TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞABAN SEV İNÇ BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2016/36777) Karar Tarihi:26/5/2021 Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Fatma Gülbin ÖZCÜRE Yunus HEPER Başvurucu : Şaban SEV İNÇ Vekili : Av. Semih ECER I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir televizyon program ında Cumhurba şkan ı'na yöne
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞABAN SEV İNÇ BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2016/36777) Karar Tarihi:26/5/2021 Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Fatma Gülbin ÖZCÜRE Yunus HEPER Başvurucu : Şaban SEV İNÇ Vekili : Av. Semih ECER I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir televizyon program ında Cumhurba şkan ı'na yönelik ifadeler dolay ısıyla verilen hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı karar ının başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal etti ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 19/12/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu 1964 y ılında Samsun'da do ğmuştur. Çeşitli yaz ılı ve görsel bas ın kuruluşlar ında yöneticilik ve gazetecilik faaliyeti yürüttü ğünü belirten ba şvurucu, 1 Kas ım 2015 tarihinde yap ılan Genel Seçim'de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) taraf ından Samsun'dan milletvekili aday ı gösterilmi ştir. 10. Başvurucu 22/9/2015 tarihinde ulusal yay ın yapan bir televizyon kanal ına konuşmac ı olarak kat ılm ıştır. Yay ında 1 Kas ım 2015 tarihinde yap ılacak olan Genel Seçim'in ve seçim sürecinde siyasete Cumhurba şkan ı taraf ından yap ılan müdahalelerin tart ışıldığını belirten ba şvurucu, program devam ederken Cumhurba şkan ı'na yönelik olarak "yani yolsuzluk tapeleri olan, ses kay ıtlar ı olan, o ğluyla rü şvet konu şmas ı olan Cumhurba şkanl ığına aday bile olamaz diye dü şünülmüş." ifadelerini kullanm ıştır. 11. Başvurucunun yay ın s ıras ında Cumhurba şkan ı'na yönelik olarak sarf etmi ş olduğu ifadelerin (bkz. 10) Cumhurba şkan ı'nı yolsuzluk yapmak ve rü şvet almakla suçlar nitelikte oldu ğu belirtilerek ba şvurucu aleyhine Cumhurba şkan ı'na hakaret suçlamas ı ile kamu davas ı aç ılm ıştır. 12. Kat ılan taraf ından 5/8/2016 tarihinde şikâyetten vazgeçme dilekçesi sunulmuştur. 13. Yarg ılamay ı yapan Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesi 18/10/2016 tarihinde başvurucunun Cumhurba şkan ı'na hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına ve bu hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ına (HAGB) karar vermi ştir. Mahkeme gerekçeli karar ında, kat ılan ın şahs ına yöneltilen ifadelerin (bkz. 10) ele ştiri sınırlar ı kapsam ında değerlendirilemeyece ğini belirterek ba şvurucunun ifadelerinin Cumhurba şkan ı'na hakaret suçunu olu şturduğunu belirtmi ştir. 14. Başvurucunun bu karara itiraz ı Ankara 11. A ğır Ceza Mahkemesince 9/11/2016 tarihinde reddedilmi ş ve ret karar ı başvurucuya 24/11/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 19/12/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk16. 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun "Cumhurba şkan ına hakaret" kenar başlıklı 299. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "(1) Cumhurba şkan ına hakaret eden ki şi, bir y ıldan dört y ıla kadar hapis cezas ı ile cezaland ırılır." B. Uluslararas ı Hukuk 17. İlgili uluslararas ı hukuk kaynaklar ının derli toplu verildi ği bir karar için bkz. Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, 29-35. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 4V.İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 26/5/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 19. Başvurucu; bas ın mensubu oldu ğunu, kulland ığı ifadelerin şiddet söylemi içermediğini belirtmektedir. Ba şvurucu; bir milletvekili aday ı olarak Cumhurba şkan ı'nı eleştirmesinin son derece do ğal olduğunu, kullanm ış olduğu ifadelerin Cumhurba şkan ı ile oğlu aras ında gerçekle ştiği ileri sürülen ve kamuoyu taraf ından eri şilebilir kay ıtlara dayand ığını ifade etmi ştir. Başvurucuya göre siyasetçilerin ele ştiriye katlanma yükümlülü ğü diğer vatanda şlara göre daha fazlad ır ve bu sebeple Cumhurba şkan ı'na