11. Hukuk Dairesi 2012/18486 E. , 2013/16347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2008/469-2012/768 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2012/18486 E. , 2013/16347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2008/469-2012/768 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, "Uzay Turizm" ibareli markanın 2002-32793 sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, bu marka ile hizmet verip otobüslerinin üzerinde kullandığını, davalı şirketin de ... Turizm" adıyla ve müvekkilinin markasına benzer işaretle faaliyet gösterdiğini, kullandığı tanıtım vasıtalarında ve otobüslerin üzerinde reklam ve yazılarda biçim, renk, tasarım ve yazı karakteri gibi genel kompozisyonlarda müvekkili markası ile benzerlik oluşturarak iltibasa yol açtığını, müşterilerin müvekkil firma sanarak davalının otobüsleri ile yolculuk ettiğini, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün önlenmesi ile men'ini, iltibas oluşturan yazı, tabelanın sökülmesini, kararın ilanını, 2.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, davacı ..." markasının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kurulduğu 1997 yılından beri ..." markası ile hizmet verdiğini, bu markanın 2003-29082 sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, taraf markalarının benzemediği gibi kullanımlarının da farklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının 1999 yılında müvekkiline çektiği ihtarda davalı müvekkilinin ünvanının ..." olduğunu kabullendiğini, aradan 9 yıl geçtikten sonra bu davayı açmasının kötüniyetini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının kullanımında "Uzay" ve ..." unsurlarının ön planda olduğu, yazı karakteri, yazı puntosunun, üçgen çentiklerin kullanımının iltibas oluşturduğu, hüsnüniyet kaidelerine uymadığı, ortalama bir müşterinin her iki markayı ayırt etmede zorlanabileceği, 556 sayılı KHK'nın 42/1-b maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkının doğduğu gerekçesiyle davalının davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün durdurulmasına, davalı şirkete ait tabelaların, reklam vasıtaların ve otobüsler üzerindeki tecavüz içeren yazıların sökülmesine, 2.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın ilanına, davalı adına tescilli 2003/29082 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı marka hakkına tecavüzün men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, davaya 556 sayılı KHK'nin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davadan önce, 556 sayılı KHK’nin, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Bu durumda, davadan önce yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, Fatsa’nın bağlı olduğu Adli Yargı Adalet Komisyonunun merkezi olan Ünye'de kurulu bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin sayısına göre, görevli mahkemenin belirlenerek, buna göre, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.