 2023/70 E. , 2024/4059 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/325 E., 2022/257 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Korkuteli ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 108 parsel sayılı 7.876.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, eşit paylarla davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Kadastro Mahkemesini sunduğu dava dilekçesinde; Korkuteli ilçesi ... Köyü 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tassarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararına istinaden dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince, "askı ilan süresinin son günü açılmış olan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak, görevsizlik kararı verilmesi" gereğine değinilen bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi ile dava dosyası yeniden Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince, " davacı Hazine tarafından dava konusu taşınmazın ham toprak ve taşlık olup kullanılmadığı iddia edilmekteyse de, yapılan yazışmalar ve keşif, davalılar tanıklarının ve tespit bilirkişilerinin (tutanak tanıklarının) anlatımları, teknik bilirkişilerin raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın uzun yıllar emek ve sermaye sarf edilip imar ve ihya edilerek bir insan ömründen uzun süredir tarımsal faaliyetlerde kullanıldığı ve bu şekilde tarım arazisi niteliği kazandırıldığı, tespit tarihi ve öncesindeki uzun yıllardır davalıların ve onlardan önce murislerinin kullanımında olup ham toprak olmadığı, zilyetliği terk amacı taşımayan ve taşınmazı kullanımsız duruma getirmeyen kısa süreli ekilmeyen dönemlerin de taşınmazın bu özelliğini ortadan kaldırmayacağı, mera tahsis kaydı bulunup bulunmadığına ilişkin yazışmalar yapılarak ve hava fotoğraflarıyla memleket haritaları getirtilerek yeniden keşif kararı verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın mera olup olmadığı uyuşmazlık konusu olmayıp, dosyanın görevsizlik kararıyla mahkememize gönderilmesi aşamasından önce de fen elemanı ve ziraat mühendisi bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak tespit bilirkişilerinin ve davalı tanıklarının dinlenildiği ve yapılan keşifle dinlenilenlerin anlatımlarının sonuç için yeterli görüldüğü " gerekçesiyle verilen davanın reddine dair önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2017/1792 Esas, 20120/5984 Karar sayılı ilamıyla; " eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine " işaret edilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; " mahkemenin 2015/188 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2017/1792 Esas 2020/5984 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olduğu, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra mahallinde 18.05.2022 tarihinde keşif yapıldığı ve bilirkişi heyeti tarafından 28.06.2022 tarihinde rapor sunulduğu, dava konusu Antalya ili Korkuteli ilçesi Çıvgalar mahallesi 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın yabani otlarla ve taşlarla kaplı olduğunun, komşu parsellerinin arasında ayırt edici herhangi bir unsurun bulunmadığının gözlemlendiği, keşifte dinlenilen komşu köy mahalli bilirkişisi ... 'in beyanında, dava konusu taşınmazın yakınındaki yoldan geçerken taşınmazın ekili olmadığını; aynı köy yerel bilirkişisi ... ' ın beyanında, dava konusu taşınmazın kimse tarafından ekilmediğini, bu taşınmazda köydeki insanların hayvan otlattığını; tespit bilirkişisi ...' in ise beyanında, dava konusu taşınmazın davalının dedesi ... ... tarafından 20 yıl boyunca ekildiğini, onun vefatıyla davalıların taşınmazı ekmediğini belirtmiş olduğu, bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde dava konusu taşınmaz ile komşu 103 ada 116 mera parseli ile arasında fiziki bir sınırın mevcut olmadığının, bitki florasının benzer olup mera bitkilerinin botanik kompozisyonuna sahip olduğunun ve mera parselinin bütünlüğü içerisinde olduğunun, tarım toprağı sıfatının oluşmadığının ve ham toprak vasfında olduğunun bildirildiği, taşınmaza komşu 103 ada 106 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin Korkuteli Kadastro Mahkemesinin 2008/93 Esas 2008/105 Karar sayılı ilamı ile ham toprak vasfı ile ... adına tespit ve tesciline karar verilerek kesinleştiğinin, 103 ada 109 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin Korkuteli Kadastro Mahkemesinin 2008/142 Esas, 2009/7 Karar sayılı ilamı ile ham toprak vasfı ile ... adına tespit ve tesciline karar verilerek kesinleştiğinin, 103 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin de Korkuteli Kadastro Mahkemesinin 2008/143 Esas, 2009/281 Karar sayılı ilamı ile ham toprak vasfı ile ... adına tespit ve tesciline karar verilerek kesinleştiğinin ve hükmen tescil edildiklerinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmaza komşu 103 ada 116 parsel sayılı taşınmazın ise mera vasfı ile tespitinin yapıldığının, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede mera tespit ve tahdit çalışmalarının tamamlandığının fakat tahsis çalışmalarının yapılmadığının bildirilmiş olduğu, netice olarak dava konusu 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibari ile mera özelliği taşıdığı ve mera parseli ile bütünlük içerisinde olduğunun belirlendiği, aynı zamanda tüm hava fotoğraflarından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz ile komşu 103 ada 116 parsel ile bütünlük oluşturduğu, dava konusu taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı gibi tamamlanmış olsa dahi müstekar Yargıtay kararları gereği meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığından ve mera olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği " gerekçesiyle, davacı ...'nin davasının kabulüne, dava konusu Antalya ili Korkuteli ilçesi ... Mahallesi 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; eldeki dava, askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 30/2. maddesi hükmü uyarınca re' sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalardan değildir. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 26 ncı maddesinin, " Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü uyarınca hakim, tarafların talepleriyle bağlı kalarak, infazı kabil ve doğru sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorundadır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında bulunan ziraatçi bilirkişi heyet raporunda dava konusu taşınmazın ham toprak vasfında olduğu belirtildiği ve davacı Hazinenin taşınmazın mera vasfında olduğu yönünde bir iddiası ve taşınmazın bu vasıfla tescili yönünde bir talebi bulunmadığı halde, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalıların temyiz itirazının, yukarıda (2) nolubentte açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan " Dava konusu Antalya ili Korkuteli ilçesi Çıvgalar Mahallesi 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla SINIRLANDIRILARAK ÖZEL SİCİLİNE YAZILMASINA, " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, " Dava konusu Antalya İli Korkuteli ilçesi Çıvgalar Mahallesi 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla hazine adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE " ifadesinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.