ayr ıcal ıklı bir koruma sağlayan 5237 say ılı Kanun'un 299. maddesinin Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin yerleşik içtihatlar ıyla uyumlu de ğildir. İlk derece mahkemesinin karar ında Anayasa'da ifade ve bas ın özgürlükleri için öngörülen s ınırlama sebeplerine yer verilmedi ğini belirten başvurucu ayr ıca ilk derece mahkemesi taraf ından gerekçeli karar ın kendisine tebli ğ edilmediğini, itiraz ba şvurusunu gerekçeli karar ı görmeksizin yapt ığını, bu sebeplerle etkili başvuruda bulunma hakk ı ile ifade ve bas ın özgürlüklerinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 20. Bakanl ık görüşünde; başvurucunun ifadelerinin ele ştiri s ınırlar ını aşarak kişisel sald ırı niteliğine ulaştığı, değer yarg ısı niteliğinde olan ilgili ifadelerin olgusal temelden yoksun oldu ğu, bas ının özgür olmas ı gerektiği kadar sorumluluk bilinciyle de hareket etmesi gerektiği, ifadelerin kamusal yarar ı ilgilendirmedi ği ve kişisel haklara sald ırı boyutuna ulaştığı, başvurucu hakk ında verilen HAGB hükmü nazara al ınarak verilen cezan ın orant ılı olduğu belirtilmektedir. B. Değerlendirme 21. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu her ne kadar gerekçeli karar ın kendisine tebli ğ edilmedi ği, bu sebeple etkili bir itiraz ba şvurusu yapamad ığını belirtilmi ş ise de başvurucunun as ıl şikâyetinin kat ılana karşı kulland ığı ifadeler nedeniyle cezaland ırılmas ı olduğu anlaşılmaktad ır. Bu sebeple ba şvurucunun şikâyetlerinin bir bütün olarak Anayasa'n ın 26. maddesi kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 22. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyetinin kullan ılmas ında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 51. Kabul Edilebilirlik Yönünden 23. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. 2. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varl ığı 24. Başvurucu, Cumhurba şkan ı'na yönelik ifadeleri nedeniyle Cumhurba şkan ı'na hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezas ı ile cezaland ırılm ış ve ilk derece mahkemesince HAGB'ye karar verilmi ştir. Dolay ısıyla söz konusu mahkeme karar ı ile başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahalede bulunulmu ştur. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 25. Yukar ıda an ılan müdahale Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullar ı yerine getirmedi ği müddetçe Anayasa n ın 26. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Anayasa n ın 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtile n sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... demokrati k toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 26. Bu müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ko şullar ını sağlay ıp sağlamad ığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 27. 5237 say ılı Kanun'un 299. maddesinin kanunla s ınırlama ölçütünü kar şılad ığı sonucuna var ılm ıştır. ii. Meşru Amaç 28. Başvurucunun cezaland ırılmas ına ilişkin karar ın başkalar ının şöhret veya haklar ının korunmas ına yönelik önlemlerin bir parças ı olduğu ve meşru bir amaç ta şıdığı sonucuna var ılm ıştır. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk (1) Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olmas ı 29.İfade özgürlü ğüne yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamas ı ve orant ılı bir müdahale olmas ı gerekir ( Bekir Co şkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 653-55; Mehmet Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015 , 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). 30. Müdahaleyi olu şturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılad ığının kabul edilebilmesi için amaca ula şmaya elveri şli olmas ı, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir ( Zübeyde Füsun Üste l ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, 77; Sırrı Süreyya Önder [GK], B. No: 2018/38143, 3/10/2019, 58; ayr ıca baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Bekir Co şkun, 51; Mehmet Ali Ayd ın, 68; Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, 51). Orant ılılık ise bireyin hakk ı ile kamunun menfaatleri aras ında veya müdahalenin amac ı somut olaydaki gibi başkalar ının