Başvuru, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarında dile getirdiği düşüncelerin ve yorumların “cumhurbaşkanının tarafsızlığı”na aykırı olması nedeniyle basında yer almaması gerektiğine ilişkin talebin, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yetkisi olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin seçme, seçilme ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarında dile getirdiği düşüncelerin ve yorumların “cumhurbaşkanının tarafsızlığı”na aykırı olması nedeniyle basında yer almaması gerektiğine ilişkin talebin, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yetkisi olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin seçme, seçilme ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 27/5/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölümün 7/7/2015 tarihinde yaptığı toplantıda, başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir milletvekilidir. Başvurucu, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde milletvekili adayı olmamıştır. Başvurucu, YSK’ya verdiği 5/5/2015 tarihli dilekçe ile 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesi Cumhurbaşkanı’nın çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda dile getirdiği yorumların, görevini tarafsızlıkla yerine getirme sorumluluğuna aykırı olduğunu ve bu konuşmaların yayımlanmasının YSK’nın 236, 290 ve 291 sayılı kararlarında belirtilen seçim sürecinde uyulması istenen yayın ilkelerine ve yayın adaletine ters düştüğünü, seçim hukukunun gerektirdiği eşitlik, serbestlik ve dürüstlük ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak konuşmaların seçim sürecine ve vatandaşın oyuna herhangi bir şekilde tesir edecek kısımlarına radyo ve televizyon yayınlarında yer verilmemesini talep etmiştir. YSK, 7/5/2015 tarihli ve K.2015/828 sayılı kararı ile oy çokluğuyla talebin reddine karar vermiştir. Anılan kararın gerekçesi şöyledir:“Kurulumuzun 2015/290 sayılı kararında atıf yapılan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Seçim dönemlerinde yayınlar" başlıklı maddesinde seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esasların Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenleneceği, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, medya hizmet sağlayıcılarının seçim dönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulunun kararları doğrultusunda izleyeceği, denetleyeceği ve değerlendireceği, 298 sayılı Kanun'un 55/A maddesinde ise, seçimlerin başlangıç tarihinden oy verme gününün bitimine kadar özel radyo ve televizyon kuruluşlarının, yapacakları yayınlarda 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 5, 20, 22 ve maddeleri ile maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine tabi olduğu, seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki yirmi dört saate kadar olan sürede, siyasi partiler veya adayların radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilecekleri, siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yer toplantılarının radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabileceği, 298 sayılı Kanun'un "Basın, iletişim araçları ve internette propaganda" başlıklı 55/B maddesinde de, seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adayların, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar, yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecekleri, vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamayacağı, ancak siyasi partilerin kendi üyelerine sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermekte serbest olduğu öngörülmüştür.Yukarıda bazı hükümleri açıklanan 2015/290 sayılı kararda; Dönem Milletvekili Seçiminde başlangıç tarihinde bitimine kadar olan dönemde basın ve yayın kuruluşlarının yayın ilkeleri düzenlenmiş olup, kararın bütününe bakıldığında, medya hizmet sağlayıcılarının siyasi partiler ve bağımsız adaylarla ilgili yapacakları yayınlar esas alınmış, yayın ilkeleri olarak seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerine titizlikle uyulması benimsenmiş, Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ile ulusal düzeyde yayın yapan bütün özel radyo ve televizyon kanallarının ayrım gözetilmeden izlenmesi, yayın ilkelerine aykırılığın tespiti halinde düzenlenecek raporların, seçim dönemi içinde değerlendirilerek her haftanın perşembe günleri saat 00'ye kadar Kurulumuza sunulması istenilmiştir. Bir başka anlatımla, medya hizmet sağlayıcılarının seçim döneminde siyasi partiler ve adaylar hakkında eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerine aykırı olan yayınlarının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanı tarafından raporlanarak, Üst Kurulca değerlendirilmesini müteakip Kurulumuza sunulması gerekmektedir. Söz konusu kararda, Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna medya hizmet sağlayıcılarının Cumhurbaşkanının faaliyetleri ile ilgili yayınlarını izlemesi, raporlaması ve değerlendirmesi görevi verilmemiştir.Anayasanın maddesindeki düzenlemenin, Cumhurbaşkanının sorumsuzluk haline ilişkin maddesini de kapsayacağı şeklinde yorumlanması da mümkün değildir. Nitekim aynı konuda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent TEZCAN'ın başvurusu 29/03/2015 tarih ve 472 sayılı, Halkların Demokratik Partisinin iki ayrı başvurusu 05/05/2015 gün ve 799 ile 06/05/2015 tarihli ve 821 sayılı kararlarımızla oybirliği ile reddedilmiştir.Kurulumuzun 04/03/2015 tarihli, 2015/290 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının, seçimin başlangıç tarihi olan 10 Mart 2015 tarihinden oy verme gününün bitimine kadar yapacakları yayınlarda uymakla yükümlü oldukları yayın ilkelerinin belirlenmesine ilişkin kararında, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının siyasi partiler ve adaylar arasında fırsat eşitliği tanıması esası düzenlenmiş olup, söz konusu kararda Cumhurbaşkanının faaliyetlerinin denetlenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, yukarıda değinildiği üzere Anayasanın maddesindeki düzenleme nedeniyle Cumhurbaşkanının faaliyetlerine ait yayınların bu kapsamda değerlendirilmesi olanağı da bulunmamaktadır.” Başvurucu 27/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluklar, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” Anayasa’nın maddesi şöyledir:“Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dâhil, yargı mercilerine başvurulamaz.Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.” YSK’nın 23/2/2015 tarihli ve K.2015/236 sayılı kararı ile Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, propaganda döneminin başlangıç tarihinden bitimine kadar olan dönemde uyulması gereken usul ve esaslar belirlenmiştir. YSK’nın 4/3/2015 tarihli ve K.2015/290 sayılı kararı ile Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde 10/3/2015 olan başlangıç tarihinden seçimlerin bitimine kadar olan dönemde uyulması gereken basın ve yayın ilkeleri belirlenmiştir. 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 49 ila maddelerinde seçim propagandasına dair usul ve esaslar belirtilmiştir. 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un , ve maddelerinde, yayın ilkeleri ve seçim döneminde uyulması gereken yayın usul ve esaslarının YSK tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.