4. Hukuk Dairesi 2024/2394 E. , 2024/4612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/9137 Değişik İş, 2018/9137 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2018/9816 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Davalının İtirazının Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/49916 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi
**4. Hukuk Dairesi 2024/2394 E. , 2024/4612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/9137 Değişik İş, 2018/9137 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2018/9816 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Davalının İtirazının Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/49916 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Yüksekova İlçesinde hendek ve barikatların önlenmesi ve tehditlerin ortadan kaldırılması amacıyla operasyon düzenlenmek üzere 18.03.2016 ile 30.05.2016 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, müteveffa ve ailesinin bu dönemde güvenlik açısından şehir dışına çıktığını, sokağa çıkma yasağının bittiği tarihten birkaç gün sonra döndüğünde ise evinin ağır derecede hasarlanmış olduğunu gördüğünü, hasarlara karşı davalı ... şirketince Konut Paket Sigorta poliçesinin yapılmış olduğunu, bu nedenle zararın ihbar edilerek tazmininin talep edildiğini, sigorta şirketince başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleştiği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 22.06.2018 tarihinde 53.865,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, sigorta poliçesinin bölgede çatışmalar ve operasyon başladıktan sonra yapıldığını, sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, riziko gerçekleşmiş olmasına rağmen sigorta şirketine bu durumun bildirilmediğini, kötüniyetli bir şekilde dava konusu yeri sigortalattığından talep konusunun poliçe kapsamı dışında olduğunu, rizikonun gerçekleşme tarihinin poliçe yapılmadan önce gerçekleşmiş olma ihtimali de bulunduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca hasarın teminat dışında olduğunu, sigorta konusu konut üzerinde kamu idaresi tarafından tasarrufta bulunulduğunu, bu nedenle hasarın sigorta teminatı dışında olduğunu, 5233 sayılı Kanun kapsamında davacının öncelikle Kaymakamlığa başvuru yapması gerektiğini, bu Kanun kapsamında terör zararlarının Zarar Tespit Komisyonu tarafından yapılan tespitler çerçevesinde ilgili Kaymakamlık tarafından karşılanacağını, ayrıca zarar gören evler için maliklere ev teslim edileceğini, bu nedenle gerekli başvuruların yapılmış olması gerektiğini, poliçe kapsamında ev eşyası teminatı bulunmadığını, gerçek zararın ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğunu, poliçede muafiyet bulunduğunu, hasar tazminatından %5 muafiyet oranında indirim yapılması gerektiğini, ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonrasından faiz talep edilebileceğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, başvuru sahibi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 53.865,00 TL tazminatın 26.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi tebliğ edilmediğinden ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri süremediklerini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile ıslahtan haberdar olduklarını, ıslah edilen kısım içinde zamanaşımı gerçekleştiğinden talebin reddi gerektiğini, teknoloji ve projelendirme maliyet farkının mahsup edilmesi gerektiğini, poliçede buna ilişkin kloz bulunduğunu, bilirkişi raporunun bu yönü dikkate almadığını, hasarın teminat dışı olduğunu, bölgede terör çatışmalarının sürdüğünü, sokoğa çıkma yasağı ilan edilebileceğinin bildirildiğini, bu aşamada sigorta poliçesi düzenletildiğini, riziko gerçekleşmiş bulunduğundan ve sigorta menfaati yokluğundan sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu, beyan ve bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, kamu idaresi tarafından sigortalı şeyler üzerinde yapılacak tasarrufların sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, davacıya ev verileceğini, davacıya ev verilip verilmediği, ödeme yapılıp yapılmadığı yönünden araştırma yapılması gerektiğini, zararı karşılayacak 3. kişiden öncelikle talepte bulunulması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayda uygulanacak zamanaşımı sürelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1420 nci ve 1482 nci maddeleri gereği alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl olduğunu, zamanaşımı süresinin hasarın davalıya ihbar tarihi 02.06.2016 tarihinden itibaren 45 gün sonrası olan 18.07.2016 tarihinde başladığını, belirsiz alacak davasının da 26.03.2018 tarihinde açıldığını, bu tarih itibariyle alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiğini bu nedenle dava ve ıslah ile talep edilen miktarlar bakımından zamanaşımı süresinin dolmadığını, hesaplanan tazminattan %15 oranında teknoloji ve projelendirme maliyet farkının mahsubu gerektiği savunulmuş ise de bunun varlığı ve miktarının ispat edilemediğini, poliçede yeni ikame bedelinin (yeni değer) esas alınacağının ve aşınma, kullanmadan kaynaklı indirim yapılamayacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle hakem heyetince indirim yapılmamasının yerinde olduğunu, bölgede uzun süredir terörle mücedele edildiğinin bilindiğini, sigortacının da bölgede bulunan riskleri bildiğini, bunun aksinin sigorta şirketince kanıtlanması gerektiğini, sigortalının sokağa çıkma yasağı bitmesinin ardından hasar ihbarında bulunduğunu ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Hakkari İl Özel İdaresi Zarar Tespit Komisyonu yazılarında sigorta şirketlerince ödenen miktarların mahsubundan sonra ödeme yapılacağı bildirildiğinden davaya konu taşınmaz için Devlet tarafından bir ödeme yapılmadığının kabulü gerektiğini, temerrüt tarihinin doğru belirlendiğini, vekalet ücretine yönelik itirazların da yerinde olmadığını belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi tebliğ edilmediğinden ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri süremediklerini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile ıslahtan haberdar olduklarını, ıslah edilen kısım içinde zamanaşımı gerçekleştiğinden talebin reddi gerektiğini, teknoloji ve projelendirme maliyet farkının mahsup edilmesi gerektiğini, poliçede buna ilişkin kloz bulunduğunu, bilirkişi raporunun bu yönü dikkate almadığını, hasarın teminat dışı olduğunu, bölgede terör çatışmalarının sürdüğünü, sokoğa çıkma yasağı ilan edilebileceğinin bildirildiğini, bu aşamada sigorta poliçesi düzenletildiğini, riziko gerçekleşmiş bulunduğundan ve sigorta menfaati yokluğundan sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu, beyan ve bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, kamu idaresi tarafından sigortalı şeyler üzerinde yapılacak tasarrufların sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, davacıya ev verileceğini, davacıya ev verilip verilmediği, ödeme yapılıp yapılmadığı yönünden araştırma yapılması gerektiğini, zararı karşılayacak 3. kişiden öncelikle talepte bulunulması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından konut sigorta poliçesi düzenlenen davacıların murisine ait konutta oluşan hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhkameleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1420, 1482 nci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, talebin zamanaşımına uğramamış olmasına, poliçede yeni değer klozu bulunmasına ve eskime, aşınma, kullanımdan kaynaklanan bir indirim yapılamayacağına, davacılardan ...' na yapılan ödemenin ev eşyalarına ilişkin olmasına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 2 numaralı bendinde yer alan "6.275,15 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "2.180,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.