haklar ını korumaksa bireylerin hak ve menfaatleri aras ında adil bir dengenin kurulmas ına işaret etmektedir (Zübeyde Füsun Üstel ve di ğerleri, 132; ayr ıca baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Bekir Co şkun, 57; Tansel Çöla şan, 46, 49, 50; Hakan Yi ğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017, 59, 68). (2) Başkalar ının Şöhret veya Haklar ının Korunmas ı 31. Anayasa n ın 26. maddesinin ikinci f ıkras ına göre ifade özgürlü ğünün sınırland ırılma nedenlerinden ve bu ba ğlamda ifade özgürlü ğünü kullananlar ın uymas ı gereken görev ve sorumluluklardan biri de ba şkalar ının şöhret veya haklar ının korunmas ıdır. Bireyin şeref ve itibar ı, kişisel kimli ğinin ve manevi bütünlü ğünün bir parças ını oluşturur ve Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ının korumas ından faydalan ır (İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, 44) Devlet, bireyin şeref ve itibar ına keyfî olarak müdahale etmemek ve üçüncü ki şilerin sald ırılar ını önlemekle yükümlüdür ( Nilgün Halloran , B. No: 2012/1184, 16/7/2014, 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 33; Bekir Coşkun, 45; Önder Bal ıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017 , 44). 32. Bir siyasetçi olan Cumhurba şkan ı diğer kişilere nazaran ele ştirilere daha fazla katlanmak durumundad ır. Bununla birlikte ele ştirilerin onun şeref ve itibar ını zedeleyece k boyuta ula şmamas ı gerekir. Cumhurba şkan ı'nın eleştirilere daha ho şgörülü olmak zorunda olmas ı, onun şöhret veya haklar ının korunmayaca ğı anlam ına gelmez. İfade özgürlü ğü, kişilere hakaret etme hakk ı vermez zira hakaret eyleminde ba şkalar ının şöhret veya itibarlar ına sald ırı söz konusudur. Böyle bir durum da hiçbir hukuk düzeni taraf ından korunmaz ( Umut K ılıç, B. No: 2015/16643, 4/4/2018, 29). 33. Cumhurba şkan ı; Anayasa da belirtilen usullerle halk taraf ından seçilen, devleti ve milletin birli ğini temsil eden ki şidir. Cumhurba şkan ı'nın devletin ba şı sıfat ıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birli ğini temsil etmesi, Anayasa da belirtilen görev ve yetkileri ile temsil etti ği değerler gözönüne al ındığında Cumhurba şkan ı'na karşı gerçekleştirilen hakaret suçunun sadece kendi ki şiliğine karşı işlenmiş olduğu değil Cumhurba şkan ı'nın temsil etti ği değer ve fonksiyonlar ı da ihlal etmi ş olacağı kabu l edilmektedir. Bu nedenle kanun koyucu, belirtilen hususlar ı gözönüne alarak onun ki şiliğine yöneltilen eylemin ayn ı zamanda devlete kar şı gerçekle ştirilen suçlardan say ılmas ı gerektiğinden hareketle Cumhurba şkan ı'nın kişiliğine karşı işlenmiş olsa da bu suçu kamu görevlilerine hakaret suçundan ay ırarak ayr ı bir suç olarak düzenlemi ş ve bu suça kam u görevlilerine hakaret suçu için öngörülen cezaya k ıyasla daha a ğır bir ceza verilebilmesine olanak sa ğlayan hükümler ihdas etmi ştir. Kanun koyucunun bu tercihi, suç olarak tan ımlanan fiillerin hangi tür ve ölçüdeki ceza yapt ırımlar ına tabi tutulaca ğının belirlenmesindeki takdir yetkisinin kapsam ındad ır (Umut K ılıç, 30). Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 7(3) Somut Olay ın Değerlendirilmesi 34. Bas ın mensubu ve CHP Samsun milletvekili aday ı olan başvurucu -1 Kas ım 2015 tarihinde yap ılacak olan- Genel Seçim öncesinde, ulusal yay ın yapan bir televizyon kanal ında yay ımlanan aç ık oturuma konu şmac ı olarak kat ılm ıştır. Cumhurba şkan ı'nın tarafs ızlığı ve dokunulmazl ığı konusunun ele al ındığı bu programda ba şvurucu, genel seçimler öncesinde Cumhurba şkan ı'nın Adalet ve Kalk ınma Partisi lehine miting düzenlemesini ele ştirdiği esnada ba şvuruya konu ifadeleri (bkz. 10) kullanm ıştır. 35. Anayasa Mahkemesi önündeki mesele somut olay ın koşullar ında, başvurucunun kullanm ış olduğu ifadeler (bkz. 10) sebebi ile Cumhurba şkan ı'na hakaret suçundan mahkûmiyetinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca kar şılık gelip gelmedi ği ve gerçekle şmesi amaçlanan me şru amaçla orant ılı olup olmad ığıdır. İfade özgürlü ğüne yap ılan bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için başvurucunun ifade özgürlü ğü ile müştekinin itibar ının korunmas ı hakk ı aras ında adil bir denge sağlamal ıdır. 36. Derece mahkemeleri söz konusu dengelemeyi yaparken ve ifade özgürlü ğüne yap ılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılay ıp karşılamad ığını değerlendirirken belirli bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu takdir pay ı, Anayasa Mahkemesinin denetimindedir ( Kemal K ılıçdaroğlu, 57). 