11. Ceza Dairesi 2011/12185 E. , 2012/518 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı yasanın 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK.nun 52/1. mad. göre 18 ay hpc ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine, denetimli serbetlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde Vergi Dairesi mütalaası ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak suç tarihleri 2005 ve 2006 takvim yılları olarak gösterili…
**11. Ceza Dairesi 2011/12185 E. , 2012/518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı yasanın 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK.nun 52/1. mad. göre 18 ay hpc ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine, denetimli serbetlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde Vergi Dairesi mütalaası ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak suç tarihleri 2005 ve 2006 takvim yılları olarak gösterilip kamu davasının açılmasına, CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede unsurları gösterilen fiil olup mahkemeler sevk maddeleri ile bağlı bulunmadığından 2006 takvim yılından da kamu davası açıldığı kabul edilip tebliğnamedeki red isteyen düşünce ile 2005 takvim yılı ile ilgili mahkumiyet hükmü kurulurken 53. maddenin infaz aşamasında nazara alınması mümkün olduğundan 4 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, anılan 2006 takvim yılından zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazları incelenerek gereği görüşüldü: Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeden hükme dayanak yapılan bilirkişi yemin zaptındaki hakim imzası eksikliği ikmal edilmeden hüküm kurulması, 2-26.09.2008 tarihli oturumda duruşmanın 26.11.2008 gününe bırakıldığı belirtilip kısa ve gerekçeli karar da karar tarihi 26.11.2008 olarak gösterildiği halde celse başlığında duruşma tarihi 17.12.2008 olarak gösterilip karışıklığa neden olunması, 3- Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı takvim yılında değişik vergi dönemlerinde çok sayıda sahte fatura düzenlenmesi suçları müteselsil suçu oluşturacağından cezanın teselsül nedeniyle arttırılması ve faturaların adet ve tutarları, zararın miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde eksik ceza tayini, 3-Katılan vekilinin, sanıkların yetkilisi olduğu şirketin dava konusu eylemi ile ilgili taktir komisyonuna sevk edildiği, komisyon kararı belli olmadığından kamu zararının giderilip giderilmediğinin belli olmadığı yönündeki beyanı ve vergi dairesi müdürlüğünün yazısı içeriği nazara alınarak CMK.nun 231. maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeden ve kamu zararı giderilmediği gerekçe gösterilerek sanık ... hakkında, sanık ...’in adli sicil kaydında geçen önceki mahkumiyetinin 2007 yılında işlenen 3167 sayılı Yasaya muhalefet suçu olup 2005 tarihinde sahte fatura düzenlemek suçunun işlendiği tarihte adli sicil kaydı bulunmadığı nazara alınmadan daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçe gösterilerek anılan hükmün uygulanmaması yönünde eksik araştırma ve isabetsiz gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması, 4-Suç tarihi nazara alınarak 5237 sayılı Yasanın 37. maddesi yerine uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK.nun 64. maddesi gereğince uygulama yapılması, 5-Hükmolunan hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi yerine yazılı şekilde aynı yasanın 52. maddesi olarak hatalı gösterilmesi ve denetim süresinin gösterilmemesi, 6-Yargılama giderlerinin sanıklardan ne şekilde tahsil olunacağı belirtilmeden karar verilmek suretiyle CMK.nun 326/2. madde ve fıkrasına aykırı davranılması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.