12. Ceza Dairesi 2023/5592 E. , 2024/4165 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle
**12. Ceza Dairesi 2023/5592 E. , 2024/4165 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasın karar verilmiş, kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafinin bu kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizce "sanık hakkında bilinçli taksir uygulanamayacağı" gerektiğinden bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca 12100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi; az ceza verildiğine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın kusuru olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 23.00 sıralarında gece vakti,sanık yönetimindeki kamyonet ile yerleşim yeri dışında, aydınlatma bulunmayan orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü ve çift platformlu, zemini asfalt yüzeyi kuru ve buzlu, yatay güzergahı düz, düşey güzergahı eğimli yaya kaldırımı olmayan emniyet şeridi karlı ve buzlu olması nedeniyle kullanılamayan yolda seyir halinde iken, aracının sağ ön far ve çamurluk kısımları ile aynı istikamette yolun sağ şeridinde emniyet şeridi ayrım çizgisi bitişiğinde yürümekte olan yayaya çarpması sonucu istinat duvarı bitişiğinde kanala savrulan yayanın öldüğü olayda; Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporu ile gece vakti aydınlatma bulunmayan meskun dışı mahalde seyri sırasında far ışığı altındaki görüş alanını ve mahal özelliklerini dikkate alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken müteyakkız seyretmediği,aynı istikamette yol içerisinde emniyet şeridi ayrım çizgisine yakın konumda yürüyen müteveffa yayayı dikkate alarak zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Hükmün gerekçe kısmının ikinci paragrafında ve hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan dava ile ilgisiz "Yüksel Yazıcı" ibaresinin silinerek sanığın adının yazılması mahallinde giderilmesi mümkün yazım yanlışı olarak değerlendirilmiş olup tali kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.