37. İfade özgürlü ğüne yönelik yap ılan başvuruya konu müdahale mahkeme karar ından kaynakland ığı için çat ışan haklar aras ında yap ılacak dengelemenin gerekçeli kararlarda yap ılmas ı beklenmektedir (benzer yönde bkz. Bekir Co şkun, 44, 47). Bu sebeple an ılan denetim s ıras ında Anayasa Mahkemesi temel hak ve özgürlüklere yap ılan müdahalenin gerekçesine odaklan ır. Kamu makamlar ının temel hak ve özgürlüklere ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya koymadan yapt ıklar ı müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kabul edilebilmesi mümkün de ğildir. Dolay ısıyla ifade özgürlü ğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri kar şılamayan bir gerekçe ile yap ılan müdahaleler Anayasa'n ın 26. maddesini ihlal edecektir (di ğerleri aras ından bkz. Kemal K ılıçdaroğlu, 58; Bekir Coşkun, 56; Tansel Çöla şan, 56; Zübeyde Füsun Üstel ve di ğerleri , 120). 38. İlk derece mahkemesinin çat ışan haklar aras ında dengeleme yapabilmesi için gereken kriterler; i. Uyuşmazl ığa konu ifadelerin maddi olgu mu yoksa de ğer yarg ısı m ı oluşturduğu, ii. İfadelerin kim taraf ından dile getirildi ği, iii. Hedef al ınan kişinin kim oldu ğu, ünlülük derecesi ile ilgili ki şinin önceki davran ışlar ı, katlanmas ı gereken, kabul edilebilir ele ştiri s ınırlar ının sade bir vatandaş ile karşılaştırıldığında daha geni ş olup olmad ığı, iv. İfadelerin genel yarara ili şkin bir tart ışmaya katk ı sağlay ı p sağlamad ığı, kamuoyu ile di ğer kişilerin düşünce aç ıklamalar ı karşısında sahip olduklar ı haklar ın ağırlığı, Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 8v. Kamuyu bilgilendirme de ğeri, toplumsal ilginin varl ığı ve konunun güncel olup olmad ığı, vi. Müştekinin kendisine yöneltilen ifadelere cevap verme olana ğının bulunup bulunamad ığı, vii. İfadelerin hedef al ınan kişinin hayat ı üzerindeki etkisi, ix. Başvurucunun yapt ırıma maruz kalma endi şesinin ba şvurucu üzerinde cayd ırıcı etki yarat ıp yaratmayaca ğı şeklinde s ıralanabilir ( Nilgün Halloran , 41; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 56; Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, 58-66; İlhan Cihaner (2) , 66-73; bas ının sorumlulu ğuna ilişkin bkz. Orhan Pala , B. No: 2014/2983, 15/2/2017, 47, 48; Medya Gündem Dijital Yay ıncılık Ticaret A. Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, 42, 43; Kadir Sağdıç, 53, 54; İlhan Cihaner (2) , 60, 61). 39. Çat ışan haklar ın dengelenmesi bak ımında maddi olgular ile de ğer yarg ılar ı aras ında yap ılmas ı gereken ayr ım büyük bir önem ta şımaktad ır. Bu ehemmiyet maddi olgular ın ispatlanabilmesine ancak de ğer yarg ılar ının doğrulanmas ının mümkün olmamas ına dayanmaktad ır (benzer yönde bkz. İlhan Cihaner (2) , 64). Somut olayda ba şvurucu, ifadelerinin bir de ğer yarg ısına karşılık geldiğini ve yeterli bir olgusal temelinin mevcut olduğunu ileri sürmü ştür. 40. Başvurucunun ifadeleri FETÖ/PDY terör örgütü taraf ından gerçekle ştirildiği anlaşılan 17-25 Aral ık soruşturmalar ının (an ılan soruşturmalara ili şkin bilgiler için bkz. Aydın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, 30) konusunu te şkil eden kay ıtlara dayanmaktad ır. Başvurucu söz konusu kay ıtlar ın kamuya mal oldu ğunu ve herkes taraf ından ula şılabildiğini ifade ederek ifadelere ili şkin olgusal temel aç ıklamas ında bulunmaktad ır. 41.İlk derece mahkemesi ise gerekçeli karar ında ifadelerin siyasi ele ştiri s ınırlar ını aştığını belirtmiş ancak maddi olgu mu yoksa de ğer yarg ısı m ı oluşturduğu yönünde hiçbir değerlendirmede bulunmam ıştır. Başvurucu taraf ından yöneltilen şikâyet konusu sözlerin değer yarg ısı niteliğinde oldu ğu değerlendirilmektedir. Nitekim ilgili ses kay ıtlar ına ilişkin tart ışma başvurucunun aç ıklamalar ı öncesinde yo ğun bir şekilde ba şlam ış ve bu husus kamuya mal olmu ştur. O nedenle de ğer yarg ısı oluşturduğu düşünülen ilgili ifadeler yönünden somut olay ın koşullar ında bir olgusal temelin varl ığı kabul edilebilir (bkz benzer yönde bir de ğerlendirme için: Kemal K ılıçdaroğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi , B. No: 2014/12482, 8/5/2019, 44- 45). 42. Ele al ınmas ı gereken bir di ğer kriter ise ifadelerin dile getirildi ği atmosferdir. İfadeler, Türkiye'nin seçim iklimine girdi ği bir süreçte sarf edilmi ş olup seçim süreçlerinde seçmenlerini etkilemek isteyen siyasetçiler, kendilerine yöneltilen ifadelere cevap verme olanağı bulunan rakiplerine kar şı söylemlerini sertle ştirebilmektedir. Oysa ifadelerin bir milletvekili aday ınca siyasi rakibi olan bir partinin genel ba şkan ı iken söz konusu partinin aday ı olarak Cumhurba şkan ı seçilen ve siyasi kariyerine Cumhurba şkan ı olarak devam ede n bir siyasetçiye seçim ortam ında yöneltilmi ş olduğu hususunun da derece mahkemelerinin kararlar ında dikkate al ınmad ığı görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 943. Tüm bu hususlara ek olarak Anayasa Mahkemesi; siyasetçilerin, kamuoyunca tan ınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri i şlev nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklar ını ve bunlara yönelik ele ştirinin s ınırlar ının çok daha geni ş olduğunu her zaman vurgulam ıştır (siyasetçilerle ilgili olarak bkz. Ergün Poyraz (2), 58; kamusal yetki kullanan görevlilerle ilgili olarak bkz. Nilgün Halloran , 45; tan ınan bir Cumhuriyet ba şsavc ısı ile ilgili olarak bkz. İlhan Cihaner (2), 82; tan ınan ve siyasete haz ırlanan bir kamu görevlisi ile ilgili olarak bkz. Önder Bal ıkçı, 42). Somut olayda başvurucunun ifadelerinin muhatab ının bir siyasetçi oldu ğu hususunun da de ğerlendirmeye konu edilmedi ği aç ıktır. 44. Son olarak rahats ız edici de olsa siyasetçilere, kamuoyunca tan ınan kişilere ve kamusal yetki kullanan görevlilere ili şkin yap ılan eleştirilerin cezaland ırılmas ı cayd ırıcı etki doğurarak toplumdaki ve kamuoyundaki farkl ı seslerin susturulmas ına yol açabilir. Cezaland ırılma korkusu, ço ğulcu toplumun sürdürülebilmesine engel olabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ergün Poyraz (2), 79). Bu nedenle ba şvuruya konu olaylar ın geçtiği dönemde ve hâlen Cumhurba şkan ı olan mü ştekiye yönelik sözler söyleye n başvurucunun hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına karar verilmesi, bilgilendirme ve ele ştiride bulunabilme ortam ının bir sonucu olan ço ğulcu topluma zarar verebilir. 45. Yukar ıdaki bilgiler dikkate al ındığında ilk derece mahkemesinin ba şvurucunun mahkûmiyetinin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiğini ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koydu ğunun kabul edilmesi mümkün olmam ıştır. 46. Başvurucunun ifade özgürlü ğüne yap ılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. Anayasa'n ın 26. maddesinin ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş ve İrfan FİDAN bu görü şe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 47. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 48. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve yeniden yarg ılama talebinde bulunmuştur. 49. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 10ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 50. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 51.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 52.İncelenen ba şvuruda ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 53. Bu durumda ifade özgürlü ğü ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 54. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 11A.İfade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA Selahaddin MENTE Ş'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlü ğünün İHLAL EDİLDİĞİNE Selahaddin MENTE Ş ve İrfan FİDAN' ın karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin ifade özgürlü ğünün ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2016/191, K.2016/911) GÖNDER İLMESİNE, D. 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 26/5/2021 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 12KARŞIOY GEREKÇES İ A. 1. Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm 2016/36777 esas say ılı dosyada ço ğunlu k başvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar vermi ştir. Aşağıda aç ıklad ığım sebeplerle kabul edilebilirlik yönünden bu karara kat ılmad ım. 2. Hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı (HAGB), san ığa yüklenen suça ili şkin yarg ılama sonunda cezaya hükmedilmesi hâlinde hükmün aç ıklanmas ının belirli ko şullar ın gerçekleşmesine ba ğlı olarak ertelenmesi anlam ına gelmektedir. Kanunda belirtilen koşullar ın gerçekle şmesine kar şın san ığın kabul etmemesi hâlinde HAGB karar ı verilemeyece ği 5271 say ılı Kanun'un 231. maddesinin (6) numaral ı fıkras ının son cümlesinde ifade edilmektedir (HAGB kurumuna ili şkin geniş aç ıklamalar için bkz. Ali Gürsoy, B. No: 2012/833, 26/3/2013, 19-22). 3. Anayasa Mahkemesi çok say ıda karar ında HAGB karar ı verilmesini kabul eden san ıklar ın, verilen karar ın istinafta/temyizde yap ılacak esas ve usul incelemesini talep etme hakk ından vazgeçtiklerini aç ıklam ıştır. Somut olayda ba şvurucu, yarg ılama sonunda hakk ında HAGB karar ı verilmesine r ıza göstermi ştir. Dolay ısıyla başvurucu, söz konusu karar ile ortaya ç ıkan menfaatlerden yararlanmay ı tercih etmi ştir (Adnan Erku ş/Türkiye (k.k.), B. No: 61196/11, 4/12/2012, 22). 4. 5271 say ılı Kanun'un 231. maddesinin (5) numaral ı fıkras ının son cümlesinde "hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı, kurulan hükmün san ık hakk ında bir hukukî sonuç doğurmamas ını ifade eder" denilerek denetim süresi içerisinde geri b ırak ılan hükme hiçbir hukuki sonuç ba ğlanamayaca ğı aç ıkça düzenlenmi ştir. 5. Dolay ısıyla HAGB karar ı verilmesi ile ki şinin temel haklar ına yaln ızca onun belirli bir süre suç i şleyip işlemediğinin izlenmesi için denetim alt ına al ınmas ı yoluyla bir müdahale yap ılmaktad ır ki kanaatime göre istinaf ı/temyizi kabil bir karar yerine belirli bir süre denetim alt ına al ınmay ı başvurucu bizzat kendisi talep etti ği için söz konusu müdahaleye de katlanmas ı gerekir. 6. Öte yandan mevcut uygulamada san ıklar ın talebi ile HAGB karar ı verilmesinden sonra uyu şmazl ığın esas ı herhangi bir merci taraf ından incelenmemekte, mesele ilk kez Anayasa Mahkemesince ele al ınmaktad ır. Haklar ında istinaf/temyiz yolun a gitmelerini mümkün k ılan bir karar verilmesini talep etmeyen ba şvurucular ın doğrudan bireysel ba şvuru yolunu kullanmalar ı Anayasa Mahkemesinin ikincilli ğine büyük zarar vermektedir. 7. Üstelik denetim süresi içerisinde ki şiler bir suç i şlemedikleri taktirde dav a hukuk aleminde hiç vaki olmam ış say ılacak ve dü şürülecektir. HAGB karar ı verilen davalar ın çok büyük k ısm ının düşürüldüğü gözetildi ğinde bu dosyalar ın bireysel ba şvuru yolu ile Anayasa Mahkemesince incelenmesi kanun koyucunun yarg ı sisteminin i ş yükünün azalt ılmas ı amac ı ile de çeli şmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 138. Üzerinde durulmas ı gereken bir yön de HAGB kararlar ı hakk ında Anayasa Mahkemesince bir de ğerlendirme yap ılmadan önce ki şilerin suç i şlemeleri halinde HAGB verilen kararlar ın aç ıklanacağı gerçeğidir. Böyle bir durumda aç ıklanan hüküm için istinaf/temyiz yolu aç ılacak, bölge adliye mahkemeleri ve Yarg ıtay işin esas ı hakk ında karar vereceklerdir. Böyle bir durumda iki yüksek mahkeme önünde ayn ı olaya ilişkin iki ba şvuru bulunacakt ır ki bu, bireysel ba şvurunun ikincilli ği ilkesine tamamen ayk ırıdır. 9. Üstelik mevcut ba şvuruya benzer ba şvurular hakk ında kabul edilemezlik karar ı verilmesi anayasal haklara ili şkin şikayetlerin bir daha Anayasa Mahkemesi önüne getirilemeyece ği anlam ına gelmemektedir. Nitekim az önce aç ıklad ığım gibi hakk ındaki hüküm aç ıkland ıktan sonra ba şvurucunun ola ğan kanun yollar ını başvurup uyu şmazl ığının esas ını incelettikten sonra Anayasal haklar ı bak ımından ma ğduriyetinin devam etti ğini düşünüyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunmas ı mümkündür. 