14. Hukuk Dairesi 2011/13231 E. , 2011/13394 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2009 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 10.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**14. Hukuk Dairesi 2011/13231 E. , 2011/13394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2009 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 10.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı maliki olduğu 156 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın dış cephesine davalının kablolar geçirerek ve kutular monte ederek çirkin bir görüntü yarattığını, ayrıca garaj kapısının açılışını engelleyecek şekilde direk yerleştirdiğini ve telefon kutusu koyduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal talep etmiştir. Davalı idare, şahıslara ait bina ve müessesatın kullanım ve istifadesini engellememek kaydıyla telefon hattı geçirme yetkilerinin bulunduğunu, davalı taşınmazında haksız kullanımlarının olmadığını savunmuştur. Mahkemece, dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın zemin ve bina değeri ile elatmaya konu kablo, kutu ve direklerin toplam değerine göre asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan binadaki bağımsız bölümlere telefon hattı geçirilirken binanın dışından geçirilen kablolar ile hat için kullanılan direk ve telefon kutularının taşınmazın kullanımını engellediği, bina dışında çirkin görüntü oluşturduğu iddiasıyla elatmanın önlenmesi ve kal istenmektedir. Gerçekten de davalı kurum telefon hattının tellerini bina dışından geçirmiş, direk ve telefon kutularını taşınmaz üzerine yerleştirmiştir. Davalı, bu işlemleri yaparken 406 sayılı Kanunun verdiği yetkiyi kullanmaktadır. Kanunun 14.maddesine göre şahısların kendilerine ait bina ve muhtesatının kullanımını ve istifadesini engellememek zorundadır. Engellenme iddiası ile elatmanın önlenmesi ve kal istendiğinde davacı kurumun yetki sınırlarını aşıp aşmadığı mahkemece araştırılmalıdır. Somut olayda, mahkemece keşif yapılmış, dava konusu kablo, direk ve telefon kutularının değeri ile telefon hattının tesis edildiği bina ve binanın üzerinde bulunduğu arsanın değeri de esas alınarak görevsizlik kararı verilmiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi davalı idare telefon hattını geçirirken binaya elkoyma kastı ile hareket etmemekte, hizmetin gereği telefon kullanımı için gerekli hattı tesis etmektedir. Diğer bir anlatımla, telefon hattının bulunduğu bina ve zemin üzerinde herhangi bir hak ileri sürmemektedir. Bu durumda hattın bulunduğu bina ve zemine yönelik bir çekişme bulunmadığından dava değerini çekişme konusu olan ve davalı idarenin yasal yetkiyi aşarak tesis ettiği ileri sürülen kablo, direk ve telefon kutularının değeri belirler. Bu durumda elektronik mühendisi tarafından düzenlenen 27.05.2010 tarihli raporda direk ve tesisat değeri 1419,00 TL olarak gösterildiğine göre sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esasına girilerek gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken telefon hattının bulunduğu arsa ve bina değeri de esas alınarak görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi