16. Hukuk Dairesi 2013/14109 E. , 2014/959 K. "" MAHKEMESİ : BOĞAZLIYAN KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2013 NUMARASI : 2012/34-2013/138 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında A.. K.. mahallesi çalışma alanında ve A..Ş.. adına tapuda…
**16. Hukuk Dairesi 2013/14109 E. , 2014/959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOĞAZLIYAN KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2013 NUMARASI : 2012/34-2013/138 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında A.. K.. mahallesi çalışma alanında ve A..Ş.. adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2115 parsel sayılı 15500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 161 ada 188 parsel numarasıyla ve 17526.14 metrekare olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın yüzölçümündeki artışın tescil harici bırakılan alandan kazanıldığını iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 161 ada 188 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın yüzölçümündeki artışın sınırların değişmesinden devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescil harici yerden kaynaklanmadığı ilk tesis kadastrosu sırasındaki alan hesaplama yönteminden kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşan şekli ile yenileme çalışması sonucu oluşan şeklin bariz farklılıklar arzetmesi, fen bilirkişi raporunun mahiyetinin çekişmeli taşınmazın edinme sebebi sütunundaki bilgilerin tekrarı niteliğinde olması gözetildiğinde ulaşılan sonuç dosya içeriğine, mevzuata uygun düşmemektedir. Teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi amacıyla ilk önce 23.06.1983 tarihli 2859 sayılı yasa uyarınca yenileme çalışmaları (yenileme kadastrosu) yapılmış, bu yasa ihtiyaca cevap vermeyince, 22.02.2005 tarih 5304 sayılı yasa ile getirilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre çalışmalar (uygulama kadastrosu) yapılmaya başlanmıştır. Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosu, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinin istisnası olmadığı gibi, mülkiyet ihtilaflarının idari işlemle ortadan kaldırılması gibi bir amaca da sahip değildir. Bu nedenlerle, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet ihtilafları gündeme getirilemez ve değerlendirmeye alınmaz. Kazanılmış hakların korunması ve mülkiyet hakkının zedelenmemesi için uygulama kadastrosunun amacına ve yöntemine uygun şekilde yapılması zorunludur.