10. HAGB kararlar ına ilişkin yap ılan bireysel ba şvurular ile ilgili olarak gözetilmesi gereken bir ba şka yönde şudur: Ayn ı olayla ilgili biri HAGB di ğerleri istinaf ı/temyizi kabil birden çok karar verildi ği durumlarda uyu şmazl ık iki ayr ı yüksek mahkeme önüne taşınacakt ır. S ıklıkla gerçekle şen bu tür bir ihtimallerde az önce ifade etti ğim gibi yüksek mahkemeler aras ında karar uyu şmazl ıklar ı ç ıkma potansiyeli bulundu ğu gibi daha da önemlisi ba şvurucular bir uyu şmazl ığın esas ını olağan yollarda tart ıştırmadan ola ğan üstü bir yol olan Anayasa Mahkemesi bireysel ba şvuru yoluna getirme f ırsat ı yakalamaktad ırlar. Bu durumun da bireysel ba şvurunun ikincilli ği ilkesi ile çeli şeceği aç ıktır. 11. Somut ba şvuruda ba şvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ği yönündeki şikayetleri, somut ba şvurunun özelli ği de nazara al ındığında, istinaf incelemesinde ileri sürülebilecek iddialardand ır. Başvuruda, hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı karar ının talep üzerine verildi ği, istinaf veya temyiz yoluna ba şvurmay ı mümkün k ılan karar verilmesinin ise tercih edilmedi ği dikkate al ındığında ihlal iddias ının dayanaktan yoksu n olduğu anlaşılmaktad ır. B.1. Anayasa mahkemesinin 1. Bölüm 2016/36777 esas say ılı dava dosyas ında say ın çoğunluk ba şvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine karar vermi ştir. Aşağıda belirteceğim gerekçelerle ba şvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edilmedi ği gerekçesiyle say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. 2. Anayasa mahkemesince çat ışan haklar söz konusu oldu ğunda baz ı kriterler kullan ılarak sonuca ula şılmaktad ır. Say ın çoğunluk bu dengeyi kurarken somut olay bağlam ında değerlendirme yapmakta ba şvurucunun kulland ığı ifadelerin bir de ğer yarg ısına karşılık geldi ğini ve yeterli bir olgusal temelinin mevcut oldu ğunu kabul ederek sonuca ulaşmaktad ır. 3. Daha çok bir felsefe kavram ı olan değer yarg ısı kavram ına yüklenen anlam ve hukuksal sonuçlar ı göz önüne al ınarak somut olay ın değerlendirilmesi gerekmektedir. 4. Zamandan ve mekandan ba ğıms ız gelişen internet ortam ı bilimsel kavramlardan iş modellerine sosyal hayata hukuk kavramlar ına mahkeme içtihatlar ına kadar birçok alan ı etkileyecektir. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 145.İnternet di ğer iletişim araçlar ına göre ucuz ve kolay ula şılabilen bir araçt ır. Bilgiye ula şmak, üretmek, de ğerlendirme yapmak kolay ve ucuz bir hale gelmi ştir. İnternet ortam ında gözle görülebilen elle tutulabilen zamana ve mekana ba ğlı sınırlar yoktur. 6.İnternet ortam ının sağlad ığı bu imkanlar bir yandan demokratik toplumun gelişimini sağlarken bir yandan da özellikle belli suçlar aç ısından kolayla ştırıcı bir araca dönüşebilmektedir. 7. Ulusal güvenlik (silah yap ımı, yasa d ışı uyuşturucu, ve terörizm) küçüklerin korunmas ı (istismar, pazarlama, şiddet ve pornografi) insan onurunun korunmas ı (etnik nefreti tahrik ve ayr ımc ılık) ekonomik güvenlik ( doland ırıcılık ve bankac ılık suçlar ı) mahremiyetin korunmas ı (kişisel verilerin izinsiz dola şımı, elektronik taciz) itibar ın korunmas ı ( hakaret, tehdit, kar şılaştırmal ı reklam) mülkiyet ve telif haklar ı (müzik, yaz ılım, kitaplar) yukar ıda belirtilen bu alanlar internet ortam ında kamu otoritelerine devletlere, uluslararas ı kuruluşlara bu alanda düzenleme yapma zorunlulu ğu sonucunu do ğurmaktad ır. Dr. Hamdi P ınar 23.09.2019 tarihli temel hak ve özgürlüklerden yararlanma ehliyeti açısından ne deve ne ku ş olarak kendini adland ıran dijital ekonominin yeni i ş modelleri makalesinde de ğerlendirildi ği üzere bu i ş modellerinin zaman içerisinde ba şıboş bırak ıldığı takdirde dijital de ğnekçiye dönü şebildiğini makalesinde ayr ıntılı olarak incelemi ştir. Yar ışan haklar söz konusu oldu ğunda hangi hakk ın öne ç ıkar ılmas ı konusunda farkl ı ve yeni yaklaşımlara da ihtiyaç bulundu ğu aç ıktır. 8. Hukuk devletleri uluslararas ı kuruluşlar özdenetim ya da yasal çerçevede yeni ve farkl ı yaklaşımlar ortaya koymaktad ırlar mahkememizin de yeni yakla şımlara göre içtihatlar ını geliştirmesi gerekmektedir. 