11. Hukuk Dairesi 2018/2548 E. , 2019/3921 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/09/2017 tarih ve 2014/854-2017/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde…
**11. Hukuk Dairesi 2018/2548 E. , 2019/3921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/09/2017 tarih ve 2014/854-2017/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan dava dışı sigortalıya ait çelik boru emtiasının, taşıma sözleşmesine atfen Derince/İzmit’ten davalı taşıyıcı tarafından tam ve hasarsız olarak teslim alınmış iken, varma yeri olan Astana/Kazakistan’da hasarlı olarak teslim edildiğini, davalının hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya 108.849,89 TL ödendiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, bu bedelin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının TTK'nun 1066.maddesi uyarınca hasarı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin ise taşıma işine ilişkin tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, dolayısıyla müvekkiline atfedilebilecek kanıtlanmış herhangi bir kusurun bulunmadığını, taşıma konusu emtiada hasar olduğu iddiasının da ispatlanamadığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taşıma konusu sigortalı emtianın gemiye yüklenmesi aşamasında düzenlenen 21/03/2007 tarihli raporun içeriğinden, gemiye yükleme işlemi yapıldığı sırada bir kısım emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, emtia gönderenin fabrikasından limana kamyonlar ile taşınmış olduğundan sözkonusu hasarın karayolu taşıması sırasında meydana geldiği, gemiye yükleme aşamasında ve malın varma yerinde teslimi sırasında tutulan kayıtlardan hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelmediğinin anlaşıldığı, karayolu taşıması davalının sorumluluk alanı dışında kaldığından sözkonusu hasar nedeni ile ortaya çıkan zararın davalıya yüklenemeyeceği, ayrıca sözleşmede belirlenen usule uygun şekilde tespit edilmeyen hasardan dolayı taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.