6. Hukuk Dairesi 2013/12135 E. , 2014/4411 K. MAHKEMESİ : Tokat Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/05/2013 NUMARASI : 2012/487-2013/772 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hasılat kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafın…
**6. Hukuk Dairesi 2013/12135 E. , 2014/4411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tokat Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/05/2013 NUMARASI : 2012/487-2013/772 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hasılat kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların dava konusu taşınmazların maliki olduğunu, davalının taşınmazı 30 yıldır yarıcı olarak kullandığını ve semerelerinden faydalandığını, 2011 yılı Eylül ayı başında ürünlerini satarak taşınmazı boşalttığını, taşınmazın üzerinde şeftali, erik, kiraz, armut, elma, vişne ağaçları olduğunu, 2004 yılından bugüne kadar elde ettiği gelirlerden davacıların hisselerine düşen parasal miktarları ödemediğini, davacıların davalıya taşınmazı tahliye etmesi için ihtarname gönderdiğini ancak davalının taşınmazı ihtarnamedeki sürede tahliye etmediğini, davalının 2010/ 300 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtığını, daha sonra davadan vazgeçtiğini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 2004 ila 2011 yılları kira alacaklarının ayrı ayrı hesap yapılmak suretiyle davacıların yarıcılıktan hisselerine düşen parasal miktarın her bir yıl davacılara ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 10.000,00 TL 'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından sözlü kira sözleşmesi uyarınca yarıcı olarak kullandığını yaklaşık 15 yıl önce taşınmazda bulunan elma ağaçlarının kesilerek yerine şeftali ağaçlarının dikilmesi konusunda davacılardan Bülent ile anlaştıklarını, yeni dikilen ağaçların 3 yıl süre ile gelir getirmeyeceğini, 2 yıl süreyle de düşük gelir elde edileceğini,bu yıllardan sonra ise meyve ağaçlarının yeniden dikilmesi için gerekli masraflar düşüldükten sonra kalan bedelin taraflar arasında paylaşılacağını belirtilen dönmeler içinde kuraklık ve don olaylarının da yaşandığını tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin kar değil zarar ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında sözlü hasılat kirasının varlığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık 2004 ila 2011 yılları arasındaki kira bedellerinin ödenip ödenmediği hususundadır. Ancak dava dilekçesinde davacılar, tahsilini talep ettikleri kira Dönemlerine ait yıllık hasılat kira bedellerini ayrı ayrı ve açıkça belirtmeyerek 2004 ila 2011 dönemlerine ait kira bedellerinin mahkemece tespit edilerek şimdilik 10.000 ,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesi talep etmişlerdir. Alacak davaları eda davası niteliğinde olup talep konusu açık ve belirlenebilir olmalıdır.Bu durumda, mahkemece 2004 ila 2011 yıllarına ait talep edilen yıllık hasılat kira bedelleri davacılara ayrı ayrı açıklattırılarak davalıya ödeme olgusunu ispat etme imkanı tanınmalıdır. Davalı kira bedelini ödediğini yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Yazılı delillerle kanıtlama imkanının bulunmadığı hallerde yemin deliline dayanması durumunda davalıya yemin deliline dayanma hakkı mahkemece hatırlatılmalıdır. Somut olayımızda, davalı asil ödeme konusunda davacıya yemin teklif etmiş davacı yemin teklifini kabul ederek yemini eda etmişse de davalı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerekse delil listesi ile yemin deliline dayanmadığı görülmüştür.Mahkemece bu husus göz ardı edilerek davacının yemin eda etmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalının savunmaları doğrultusunda alınan ziraatçi bilirkişi raporu beklenmeden hüküm tesisi de doğru değildir. Öte yandan, davalı vekili süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmasına rağmen mahkemece bu konuda bir karar verilmesi gerekirken olumlu-olumsuz karar da verilmemiştir. Bu nedenle, açıklanan eksikler giderilmek sureti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelme ve yanlış değerlendirilme ile hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.