9. Mahkememizin 28/01/2020 tarih 2014/5376 kar şı oy yaz ısında şu hususlar dile getirilmiştir. İnternet ortam ında işlenen suçlar ile mücadelede tek ba şına ulusal olanaklar ın yeterli olmad ığı, uluslararas ı iş birliğine gidilmesinin zorunluluk oldu ğuna ve ayr ıca söz konusu şirketlerin hak ve ödevlerini gösteren kapsaml ı bir hukuki alt yap ının bulunmad ığına ilişkin değerlendirmeler kar şısında ilgili kamu organlar ının gerekli çal ışmalar ı yapmalar ı gerekirdi. URL tabanl ı engellemenin teknik olarak mümkün olmamas ı ve an ılan içeriklerin internet sitesinden ç ıkar ılmamas ı, mevcut teknolojik imkanlar ın yetersizli ği ve ulusal mahkemelerimizce verilen kararlar ın uluslararas ı şirketler üzerinde kayda de ğer bir etkisinin bulunmad ığı gerekçeleriyle ba şvurucunun temel haklar ının korunmas ı hususunda devlete daha ağır yükümlülükler yüklenemeyece ği kabulü, ba şvurucunun Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ındaki haklar ının ihlal edilmesine yol açm ıştır. Oysa, devlet gücünü kullanan organlar ın başvurucunun ma ğduriyetlerinin ba şvuru an ından itibaren hemen giderilmesi konusunda daha etkin çaba içinde olmalar ı gerekmekteydi. Tam da bu sebeple devlet gücünü kullanan organlar ın, başvurucuya kar şı işlenen suçlar ın ayd ınlat ılmas ı ve başvurucunun ma ğduriyetinin giderilmesi için; ba şta hukuksal olmak üzere ulusal alt yap ının haz ırlanmas ı, uluslararas ı iş birliği mekanizmalar ının etkili bir şekilde harekete geçirilmesi ve bunun için de etkin bir soru şturma sonucunda elde edilmi ş güvenilir verilerle desteklenmi ş ikna edici bir dosyan ın haz ırlanmas ı konusunda üzerlerine düşeni yapmad ıklar ı kanaatine ula şılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/36777 Karar Tarihi : 26/5/2021 15 Sosyal medya kurulu şlar ının haberle şme, fikir ve ifade, bas ın özgürlü ğü gibi haklar ın kullan ımında özen yükümlülü ğünü yerine getirmeleri; bireylerin şeref ve itiba r haklar ının korunmas ında daha duyarl ı olmalar ı gerekmektedir. Ulusal mahkemelerce verilen kararlar ın Sosyal medya kurulu şlar ı taraf ından uygulanmamas ı, ulusal mahkeme kararlar ının uluslararas ı sosyal medya şirketleri üzerinde kayda de ğer bir etkisinin bulunmamas ı anlaşılır bir durum de ğildir. Bireylerin de ğişik faktörler nedeniyle, sosyal medya kurulu şlar ı arac ılığıyla haks ız sald ırılar karşısında korumas ız kald ıklar ı gözlenmektedir. Tam da bu nedenden dolay ı Devletler, bireylerin şeref ve itibarlar ının korunmas ı hususunda üçüncü kişilere karşı, bu tür sosyal medya kurumlar ına karşı, bireylerin şeref ve itibarlar ının korunmas ı hususunda pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmesi hususunda daha etkin olmal ıdırlar. 10. Say ın çoğunluk uyu şmazl ığa konu olay ın bir de ğer yarg ısı oluşturduğu kabulünden hareketle ihlal sonucuna ula şmıştır. Yukar ıda ifade edilmeye çal ışıldığı şekliyle internet ortam ında zamandan ve mekandan ba ğıms ız bir ortamda de ğer yarg ısının mahkemenin kabulü do ğrultusunda kabul edilmesi ki şinin maddi ve manevi varl ığını korumas ız hale getirecektir. Zira; Dijitalle şmeyle kay ıt alt ına alma kolayl ığı kay ıtlar ın gelişen teknolojiyle bire bir ayn ısının sahte olarak yapma sahte delil üretme kolayl ığı hiçbir denetime tabii olmayan bir ortamda bunlar ı yayma ve hedef kitlelere ula ştırma kolayl ığı göz önüne alındığında değer yarg ısı dediğimiz felsefe kavram ın içinin doldurulmas ının ne kadar zor olduğu tart ışmas ızdır. 11. Gelişen teknoloji kar şısında çok ucuz ve çok kolay bir şekilde tamamen sahte ve üretilmiş belgeler üzerinden yap ılacak yay ınlarla ve bu yay ınlara ülkelerin ulusal mahkemelerinin yarg ı kararlar ının da teknik imkans ızlıklar nedeniyle fiilen uygulanmad ığı göz önüne al ındığında bir de ğer yarg ısı olarak kabul edilmesi belki de toplumsal şizofreniye, kaosa ve itibar suikastine neden olacakt ır. Ayn ı zamanda internet ortam ında sosyal medya tamamen denetimsiz korsan gruplar ın terör yap ılar ının suç örgütlerinin rahat ve kolayca sonuç alabildi ği bir ortama dönü şecektir. İnsan onurunu korumaya çal ışan hiçbir hukuk düzeninin bu durumu korumayaca ğı aşikard ır. 12. Anayasa mahkemesince yap ılacak değerlendirmede ki şilerin şeref ve itibar hakk ının korunmas ı gerektiği kabul edilmelidir. Bu ba ğlamda Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesince yap ılan müdahalenin demokratik toplum düzeni aç ısından gerekli ve ölçülü olduğu sonucuna var ılmal ıdır. 13. Aç ıklad ığım gerekçelerle say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN